• Ne güzel demiş Mevlana hazretleri...
    "Rabbine dönüp 'benim büyük bir derdim var' deme. Derdine dönüp, 'benim büyük bir Rabbim var.' de!"
    *
  • Dilini terbiye etmeden önce yüreğini terbiye et...
    Çünkü söz yürekten gelir, dilden çıkar.

    Mevlâna Celalledin-i Rumi Hazretleri
  • Aynı îmanladır ki, Hallac-ı Mansur teessür duymadan darağacında can vermişti.

    Aynı îmanladır ki, Feridüddin-i Attar hazretleri kendisini köle olarak satmak isteyen Moğol askerini kızdırmış, bile bile ölümü göze almıştı.

    Aynı îmanladır ki, Seyyid Nesîmî şikâyet etmeden derisini yüzdürmüştü.

    Yine aynı îmanladır ki, Eflâtun’un hocası Sokrates de baldıran zehrini gülerek içmiş ve ölümün kucağına üzüntü duymadan atılmıştı.
  • Son sayfasını okuyup, kitabı kapattığımda: 'Bu kitabı okumak ve bu kitabı sonuna kadar bitirmek, her insana nasip olmaz. Şükürler olsun.' demiştim. Yenilemek isterim.
    Önce okuyacak dostlara; daha sonra okumuş veyahut yarım bırakmış dostlara birkaç nacizane tavsiyem olacak.
    Mesnev-i Şerif'i başka bir kaynaktan okumadan, ilk bu yayınevini ve sadeleştiren Sevgili Amil Çelebioğlu' nu tercih etmenizi öneririm. Bu güzel eseri, anlamını yitirmeden ama en anlaşılır şekilde bizlere aktardığı için, kendisine teşekkürü borç bilirim. Değiştirmeden, anlamını kaybettirmeden, manevi hazzı yakalamamızda ki payı büyüktür. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Hazretleri'ne ait Mesnev-i Şerif ya da Mesnevi-yi Manevi, genellikle ciltli olarak okuyucuya sunulmuştur. Bu kitapta 6 cildi bir arada bulabilirsiniz. Biliniz ki, 1.ciltte okuduğunuz bir beyitin veya olayın devamı ile, başka bir ciltte karşılaşabilirsiniz. Bu yüzdendir ki, çoğunlukla bir beyiti okuduğunuzda anlamına erişmek kolay olmayacaktır. Bu da işin 'sır'rıdır. Sizler de bizlerin ve birçok kişinin yaptığı gibi eseri belki de baştan sona birkaç kez okumak isteyecek, sırrına erişmek isteyeceksiniz. Veya yine birçok kişi gibi yarım bırakacaksınız. Süleyman Nahifi'nin ve Mesnevi'nin önsözünün tercümesini detaylıca incelemeli ve idrak etmelisiniz. Kitabı okuyacak kişiler ve sırrına erişebilecek kişiler için oldukça güzel vurgulamalarla karşılaşacaksınız. Ve başladığınızda;
    her beyitinde belki de durup saatlerce düşüneceksiniz. Kendinizi bulacaksınız. Bir daha okuyup, bir daha düşüneceksiniz. Bu öylesine güzel bir his ki; yaşadığımız ve hissettiğimiz, insana ve yaradanına mahsus ne varsa bir bir gün yüzüne çıkar. Sıkıntılarda, dertlerde, çıkmazlarda, derinlerde iken size uzatılan en güzel yardımdır. Yeter ki hissedelim, anlayabilelim. Anlamak için çokca ilim gereklidir. Bundandır yine ilmimizin zayıflığından defalarca okumamız, anlayamamış olmamız. Anlayamamak, kitabı kenara bırakmanıza sebebiyet vermesin. Her beyitin anlaşılmak için yaşanmışlığa ve de ilme ihtiyacı vardır.
    Okumuş dostlara da tavsiyem, burada okuduklarını hikaye gibi anlatmalarını doğru bulmadığımdır. Sırra erişmiş olmak, onu saklı tutmayı gerektirir. Dillendikçe, anlamı zayıflatır ve olağanlaştırırsınız.
    Bu manevi ilmi bir gün kavrayabilmek, yaşantımızın her alanına değinmesini sağlayabilmek umuduyla, sevgilerle..
  • ''Her zerresinde bir sağlık duy bedeninin,insan oğlu;her hücresinde bir inilti işit!...Bir şehirsin çünkü sen,büyük ve derin...Yok yok!...Bir değil,belki binlerce şehirsin hem!...Ölümsüz ve doğumsuz,uçsuz ve bucaksız bir deryasın...Sayısız balıklar bulunur her deryada...Neden reddetmedesin sendeki erdemleri?Ve niye inkarcı başını kaşıyarak geçmede günler?!.Ey insan!Ne diye dönüp durmadasın şu dünya denen mumun çevresinde şimdi;pervane misin?Öyleyse yak kanatlarını muma,yak ve arın.Çünkü bir nursun sen,nurdansın.Hani Tanrı'nın nurundan...Ateşten değil...Hani şeytanın ateşinden...Uyan ey insan,her şey 'ben'den doğdu hep;benlikten doğdu...Öyleyse hep benden olsun feryadın,bütün şikayetin hep benden...Çünkü ölüm var.Herkese kendi rengindedir ölüm...İyi de görünür bir aynada,kötü de!...Aynada güzeldir güzelse yüz,çirkin yüz de çirkin elbet!Ölümden korkup kaçıyorsan eğer,kendi çirkinliğindir seni kaçıran...Ölümün yüzü değil çünkü çirkin olan,belki kendi yüzündür de aynaya yansımıştır.İyinin de sende büyümüştür fidanı çünkü,kötününde.Kendi elinle kazandığındır güzel de,hem çirkin de...Her doğan ölür elbet!...Çırak ne olmuşsa yerin altında,usta da o olmuştur...Yalnız kalmak istemiyorsan gideceğin yerde eğer;iyilikten,güzellikten,doğruluktan evlatlar,dostlar,yoldaşlar edin kendine şimdiden...Geçip gitmede ömür...Umutlar hep yarın,yarın,yarın...!Tükenen zamanı dolduruyor hep kuru kavgalar,boş didişmeler,faydasız gürültüler...Aklını başına al kardeş!Günü bugün say;ölüm
    iki kaşla göz arasında;ölüm iki dudakla söz arasındadır...''
    İskender Pala
    Sayfa 164
  • • Bu dünyada hiçbir kimse yoktur ki, bir dertten kaçsın da; "Kurtuldum!" derken daha beterine uğramasın...
    Mevlana Celalettin-î Rumi Hazretleri