enes, bir alıntı ekledi.
04 Nis 17:38 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Hadisler i değersizlestirmeye kalkmak
Din düşmanlarının bir kurnazlığı da hadisi şerifler in bazıları hadis değil birileri hadis diye uydurmuş demeleri okuduklarına duyduklarına bakalım bu sahih mi hadis mi mevzu mi diye itiraz etmeleridir çok titiz bir konu neden böyle söylüyorlar hadisler in değerini bitirmek için uyanık olalım muhaddisler hangi hadis sahih hangisi mevzu bizler e aktarmislardir

Sünnet Olmadan Ümmet Olmaz, Mahmud Esad Coşan (Sayfa 127)Sünnet Olmadan Ümmet Olmaz, Mahmud Esad Coşan (Sayfa 127)
Slh TRHL, Büyük Hadis Külliyatı'ı inceledi.
17 Şub 14:56 · Puan vermedi

Es-Selam Değerli dostlar;
Daha önce 2 kez okumuş olduğum 7 ciltlik Hadis Külliyatının 1.cildini bitirdim.
İlahiyat Fakültesinde iken seçmeli dersleri genellikle 3 ders üzerinden seçerdim,
Tefsir, Hadis ve Kelam…Şu an Konyada okuyanlar bilirdir Fıkıhı Orhan Çekerin yüzünden hiç ama hiç seçmedim:))) Hatta fıkıh dersimize geldiğinde maalesef Feraiz sınavını bir arkadaşımızla kopya çekerek geçtik diyebiliriz:)
Bu sebeble öğrencilerim her daim
–Hocam! kopya çekmek günah mı diye sorduklarında,
-Çocuklar ben çektim bu yüzden bana sormayın diye takılmışımdır:))
Hadis Dersleri bağlamında hocalarım hep şu demişlerdir;
Hangi hadis kitabını okursanız okuyun Rüdani’nin Külliyatını okumadan hadis okudum demeyin…!
Eserde ondört kitap mevcuttur;
Sahihayn ( Buhari-Müslim )
Tirmizi
Nesai
İbn Mace
Ebu davud
İmam Malik
Ahmet Bin Hanbel
Ebu Ya’la
Darimi
El-Bezzar
Ve Taberanin 3 eseri olan Mu’cemleri.
Eserde sahih hadisler bol olmakla birlikte aralarında uydurma hadislerinde bulunduğu Mevzu sözler de vardır.
Önce hadisin senedi ( Hadisi nakledenlerin isimleri );
Sonra da metini ( hadisin anlatılmak istenen sözü) verilip
Dipnotunda kaynak verilmiştir.
Bu noktada isterseniz şöyle bir örnek verelim;
YANLIŞ KAYNAK ÖRNEĞİ:
İman yetmiş küsür derecedir.
Hadisi Şerif
DOĞRU KAYNAK ÖRNEĞİ:
İman yetmiş derecedir.
Buhari,İman-3 Müslim,İman-57
Bu sebeple nerde karşıma bir ayet veya hadis çıksın öncelikle kaynağına bakarım ve yanlış anlaşılmasın kontrol ederim:)
Bu islam ilimlerinde prensiptir.Özellikle Ahkam ile ilgili hükümlerde asla delilsiz mesnetsiz konuşulmaz.
Ve şu sözü şiar edinelim derim;
‘’Usul olmadan esas olmaz…’’
Akaid,Tefsir veya Hadis ilmi ile ilgili mutlaka usul ilmini bilmemiz gerekir.
Eserde dipnotlarda yazıyor,
Bu hadis sahihtir,mürselddir,hasendir…
Bunları bilmeden asla o hadis ile ilgili hükme varamayız.
Bu sebeple kısaca bu esere dair mini bir hadis usulü hazırladım;
HADİS USULÜ
Sahih hadis: Adalet ve zabt sıfatlarını haiz ravilerin, muttasıl senedle rivayet ettikleri şaz ve muallel olmayan hadislerdir.
Hükmü: Fukahanın meşhur görüşü ve muhaddislerin icmasıyla sahih hadisle amel edilmesi vaciptir, şer’i delillerden bir delildir, hiçbir Müslüman’a terki caiz değildir.
Hasen Hadis: Adalet şartını haiz olmakla birlikte zabt yönünden sahih hadis ravileri derecesine çıkamayan ravinin muttasıl bir senedle şaz ve illetli olmayan rivayetidir.
Hükmü: Derece bakımından sahih hadisten düşük olmakla birlikte, kendisiyle delil getirmek hususunda sahih gibidir.
Merdud Hadis: Sıhhat şartlarına haiz olmadığından amel edilemeyecek nitelikteki zayıf haber.
Mürsel Hadis: İsnadından sahabi ravisi düşmüş olan hadistir. Yani tabiinden olan bir ravinin hadisi işitmiş olduğu sahabiyi atlayarak direk Hz. Peygamber’den rivayet ettiği hadise mürsel denilir.
Munkatı Hadis: Senedin ortasından bir ravinin düştüğü hadislere denilir.
Mevzu Hadis: Çeşitli sebeplerle Hz. Peygamber’in ismine izafeten hadis diye uydurulmuş sözlere denir. Uydurma olduğunu açıklama düşüncesi haricinde rivayet edilmesi dahi haramdır. Hadis diye isimlendirilmesi teknik açıdandır.
İslam ümmetini önceki ümmetlerden ayıran en önemli özelliklerinden bir tanesi, kendilerine gönderilen kitapla birlikte bu kitabın ilk elden yorumu olan Hz. Peygamber'in yaşantısını da sahih biçimde muhafaza etmeyi başarmış olmasıdır. Hz. Peygamber’in öncelikli görevi elbette ki yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’i muhataplarına ulaştırmaktır. (Tebliğ)
Fakat Hz. Peygamber’in dini hayattaki rolü bundan çok daha fazladır. Hz. Peygamber’in dini yaşama biçimi olan sünnet, İslam tarihi boyunca, âlimler tarafından dinin en önemli iki kaynağından biri olarak değerlendirilmiş ve Kur'ân-ı Kerim'de anlaşılamayan bir âyetle karşılaşılması durumunda ilk olarak Hz. Peygamber'in bu konuda bir açıklamasının olup olmadığı araştırılmış, yani Kur'ân'ın ilk müfessiri olarak sünnete yer verilmiştir. (Tebyin)
Sünnetin Kur'ân-ı Kerim'i açıklamak dışındaki ikinci vazifesi ise Kur’an’da yer almayan emir ve yasakları doğrudan belirlemesidir. Sünnet, İslam âlimlerinin büyük çoğunluğu tarafından, dini hüküm vaz’ edebilme salahiyeti açısından Kur'ân gibi müstakil bir delil kabul edilmiştir. (Teşri’)
Aslında sadece bu gerçek bile Sünnet'in dindeki yerini açıklamaya yetmektedir. Eğer Sünnetin dinde değer ifade eden bir yeri olmasa ve din sadece Kur'ân-ı Kerim'den ibaret bulunsaydı, İslam dini son derece kısır, çok dar bir alanı kapsayan, hayatın her alanına hitap etmekten uzak ve kısa zaman içinde yok olmaya mahkûm biçimde ortaya çıkmış olurdu. Oysa dine, hayatın her alanına hitap etme salahiyetini ve iddiasını kazandıran husus, bizzat bu hayatın içinde yer alan, her türlü problemle yüzleşen ve onlara çözüm üreten Hz. Peygamber'in tüm yaşamının bir hülasası olan Sünnettir
HULASA;
Detaylı bir şekilde hadis okumaları yapmak istiyorum diyenlere şiddetle tavsiye ediyorum:)
Ayrıca bu hadis külliyatın dışında da iki kitap tavsiye etmek istiyorum;

MUSANNEF Yazarı: İbn Şeybe
HADİSLERLE İLİM VE HİKMET Yazarı Recep El Hanbeli

Keyifli okumalar…

Mihemedê NOJDAR, bir alıntı ekledi.
09 Şub 10:05 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bilgiyi arama yolculuğu (Rihle) önemli bir mevzu olduğuna İslam tarihi boyunca rastlarız. Ünlü bir hadis inananlara şunu emreder: ''İlim Çin'de dahi olsa gidip alınız.''
Martin Van Bruinessen

Kürt Tarihi Dergisi Sayı 30, Kolektif (Sayfa 11)Kürt Tarihi Dergisi Sayı 30, Kolektif (Sayfa 11)
Kübra Ay, bir alıntı ekledi.
06 Şub 22:58 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Mevzu hadislere farklı bir bakış açısı
Hadis uydurma girişimleri bir anlamda hadisin İslam toplumundaki yaptırım gücü ve dindeki yerinin itirafı demektir. Zira kıymetli şeylerin sahtesi yapılır.

Hadis Usulü, İsmail Lütfi Çakan (Sayfa 133 - ifav yayınları)Hadis Usulü, İsmail Lütfi Çakan (Sayfa 133 - ifav yayınları)
'Dilhûn', bir alıntı ekledi.
18 Oca 22:25 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Dipnota dikkat!
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Adem hatayı işleyince şöyle dedi:
"Ey Rabbim, Senden Muhammed'in hakkı için dilerim ki, beni bağışlayasın."
Allahu Teala buyurdu ki: "Ben Muhammed'i yaratmamış olduğum halde Sen onu nereden bildin?"
Adem şöyle dedi: "Ey Rabbim, Sen beni elinle yaratıp, ruhundan bana üfürdüğünde ben başımı kaldırdım ve Arş'in ayakları üzerinde şöyle yazılı olduğunu gördüm. -La ilahe illallah, Muhammedü'r Rasulullah.- Bende anladım ki, Senin isminin yanına yazdığın kimse mahlukat arasında en sevdiğin kimsedir."

Bunun üzerine Allah şöyle buyurdu: "Doğru söyledin ey Adem. O, mahlukat arasında en çok sevdiğim kimsedir. Madem sen onun hakkı ile Benden istedin, Ben de seni bağışladım. Eğer Muhammed olmasaydı, seni yaratmazdım."

Beyhaki dedi ki: Bunu bu yoldan sadece Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem rivayet ett. O da zayıftır. Allah en iyisini bilendir.

el-Müstedrek: 2/672. Bu hadis zayıftır. Bazı alimler bunun mevzu/uyduruk olduğunu söylemişlerdir.

Peygamberler Tarihi, İbn Kesir (Sayfa 141)Peygamberler Tarihi, İbn Kesir (Sayfa 141)
Slh TRHL, bir alıntı ekledi.
18 Oca 16:03 · 7/10 puan

''İlim Çin de bile olsa alınız.''
Beyhaki ve Taberani, zayıf senedlerle nakletmiş olup zayıf (Mevzu ) bir sözdür.

Kitabu'l Mevzuat,I,154

Güncel Hadis Yorum ve Tartışmaları, Yavuz Köktaş (Sayfa 191 - RAĞBET)Güncel Hadis Yorum ve Tartışmaları, Yavuz Köktaş (Sayfa 191 - RAĞBET)
Ramazan YILMAZ, bir alıntı ekledi.
16 Oca 20:13 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Mevzu Hadisler Neden Uyduruldu?
Sayın hakim binlerce hadisin uydurulduğu olayına çok önem vermiş ve araştırmacıların bu konuya dikkat etmeleri üzerinde durmuştur. Ancak biz araştırmacıların bu binlerce hadisin o zamanlarda neden üretildiğine dikkat etmelerini rica edeceğiz. Bunların uydurulmasının nedeni elbette ki Resulullah'ın söz ve hareketlerinin Hüccet olması ve yalancıların bazı yanlış söz ve hareketleri ona ait göstermek suretiyle kendilerine çıkar ve yarar sağlamak istemeleriydi. şayet bunlar hüccet olmasaydı ve bir kişinin kendi davası lehine bir hadis gösterip göstermemesi aynı derece yararsız olsaydı o kişi yalan yanlış bir şey üretme zahmetine neden katlanırdı? Dünyada bir kalpazan ancak Çarşıda pazarda tedavülde olan ve kabul edilen parayı imal eder. Hiçbir değeri ve geçerliliği olmayan bir parayı hangi Aptal imal edebilir?

Sünnetin Anayasal Niteliği, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 311 - ÇIRA)Sünnetin Anayasal Niteliği, Ebu'l A'lâ el-Mevdudi (Sayfa 311 - ÇIRA)

Her şeyin müsebbibi olarak modernleşmeyi görmek maksadıyla değil, aklın tekelleşmesini mazeret olarak sunmak ihtiyacıyla hiç değil, fakat bir zaman önce de yazdığım gibi duyguların bile rasyonalize edilmesiyle peyda olan tahribatın kendisine değinmeden geçmek olmazdı. Bacon'u okurken, onun en yüce ilkeler ile empirik olgular arasında bile nihayetinde genel geçer olan, mantıksal bağlar kurma sevdasını görüyoruz. Görüyoruz da, mevzu olana tinsel konuları dahil edince işin içinden çıkmakla kirpikleri söküp kör kalmamayı beklemek arasında hiçbir fark olmuyor. Her ikisi de imkânsız. Hatta, Kant'ın mantık alanıyla zorunluluğu ilişkisel kıldığı metinleri okuyunca iş iyice çetrefilli oluyor. Eğer mantık alanı zorunluysa, mantıksal önermeler alanında özgürlüğe pek de cevaz verilmiyorsa, üstüne bir de Bacon'un soyut olanla somut olanı -hatta soyutlar arasında bile- teklileştirmeyi vazeden duruşunu onaylıyorsak, eşitsizlikler ve eşitlilikler arasındaki sonucun eşitlik olduğuna nasıl inanacağız?

Toparlarsam, cebirsel mantığın her şeyi tek sonuca, gözlemlenebilir ve sınanabilir olana bağlama arzusu birçok şeyi doğrudan yanılsama görmemize dair gayet diktatöryel bir tutumu karşılar demeye çalışıyorum. Bu da iki farklı realiteyi buluşturmayı imkânsız kılıyor diyorum: Gri olan yoktur, ya beyaz ya da siyahtır mantığında, gri olana dair bütün ontolojik, metafizik deliller yok olmaya mahkum kalıyor. Sanırım mazeret olarak sunmasam da bilimselliğin kısmen totaliter olduğunu söylemek gerekir. Ha, bu arada bu totaliterizmde öznenin vaziyeti de muamma. Hatta nefsin ve Tanrıların vaziyeti bile...

Ne var ki bütün bunlar olurken aklımın ucundan geçen bir hadisi kıskıvrak yakalayıp labirentten kurtulma bileti ilan ediyorum. Sahih olduğu tartışılsa bile aynı anda soyut ve somutu birleştiren, trajedi ile umudu buluşturan bir hadis: "Kendini bilen, Rabbini bilir."

Mutlak sonsuz olan ile mutlak sonlu olan arasındaki bütün mesafeleri kaldıran bir hadis. Sanırım öznenin uyanışı için hâlâ umut var.

Yogumiyeci, bir alıntı ekledi.
18 Eyl 2017 · Kitabı okuyor

Laikliğin Tezahür Biçimleri
Türk laikliği, dini otorite makamlarını ve ulema-şeyhler başta olmak üzere temsilci/otorite kişileri ve kurumları hedef aldığı kadar, belki onlardan daha fazla doğrudan doğruya din ve kaynak anlayışını (Kur'an ve sünnet tasavvurunu, klasik kaynakların değerini) farklılaştırmayı, halk Müslümanlığını, yani anlaşılan, içselleştirilen ve yaşanan, bu yüzden derin kökleri ve yaygınlığı olan -belki yeteri kadar bilinmeyen ve doğru anlaşılmayan- Müslümanlığı, maneviyatı, mukaddesatı, başka bir deyişle dinin kişilik oluşturan esaslarını ve tezahürlerini hedef almış ve ''anlamadan okumak, mevzu hadis, hurafe, batıl inanç, esli kültürlerden İslama dahil olan unsurlar, israiliyat, gayrımedenilik, çağdışılık'' edebiyatı üzerinden onu bastırmak ve dönüştürmek istemiştir.

Cumhuriyet Türkiyesi'nde Bir Mesele Olarak İslam 2, İsmail Kara (Sayfa 61)Cumhuriyet Türkiyesi'nde Bir Mesele Olarak İslam 2, İsmail Kara (Sayfa 61)

Arefe Günü
Bugünler de çok rastladığım ve ‘mevzu hadis’* olduğunu düşündüğüm bir söz var:
“Kim arefe günü oruç tutarsa 2 yıllık sevap kazanır. Kim bunu bir kişiye hatırlatırsa 80 yıllık sevap kazanır.”
https://twitter.com/...s/902521257798897665

Sözün ilk kısmıyla ilgili benzer bir hadis olsa da: “... Arefe günü tutulan orucun bir sene önce ve bir sonraki günahlara kefaret olacağını Allah’tan ümit ediyorum. Aşure günü orucunun da bir sene önceki günahlara kefaret olacağını Allah’tan ümit ediyorum.”(Müslim, Sıyam, 196).

İkinci kısmıyla ilgili bildiğim, duyduğum veya bulabildiğim bir kaynak yok.
Bu tarz paylaşımlar bilerek yada bilmeyerek de olsa yayılmasına fırsat vermemek gerekir. Böyle uydurmalar ile ilgili Peygamber Efendimiz (sas):
“Kim bilerek bana yalan isnat ederse cehennemdeki yerine hazırlansın.” buyurmuşlardır.

https://sorularlaislamiyet.com/...disinden-kasit-nedir

* hadis diye dolaşan uydurma söz.