Ölümün sekülerleşmesi hayatın merkezine Tanrı'yı değil, insanı koymakla başlıyor. Referans noktası artık Tanrı değil insandır ve ölüm öte alemde kişinin yeniden doğuşu, yepyeni bir hayata başlaması değil sadece hayatın bitişidir.
Mutluluk kendimizi tatmin etmekten ibaret olamaz. Benden bir başkasına giden yolu yürümeden, benden Allah'a uzanan yolları fark edemeden, insan olmanın içimde sızlayan yarasını bilmeden nasıl mutlu olabilirim.
Hayatı kullanma kılavuzlarından öğrenmek istiyoruz. Kişisel gelişim kitaplarıyla adam oluruz sanıyoruz, birkaç slogan paylaşmakla sosyal ağ duvarlarından, hayatın künhüne vâkıf olduğumuza inanıyoruz.
Tanrı sessiz değildir. O bizimle mütemadiyen konuşur. Sadece biz nadiren duyarız. Kalbini yukarı kaldır da bak. Kalbin gözü var da kulakları yok mu sanıyorsun?