Muhammet Önal

Muhammet Önal
Her bir dakikamın elli dokuz saniyesi..
Hayat, bir ünlemle bir soru arasındaki tereddüttür. Şüphenin içinde bir son nokta vardır.
İnsan ve Duygular
Reklam
Tabi Cioran’ı tanımadın
Sıkıntıyı, hiç başına gelmemiş olanların bile anlayabileceği bir dille tarif eden henüz çıkmadı.
İnsan ve Duygular
Yaşadıysam da, bunun farkıa varmayı unutmuşum.
Hayatımın bir anında bayılmışım. Kendime geldiğimde, ne olduğumu hatırlamıyorum, bir vakitler sahip olduğum benliğin anısı ise, kopukluktan dolayı bozulmuş. Hayal meyal, bilmediğim bir zaman dilimi dönüp duruyor kafamda, belleğimin bir parçası öbür parçayı bulmak için boş yere çırpınıyor. Kendi kendimle tekrar bağ kuramıyorum bir türlü. Yaşadıysam da, bunun farkıa varmayı unutmuşum.
İnsan ve Duygular
Tepeden tırnağa belirsiz bir özlemim – ne geçmişe, ne geleceğe duyulan: Ben şimdiki zamanın bir özlemiyim, isimsiz, fazlasıyla uzamış, anlaşılamamış.
Edebiyat
hayatın balkonundayım, ama tam olarak bu hayatın değil
Şu an, uzak bir şey var bende. Evet, hayatın balkonundayım, ama tam olarak bu hayatın değil. Onun üzerindeyim, durduğum yerden onu seyrediyorum. Hayat karşımda uzanıyor, bayırları, teraslarıyla, vadideki köylerin ak evlerinden yükselen dumanlara doğru alçalan zengin bir manzaraya benziyor.
İnsan ve Duygular
Reklam