Her canlı varlık yaşar, çünkü değişir; değişir çünkü gelir geçer; ve gelip geçtiği içindir ki, ölür. Her canlı varlık durmaksızın başka şeye dönüşür ve sürekli reddeder kendini, hayattan saklanır.
Hayat bir fasıladır yani, bir bağ, bir ilişki, ama geçmiş olanla geçecek olan arasında bir ilişki, Ölüm ile Ölüm arasında ölü bir fasıla.
Ölümle yaşarız, çünkü bugün canlıysak, bu sadece dün için ölmüş olduğumuzdandır. Beklediğimiz ölümdür, yarına bizi inandıran, bugünkü bizin öleceğinden emin olmamızdır. Düş görürken Ölüm sayesinde yaşarız, çünkü düş görmek hayatın inkârıdır. Ölümle ölürüz yaşarken, çünkü yaşamak sonsuzluğun inkârıdır! Ölüm yol gösterir, ölüm bizi arar, ölüm yanımızdadır. Yalnız ölümdür bize ait olan, bütün arzuladıklarımız ölümdür, arzulayabilsek dediğimiz her şey ölümdür.
“Ocağında," dedi bana, "ateş yok: Öyleyse ocağı ne yapacaksın? Evinde," dedi, "ekmek yok: Masan olmuş, ne yazar? Hayatında," dedi, "dost nedir bilmedin: Yaşamanın nesinden keyif alırsın ki bu halde?"
Ocağında kül olacaksam, adıma toz deseler ne çıkar? Odanın penceresiysem eğer, boşluk olsam ne yazar? Su saatinde saat isem geçsem ne olur, değil mi ki sana ait olduğum sürece duracağım, ölsem ne olur, sana ait oldukça ölmeyeceğim madem; seni kaybetsem ne olur, seni kaybettikçe bulacaksam eğer?