Etrafımızdaki hapishane duvarını yıkıp özgürlüğe koştuğumuzda aslında daha büyük bir hapishanenin geniş bahçesine doğru koşuyoruz.. #sapiens #yuvalnoahhararı
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Cezaevi denetimine Adalet Bakanlığı'ndan bir müfettiş gelir. Birkaç gün denetim yaptıktan sonra müdüre:
Nazım da buradaymış, çağır da görelim nasıl biridir?
Nazım'ı odaya getirirler. Müdür koltuğuna iyice kurulan müfettiş Nazım'ı tepeden tırnağa süzer ve:
Demek Nâzım sizsiniz, der.
Nazım'a oturması için yer göstermez. Kısa bir konuşma sonrası, gidebilirsiniz der.
Nâzım tam Kapıdan çıkarken durur ve müfettişe:
Ömer Hayyam adını duydunuz mu? diye sorar. Müfettiş hemen atılır:
Kim duymaz Hayyam'
Nâzım:
Hayyam zamanında İran Hükümdarı kimdi?
Müfettiş şaşırır. Nâzım konuşmasını sürdürür, görüyorsunuz sanatçıyı anımsadınız ama hükümdarı anımsamadınız.
Yıllar sonra beni dünya anımsayacak ama dönemin Adalet bakanı'nı ve sizi kimse anımsamayacak, der çıkar.
Müfettiş yaptığı yanlışı anlar, Nâzım'ı geri çağırır ama Nâzım koğuşunun yolunu tutmuştur.
Sahi, o dönemin adalet bakanı kimdi?