Kökçüoğlu'nun dik yokuşunu tırmanırken, Kömürcü'nün kızı geliyor, dediklerinde, üniformanı giymezden önce de kızları esmerliğinle yaktığını o vakit anladım. Ayrıca bir sır vereyim, sana âşık olmuş bütün kadınları, annemden önce ben gözlerinden tanıdım.
Senin işine son verdiğim gün yirmi yaşındaydım sense kırk iki. O gün, tanrılıktan kovulduğunda yani... ne hissettin bilmiyorum ama, bana saygınlığın o görkemli kıvancını ilk sen yaşattın. O gün sözümü kesmediğin için teşekkürler baba...
Güneş Hanım'ın zerre umurunda olmasa da onu baştan çıkarmaya çalışan çaresiz, ufak bir Ay Bey gibiydi. Ay'ı neden bir adam, Güneş'i ise sevimsiz, kısa bir adamdan albenisini sakınmaya çalışan bir tür Valkyrie olarak düşündüğümü merak ediyor olabilirsiniz. Belki de böyle düşünmekten delirdik.