• Gil: Romanımı okumanı ve senden fikrini duymayı isterim.

    Ernest Hemingway: Hiç beğenmedim.

    Gil: Daha okumadın bile.

    Ernest Hemingway: Kötüyse beğenmeyeceğim. İyiyse kıskanacağım ve daha çok nefret edeceğim. Başka bir yazarın fikrini duymak istemezsin.

    Midnight in Paris / Paris’te Gece Yarısı 🎬
  • Malum süreçte evde hayatı güzelleştirmek için iyi kitap ve filmler en güzel seçenekler arasında, ben de yakın zamanda tavsiye üzerine izleyip sevdiğim bir filmi önermek istedim.

    *Woody Allen "Paris'te Gece Yarısı"

    Paris’te Gece Yarısı "Midnight in Paris"
    2011 yapımı romantik komedi-fantazi filmi.
    64. Cannes Film Festivali'nin açılış filmi olan Woody Allen yönetmenliğindeki Paris'te Gece Yarısı'nın başrollerini Owen Wilson ve Rachel McAdams, paylaşırken Gil'in "Owen Wilson" edebiyat dünyasında karşılaştığı yıldızları
    Alison Pill " Zelda Fitzgerald", Tom Hiddleston " F. Scott Fitzgerald", Corey Stoll "Ernest Hemingway", Marion Cotillard " Adriana", Adrien Brody " Salvador Dalí", David Lowe "T. S. Eliot", gibi başarılı bir oyuncu kadrosu canlandırıyor.
    Edebiyat ve sanatseverlerin, Woody Allen tarzı nükteli yaklaşımla geçmişte yolculuğunda Scott Fitzgerald ve büyük aşkı Zelda, Ernest Hemingway, Salvador Dali gibi büyük isimlere rastlayarak Altın Çağı'n geçmiş mi içinde bulunduğun zaman mı olduğunu anlayıp irdelemelerini sağlayacaktır.
    Filmin başında yer alan turistlik belgesel edasıyla Paris görüntüleri "Champs Elysees, Eyfel, Louvre, Notre Dame, Zafer Anıtı" gibi bölgelerin, ışıl ışıl, çekici, sanatsal halleri ile yansıtılıyor ve Monet'in Nilüferler tablosun çizildiği yer ile başlayan film Paris'te gece yarısı yağmur altında yürüyüşleriyle bitiyor.


    *Woody Allen
    (1935 Brooklyn, New York) Amerikalı film yönetmeni, senaryo yazarı, oyuncu, stand-up sanatçısı, oyun yazarı, öykücü ve müzisyendir. Genellikle kendi yazdığı, yönettiği ve oynadığı film projelerinde yer alır.
    Asıl adı Allen Stewart Konigsberg'dir. Çoğunlukla kendi yaşamına dayanan ve orta sınıflı kentli güldürü biçimindeki yapıtlarıyla dünya çapında ün kazanmıştır. Filmlerinde ciddî olanla saçma ve anlamsız olanı başarıyla harmanlayarak trajikomik bir biçimde işlemiş ve kendine özgü nükteli bir tarz oluşturmuştur.
    Woody Allen sınaması çoğunlukla durmadan konuşan, garip huyları ve korkuları olan, kadınlarla başı dertten kurtulmayan, zayıf yanları ile barışık, her daim depresif bir adamı anlatır.
    Woody Allen şehir insanı özelliğini filmlerine yansıtır; kalabalığına, gürültüsüne, çöpüne, güvensizliğine rağmen bir şehir bağımlısıdır. Vicky Cristina Barcelona, Roma’ya Sevgilerle, Paris'te Gece Yarısı gibi filmlerinde şehir fon olmaktan çıkar ve başrole dönüşür. Seyircide kameranın dolaştığı sokaklarda dolaşma, yağmurunda ıslanma, havasını içine çekme istediği uyandırır. Sinema ve turizmi aynı potada eritmeyi başaran nadir yönetmenlerden biridir.


    *Başlıca yapıtları:
    "Play It Again, Sam" (Bir Daha Çal Sam, 1969),
    "Bananas" (Zorla Kahraman, 1971),
    "Sleeper" (200 Yıl Sonra, 1973),
    "Love and Death" (Aşk ve Ölüm, 1975),
    "Annie Hall" (1977, En İyi Yönetmen, En İyi Film Oscar'ları),
    "Manhattan" (1979), "Broadway Danny Rose" (1984),
    "The Purple Rose of Cairo" (Kahire'nin Mor Gülü, 1985),
    "Hannah and Her Sisters" (Hannah ve Kız Kardeşleri, 1986),
    "Radio Days" (Radyo Günleri, 1987),
    "Another Woman" (Bir Başka Kadın, 1988),
    "Everyone Says I Love You" (Herkes Seni Seviyorum Der", 1997),
    "Deconstructing Harry" (Yaramaz Harry, 1997),
    Midnight in Paris ( Paris'te Gece Yarısı, 2011, En iyi Özgün Senaryo Oscar'ı ).
  • Bence gerçek aşk, ölüm ile bir ateşkes yaratır.
  • Kitaptan uyarlama olmadığı halde, izlediğinizde kitap okuyormuş hissi uyandıran, güçlü replikleriyle dikkat çeken ve bize gerçek manada kazanımlar yaptığını düşündüğüm kısa, katkılarınızla uzatılmaya elverişli “Kitapvari Filmler Listesi”:

    1. Kopma (Detachment):
    Piyanist filmiyle tanıdığımız Adrien Brody’nin, bana göre oynadığı en iyi filmi. Bir öğretmenin hikâyesini anlatan film, edebi replikleriyle, hayatın gerçeklerini yüzümüze vurmasıyla sizi etkileyebilecek bir yapım. “Hepimizin sorunları var. Hepimizin baş ettiği şeyler var. Ve hepimiz bu sorunları gece yanımızda eve taşıyoruz. Sabah da yanımızda işe taşıyoruz. Sanırım bu, denizde çırpınan birine can yeleğini atacağın sırada kendinin de can yeleği veya güvenlik ağı olmadan denizde sürüklendiğini sezip durumun farkına varmanın verdiği çaresizlik…”

    2. Kış Uykusu:
    Çoğu Nuri Bilge Ceylan (Özellikle son dönemde çektiği Ahlat Ağacı da dahil) filmlerini bu listeye alabiliriz belki; ama Kış Uykusu bence kaliteli bir “düşünce tartışması” kitabı okuyoruz gibi. Özellikle Haluk Bilginer ve Demet Akbağ’ın diyaloglarının yazılı halinin de zevkle okunabileceği düşüncesindeyim. Nejat İşler ve Nadir Sarıbacak’ın da kaliteli oyunculuklarıyla yükselen filmin bazı bölümlerini sadece dinlemek bile ayrı bir keyif verecektir.

    3. Pariste Gece Yarısı (Midnight in Paris):
    Edebiyat ile beyaz perdeyi buluşturan bir Woody Allen filmi. Kitap ve sinema sevdalılarının da muhakkak izlemesi gereken bir yapım. Paris’te kısa bir süreliğine konaklayan Gil’in fantastik bir şekilde F. Scott Fitzgerald, Ernest Hemingway, Salvador Dali, Pablo Picasso, Luis Bunuel gibi sanatçı ve yazarlarla buluşmasını anlatan filmin kitabı da olsa bir çırpıda keyifle okurdum…

    4. Dünyalı (The Man Of The Earth):
    Filmin tek mekânda geçtiğini ve sadece diyaloglardan oluştuğunu söylemem, kitap okuyor hissini de verdiğine rahatlıkla kanıt olur sanırım. Tarih ve felsefeyi buluşturan bu bilim kurgu yapımı, replikleriyle akıllara kazınan bir kitapvari film.

    5. V For Vendetta:
    Sadece “Bu maskenin altında bir fikir var ve fikirlere kurşun işlemez” repliğini söylememiz bile yeterli sanırım. Güçlü diyaloglarıyla çoğu sinemaseverin izlediği filmi, kitapseverlere de tavsiye ederim.

    6. Avukat:
    Uzakdoğu sinemasından pek bilinmeyen, adalet kavramını başarılı bir şekle anlatan filmdir. Türkçe dublajını sanırım bulamayacağınız için, altyazıları okurken başarılı bir kitap okuyormuş hissine kapılabilirsiniz…

    7. Tabanca:
    Jason Statham’ın farklı bir filmi. Yönetmen Guy Ritchie farkıyla Jake Green’in gözünden, yani 1. Tekil anlatımdan ortaya çıkan kaliteli bir yapım. Kitabı yazılsa güçlü replikleri için hemen okurdum…

    8. Yol Ayrımı:
    Diğer Yavuz Turgul – Şener Şen ortak yapımı filmlere göre az beğenilen; fakat verdiği mesaj ve güçlü diyaloglarıyla başarılı bir yapım, Yol Ayrımı’nı kitapvari film listeme ekliyorum.

    9.Leon - Sevginin Gücü
    (Ömer Yaşar)
    "Bana sevginin resmini yapabilir misin Leon?" cümlesi bile sadece ne kadar anlamlı diyolagların olduğunu ve ne kadar özel bir film olduğunun başlı başına bir göstergesi olmasına karşın filmde içinizi ısıtıacak ve sizi sarsacak o kadar çok güzel sözler var ki... 
    1994 yapımı Fransız bir film olan ve bizde Sevginin Gücü olarak izlenen, bir kiralık katile aşık olan çaresiz küçük bir kız arasında yaşanılan olayları konu edinen "Leon" filmi bence kitap gibi filmlerdendir. 

    Filmden bir kesiti aşağıya bırakıyorum. 

    Günün birinde Mathilda, Leon'a karşı hiç hissetmediği şeyleri hissettiğini söyler. Bunun aşk olduğunu iddia eder ama hisleri aşktan ziyade, kendisine ilk defa iyi davranan birisine duymuş olduğu sevgidir.

    Mathilda: ''Leon, galiba sana aşık oluyor gibiyim. Bu ilk defa başıma geliyor.''

    Leon: ''Daha önce aşık olmadıysan bunun aşk olduğunu nereden biliyorsun?''

    Mathilda: ''Çünkü hissediyorum.''

    Leon: ''Nerede?''

    Mathilda: ''Karnımda, sıcacık. Hep bir yumru olurdu, artık kayboldu.''

    Leon: ''Karın ağrının geçmesine çok sevindim ama bunun bir anlama geldiğini sanmıyorum."


    10. Vavien:
    Engin Günaydın' ın senaristliğini ve başrolünü üstlendiği, kendi memleketinde çektiği itici bir evli erkeği anlatan bir eser. Oyuncular karakterlerin psikolojisini yansıtmak için bakışlarını, mimiklerini başarıyla kullanmışlar. Eğer filmin kitabı yazılsaydı, bu bakışlar sayfalarca kelimelerle de anlatılabilirdi belki. Diyaloglar, kavgalar, evin içindeki huzursuzluklar oldukça basit ve gerçekçi durumlar. Ülkemizde tabi ki pek fazla izlemeyen film, oldukça başarılı bir sinema eseridir.

    11. Crave :
    İzlenme sayısını ve İmdb puanını (5.3) kesinlikle haketmeyen bir film. Cinayet resimleri çeken içine kapanık bir fotoğrafçının psikolojisini ve yaşadıkları sonrası şiddet meyillisi biri haline gelişini anlatıyor.
    "Cesur yerli bir genç, yaşlı yerli şefe gitmiş, demiş ki:
    -İçimde öyle hisler var ki... Bir tarafım iyi ve doğrucu olmak istiyor. Diğer tarafım ise şeytani ve intikamcı olmak istiyor.
    Yaşlı adam ona bakmış, demiş ki:
    -Hepimizin içinde iyi bir kurt ve kötü bir kurt yaşar.
    Genç çocuk ona demiş ki:
    -Hangisi daha güçlüdür?
    Yaşlı adam cevaplamış:
    -Hangisini daha çok beslersen..."

    Katkılarınızı bekliyorum...📚🎭
  • Yazmak konulu 16 film:

    1-Quills/Düşlerin Efendisi – 2000

    Başrollerini Kate Winslet, Michael Caine ve Geoffrey Rush’ın paylaştığı film, Marquis De Sade’nin son yıllarını anlatır. Filmde ahlakın ne denli göreceli bir kavram olduğu ve ikiyüzlülüğün inkar edilen bir insan doğası olduğu anlatılır.

    2-Stranger Than Fiction/Lütfen Beni Öldürme – 2006

    Hayatının başka bir kişi tarafından yönetildiğini fark eden Harold Crick’in hayatını değiştirmek için girdiği çabanın hikayesini anlatan film fantastik komedi türündedir.

    3-Adaptation/Tersyüz – 2002

    Film, filmin kendisinin yazılma sürecini anlatmaktadır. Senaryosunun Charlie Kaufman yazdığı filmin başrollerinde Nicoles Cage ve Meryl Streep bulunmakta.

    4-Anonymous/Anonim – 2011

    William Shakespeare’ın sandığınız Shakespeare olduğuna emin misiniz?

    5-Dans La Maison/Evde – 2012

    Arkadaşının ailesine dahil olmaya çalışan genç bir çocuğun yarattığı dünya ile öğretmeninin de bu dünyaya dahil olmasıyla sürekli değişen bir hikayenin yazılışı anlatılmaktadır.

    6-Midnight In Paris/Paris’te Gece Yarısı – 2011

    Her insan kendinden önce yaşanmış zamanlara dönmek ister. Bir yazarın Paris sokaklarındaki düşleri ile Woody Allen’in romantik dilinin birleşimi.

    7-Ruby Sparks/Hayalimdeki Aşk – 2012

    Genç ve ödüllü yazar Calvin Weir-Fields’in yeni kitabını yazarken yarattığı genç kadın Ruby, hiç beklenmedik bir şekilde yazarın hayatına dahil olur.

    8-The Hours/Saatler – 2002

    Saatler’de bir yazar, bir okuyucu, bir karakter üzerine kurulu bir kitabın, filme dengeli biçimde aktarımını izliyoruz. Başrollerinde Nicole Kidman, Merly Streep ve Julianne Moore bulunmaktadır.

    9-The Ghost Writer/Hayalet Yazar – 2010

    Film, Roman Polanski‘nin yönettiği 2010 yapımı politik gerilim türündedir. The Ghost Writer, Robert Harris‘in The Ghost isimli romanından Polanski ve Harris ile birlikte senaryoya uyarlanmıştır.

    10-Deconstructing Harry/Yaramaz Harry – 1997

    Woody Allen’ın yazıp yönettiğ film, New York’lu bir yazar olan Harry’in bir sonraki kitabına başlamak için ilham duyamayışının ve içinde çektiği sıkıntıların hikayesi anlatılır.

    11-Sylvia – 2003

    Amerikalı şair ve yazar Sylvia Plath’ın hayatının anlatıldığı film dram türündedir ve filmde S. Plath’ı Gwyneth Paltrow canlandırmaktadır.

    12-Barton Fink – 1991

    Barton Fink, Coen Kardeşler‘in yazdığı, yönettiği ve yapımcılığını üstlendiği 1991 ABD yapımı film. 1941 yılında geçen filmin başrollerinde, Hollywood‘taki bir film stüdyosu için senaryo yazmak üzere işe alınan New York’lu oyun yazarını canlandıran John Turturro ile yazarın kalmakta olduğu harap durumdaki Hotel Earle’de yan komşusu olan sigorta satıcısını canlandıran John Goodman yer alır.

    13-The Words/Çalıntı Hayat – 2012

    Rory Jansen yayınlanan ilk kitabıyla dünyaca ünlü başarılı bir yazar konumundadır. Her şey yolundayken yıllar sonra hayatına gizemli bir adam girer ve sebebi çok şaşırtıcıdır.

    14-Misery/Ölüm Kitabı – 1990

    Arabası ile kaza yapan bir yazarın, bir hemşire tarafından bulunup yardım için evine götürülmesi sonucu aralarında hiç beklenmedik sohbetlerin gelişiminin konu alındığı film Stephen King’in gerilim türündeki kitabının uyarlamasıdır.

    15-Chinese Coffee/Çin Kahvesi – 2000

    Harry mücadeleci bir yazardır ve yaşamını kovulmadan önce kapıcı olarak sürdürmektedir. Zar zor yazmakta ve maddi açıdan çok umutsuz olan Harry, bir gün eski arkadaşının yanına borcunu geri almak için ziyarete gider.

    16-Secret Window/Gizli Pencere – 2004

    Acı verici bir boşanmanın ortasında olan Morty Rainey’nin tüm enerjisini bu durum yok etmiştir. Yaratıcılığını kaybeden Morty tek satır bile yazamaz hale gelmiştir. Kendisini çok kötü hisseden Morty, bir gün hayal gücünü etkileyecek bir olayla karşı karşıya gelir.


    http://www.edebiyathaber.net/...sthash.IDrqQwvM.dpuf