Poor dead flower? when did you forget you were a flower? when did you look at your skin and decide you were an impotent dirty old locomotive? the ghost of a locomotive? the specter and shade of a once powerful mad American locomotive?
Neredeyse otuz yıl girdi aramıza. Otuz yılda ne ben onun öldüğü günkü Feray'ım, ne hayat bana onu tatlı tatlı anacak, özleyecek güzellikler verdi. Her acı, her çaresizlik, her çırpınış, her dibe batış, aramızda anlardan oluşan bir sonsuzluk yarattı. Alışmak uyduruk bir kelimeydi, zamandı işin özü.