meftuni

meftuni
@mieftuni
‘’Gün doğmadan meşime-i şebten neler doğar.’’
Şair sessiz ölmeli “âh” kokulu her izde Akacak yön kalmamış artık; pusula kırık Koynundan karanfiller derilecek denizdeHaramiler kuşatmış yârini ırakların Kurtulmayı bekleyen azgın bir devdir hayal Yalnızlık gözlerine köz koymuş ırmaklarınAslı nedir kimseler bilmiyor; can veremdir Kelimeler ki, çarpıp duruyor karanlığa İmge, bir kuraklığın ortasında Kerem’dirSöz sahilinde umut savruluyor kum gibi Su susuz bırakmıştır toprağı; kan iremdir Şiir bin bir yerinden çatlamış, tohum gibiHâtıralar tarihin başucunda âvâre Tarih hâtıraların ardında pâre pâre
Reklam
İnanasım gelmiyor bunların hiçbirine. "Ne bileyim? " diyor kime sorsam. Hepsi bir kuruntu mu bunların yoksa? Belki aldanmak yaşamanın bir gereği. Belki de hepsi de doğrudur, kim bilir, belki ben hiç bir şeyin farkında değilim, karıştırmaktayım "yok" la "var" ı. Kusurum ne? Kuşkuda olmak mı?
Nerde hani gümbürtüsü yıldırımlarının? O kızgın soluğun hani nerde? Ne cehennemlerinde bir kaynama var? Ne büyük acını gören bir göz. Ne de kulaklarda dokunaklı bir çınlama. Oysa bir ufak parçası kopsa insanın, bir sızlanma olur, duyulur bir ağlaşma. Sen Yeryüzü ve Gökyüzü'nle göç gir de, bir inilti bile duyulmasın ortalıkta. Tam tersi, kahkahadan geçilmiyor. Zaten yalana ağlasa ağlasa, bir ikiyüzlüler ağlar, bir de ahmaklar.
Bu cihanda yalnızlık kutsaldır dostlar. Şehit olmuşların kanı kadar kutsal. Deniz manzaralı ev kadar huzurlu Kışın açan kardelen gibi gururlu. Ve dost kavgası kadar gereksiz bazen. Yarım kalmış bir kitap kadar değersiz. Kutsal yalnızlık hadisesi YA-KI-YOR.
"Altın olsam değerimi herkes bilir. Ben basit bir demir olayım, değerimi sadece anlayan bilsin."
Reklam