Elveda Kirli Rusya,
Tutsaklar ülkesi, beyler ülkesi,
Elveda, siz mavi üniformalar,
Ve sen halk, onların kölesi.

Kafkas’ın ötesinde gizlenebilirim.
Belki senin paşalarından,
Her şeyi gören gözlerinden.
Ve duyan kulaklarından.

Hançer, Mihail Yuryeviç LermontovHançer, Mihail Yuryeviç Lermontov

İncelikle sevdiler birbirlerini uzun zaman.
Derin bir tasayla, çılgınca, isyancı bir tutkuyla!
Kaçınıyorlardı itiraftan ve karşılaşmaktan,
Düşman gibi; boştu ve soğuktu konuşmaları da.

Suskun ve gururlu bir acı içinde ayrıldılar,
Bazen ve ancak düşte gördüler yitik sevgiliyi.
Öldüler sonunda, mezar ötesinde buluştular…
Fakat orada da tanımadılar birbirlerini.

Hançer, Mihail Yuryeviç LermontovHançer, Mihail Yuryeviç Lermontov

Hançer

Seviyorum seni çelik hançerim,
Parlak ve soğuk arkadaşım.
Bir Gürcü, öç gününde dövdü seni örste,
Özgür Çerkez, kanlı bir savaşa biledi.

Zambak bir el taşıdı seni bana
Ayrılık anında, anmalık olarak;
Ve ilk kez kan değildi üstünden akan
Acının inciden gözyaşlarıydı, parlak.

O kara gözler, dikilen üstüme,
Gizemli bir tasayla doluydular;
Çeliğin gibi senin, titrek bir alevde,
Ansızın bulanıyor, parlıyordular.

Aşkın dilsiz güvencesi ve yol arkadaşımsın sen,
Seni hep örnek olarak göreceğim;
Değişmeyeceğim ben de, ve ruhum hep
Senin gibi sert kalacak, demirden dostum benim.

Hançer, Mihail Yuryeviç LermontovHançer, Mihail Yuryeviç Lermontov

Kim bilir belki günün birinde,
Tüm sayfaları hızla geçerken,
Takılıp kalacaksınız bu dizelere,
Mırıldanarak: haklıymış, gerçekten;
Belki o sevinçsiz şiir uzun süre
Durduracak üstünde bakışlarınızı,
Bir mezar taşının yol üstünde
Durdurması gibi bir yabancıyı! ...

(1830)

Hançer, Mihail Yuryeviç LermontovHançer, Mihail Yuryeviç Lermontov

Mihail Yuryeviç Lermontov
...Ve yaşam, çevrene soğuk bir dikkatle baktığında
Boş ve aptalca bir şakadan başka nedir...

(1840)

TUĞBA ÖZTÜRK, Zamanımızın Bir Kahramanı'ı inceledi.
06 Kas 16:25 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Peçorin. Rus edebiyatının unutulmuş kahramanı. Bir asker. Kahraman dediysek zannetmeyin ki büyük bir savaşçı, bir vatanperver, bir halk kahramanı. O kendi zamanının, 19. yüzyıl Rus aristokrasisinin bir prototipi.Kötü bir kahraman. İnsanlarla alay etmekten, onların duygularıyla oynamaktan zevk alıyor. Üstelik bunu panlı ve gayet soğukkanlı bir şekilde şekilde yapıyor. Ama ona göre zaten herkes kötü, kendini yaşadığı toplumun bir ürünü olarak görüyor. Ben insanları sevmeyi denedim ama onlar benden nefret ettiler. Savunması bu.
Yazarımız Lermontov eğer 27 yaşında bir düelloda ölmeseydi, bize Peçorin gibi nice kahramanlar armağan edebilirdi. Kitabın ilginç bir anlatım tarzı var. Aynı karakteri önce onun hayatının belli bir dönemine şahitlik etmiş bir komutanın ağzından, sonra da günlükleri aracılığıyla kendi ağzından, kimsenin edebi metinlere kandisi kadr değer vermediğini düşünen gezgin bir postacının anlatımıyla okuyoruz. Bu da aynı karaktere hem dışardan hem de içerden bakmamızı sağlıyor.
Romanın ilk bölümü Kafkasya dağlarında geçiyor. Burda zeki, çevik, güçlü, çok iyi at binen ve silah kullanan kahraman Peçorin'i tanıyoruz. yıllarca bu dağlarda bölgenin yerli halkı olan Gürcüler, Çeçenler, Tatarlar,Kazaklar, Osetler gibi birçok eşkıya! grupla mücadele ediyor. Onun gözünde bu toplulukların hepsi cahil, kaba ve görgüsüz insanlar. Bu sadece Peçorin'in görüşü mü yoksa yazar da mı böyle düşünüyor emin olamadım ama bu durum beni rahatsız etti. Kaleye yakın bir köyden bir Tatat beyinin kızına aşık oluyor ve onu kaçırıyor. Acaba durum değişecek mi diyorsunuz ama kız onun yüzünden öldüğü halde gözünden tek damla yaş düşmüyor ve bir daha da adını anmıyor.
İkinci bölümü kendi günlüklrinden okuyoruz. Bu kez muhatapları dağlılar değil Rus sosyetsi.Yine bir prensesi kendine aşık ediyor ve sonra yüz üstü bırakıyor.
Tüm bu kin, nefret ve düello furyasının içinde ilginç olan herkes ondan nefret ediyor ama içten içe de herkesin bir hayranlığı var. Belki de onun kadar doğal ve soğukkanlı kötü olamadıkları için onu kıskanıyorlardır kim bilir.
Tüm bu psikolojik anlatımın yanında beni en çok etkileyen diğer bir kısım muhteşem doğa tasvirleri. Doğa o kadar etkileyici bir biçimde betimlenmiş ki kitabı evde tramvayda nerede okursam okuyayım o muhteşem dağ havasını içinde buldum kendimi.
İyilik ve kötülük kavramalarının ve insan psikolojisinin derinlemesine sorgulandığı kısa ama yoğun bir kitap. Mutlaka okuyun. Devamı yok çünkü.

Eylem Okur, bir alıntı ekledi.
31 Eki 18:01 · Kitabı okuyor · Beğendi

Sen yinede kınama..
Ah, anlıyorsan eğer beni
Açık konuşamadığım için kınama;
Varsın yalan gizlesin gerçeği:
Ne yapalım? Hepimiz insanız ne de olsa!

Hançer, Mihail Yuryeviç Lermontov (Sayfa 3)Hançer, Mihail Yuryeviç Lermontov (Sayfa 3)
TUĞBA ÖZTÜRK, bir alıntı ekledi.
31 Eki 15:11 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

" Neye inanırsınız?" diye sordum.
"Er veya geç., güzel bir sabah öleceğime." diye karşılık verdi.
"Düşünce yönünden ben sizden ilerideyim." diye karşılık verdim.
"Çünkü ben ayrıca şuna inanıyorum, çok iğrenç bir akşam doğma mutsuzluğuna uğramışım."
Herkes saçmaladığımızı söyledi. Oysa grupta hiç kimse daha akıllıca bir düşünce öne sürememişti. O akşamdan sonra yakınlaşmıştık. Sık sık buluşuyor, ikimiz son derece ciddi, soyut konularda konuşuyorduk. Böylece birbirimizin kafasını karıştırmaktsn başka bir şey yspmadığımızı fark edene kadar sürdü bu. O zaman Cicero'nun sözünü ettiği Romalı sözde kahinlerin ysptığı gibi, birbirimizin gözünün içine anlamlı anlamlı bakarak kahkahayı basıyor, yetetince kahkaha attıktan sonra da, güzel bir akşam geçirdiğimizi düşünerek evlerimize gidiyorduk.

Zamanımızın Bir Kahramanı, Mihail Yuryeviç Lermontov (Sayfa 132)Zamanımızın Bir Kahramanı, Mihail Yuryeviç Lermontov (Sayfa 132)
TUĞBA ÖZTÜRK, bir alıntı ekledi.
 31 Eki 09:33 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Son derece zayıf yardılışlı da olsa, bir insanın ruhsal dünyasının öyküsü bütün bir halkın öyküsünden daha az ilginç, daha az yararlı değildir.

Zamanımızın Bir Kahramanı, Mihail Yuryeviç Lermontov (Sayfa 104)Zamanımızın Bir Kahramanı, Mihail Yuryeviç Lermontov (Sayfa 104)