"Önce namaza durduk; yanımda Enver Paşa'nın yaverlerinden biri vardı ve bir aralık önümüzden testisini omuzlamış bir Arap geçti. Benim bildiğim önünden adam geçenin namazı bozulursa da, Medine'de böyle olmadığını ve zemzemin Mekke'de olduğunu unutarak bu Arap'ın da bize zemzem getirdiğini sandım. Bir tas su verdi; şaşırarak ellerimi çözdüm ve içtim. Tekrar ellerimi bağladımsa da, Arap koluma yapıştı: — Para! diyordu."
Medine Arap'ının eli cebinize girmiş kadar, durmaksızın paranızla oynar. Ne için alır, ne kadar alır, ne zaman alır, haberiniz olmadan haraç verip gidersiniz.