Hepimizin her yaşımızı yalnızca bir defa tecrübe ettiğimiz göz önünde bulundurulduğunda hayat her şeyi yapmak için çok kısa ama hiçbir şey yapmamak için de çok uzundur.
Sahip olduğumuz en değerli varlığı; yaşamayı, hayatta olmayı başkalarının değer yargılarına uydurmaya çalışarak kullanmak bence aptalca ve özünde pek hüzün vericidir. Şartlar ne olursa olsun, öncelikli gaye bu değerli olguyu doyasıya değerlendirmek adına özgür bir alan elde etmek olmalıdır. Kendiyle baş başa kalmayan bir kimse, kendini nasıl başkalarından ayırt edebilir ki? Zaman zaman kulağını tırmalayan ama mutlak son gereği elbet bir gün ebediyen kesilecek seslere karşı kayıtsız kalamayan biri nasıl kendi sesiyle konuşabilir? Rahatsızlık veren sesler bir bir solup gittiğinde ondan geriye kim kalır?