hayatın, halkaları birbirine bağlı bir zincir olduğunu, kederin de altın bir halka olduğunu, bu halkanın, uyku ile uyanışı birleştiren şafak vakti gibi, bugün olup bitenlere katlanma ile yarının sevinçleriyle meşgul olma arasında bir bağ olduğunu anlardın.
uyu canım, amansızca savaşan bu doğal güçlerden, sen, nisan geldiğinde güzel çiçekler toplayacaksın. İnsanoğlu böyledir, acılı bir ayrılıktan, buruk bir sabırdan ve yıkıcı bir umutsuzluktan sonra devşirir ancak sevginin meyvelerini.
gerçek özgürlüğün tek başına sokaklarda yürüdüğünü ve kapıları çaldığını, çağrılarına kimse kulak vermeden sığınak aradığını gördüm; sonra, bayağılığın muhteşem bir alay içinde ilerlediğini ve kalabalığın, o sanki bir özgürlükmüş gibi, bu alayı alkışladığını da gördüm.