Aylarca gezindim, yıkık ve şaşkın,
Benliğim bir kazan ve aklım kepçe,
Deliler köyünden bir menzil aşkın,
Her fikir içimde bir çift kelepçe.
Niçin küçülüyor eşya uzakta?
Gözsüz görüyorum rüyada, nasıl?
Zamanın raksı ne, bir yuvarlakta?
Sonum varmış, onu öğrensem asıl?
Ben sadece çamurum. Karşı koymam. Yardımcı olmaya çalışırım. Dolayısıyla insanlar ve kocaman ağır şeyler yürüyüp gittiklerinde değişmezler, sadece ayakları çamurlanmış olur, bense değişirim. Ben hala buradayımdır ve hala çamurumdur, ama üstümde bir sürü ayak izi ve derin, çok derin delikler, başka izler ve değişiklikler vardır. Değişmişimdir. Beni değiştiriyorsunuz. Beni granit gibi görmeyin.