M.

Puan vermedi·84 syf.·
2024 33. kitabı
İnsan bir Şükrü Erbaş’ı olsun ister mi ? Ya da Hatice olmak ister mi ? Ben isterim ikisini de :) Bu kadar mı güzel dökülür cümleler bir insanın kaleminden satırlara. Ömür Hanım,Şükrü Erbaş’ın Haticesi, Şahgülü… Görebilseydin keşke sende bu güzel cümleleri.İnsan hapsolmak istiyor kitabın içine. "Neden benzemiyor kimse sana Hatice? " Bu seni seviyorum demenin kaçıncı evresi bilmiyorum ama sen çok güzel sevmişsin Şükrü Erbaş. Gerçek sevginin vücut bulmuş halisin. Kitabı okuyun, okutun, okutturun. Şükrü Erbaş’ın vefat eden eşinin ardından yazmış olduğu bu güzel cümlelerden en beğendiğim alıntıları bırakıyorum buraya. "…sana bir nefes olamayan şiirden de geçtim." "Seni unutacak ömrüm kalmadı bir soğuk zamanın akşamında dönüp yine sana başlıyorum"
Yaşıyoruz SessizceŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201616bin okunma
Reklam
Puan vermedi·192 syf.·
2023 14. kitabı
Ah Cioran !! Seninle ilgili ne yazsam, ne çizsem, ne söylesem hep az kalacak. Seni anlatmak için haznemde yeterince cümle oluşturabilecek kelime yok. Seninle tanışmam bu kitapla başlamadı ama bugüne kadar nasıl seni okumamışım hayret ediyorum. İntiharın eşiğinde dolanıp duran bir yazarın bu kadar mükemmel kitaplar yazması da kıskanılmayacak gibi değil. Belki de senin intihar fikrin olmasaydı bize bu kadar güzel eserler bırakmayacaktın. Cioran karamsar ve umutsuz tutumuyla yazdığı Çürümenin Kitabı'nda yaşamın anlamsızlığını ve toplumun yozlaşmasını intihar fikrinin kıyılarında gezerek sorguluyor. Aforizmalarla dolu bu önemli klasiğin her satırı, defalarca okunmayı hak ediyor. Defalarca okudum her kitabını tekrar okuyacam. Dirilip tekrar kitap yazsan yine okurum seni. Kitapta o kadar güzel cümleler var ki hepsinin altı çizilmesi gerekir. Bu cümlelerin altında yatan duygu durumunu bilmek isterdim.Keşke seninle oturup sohbet edebilme imkanım olsaydı. *Nerede tükettin ömrünü? Bir hareketin hatırası, bir tutkunun işareti, bir maceranın parıltısı, güzel ve firari bir cinnet – geçmişinde bunların hiçbiri yok; hiçbir sayıklama senin ismini taşımıyor, seni hiçbir zaaf onurlandırmıyor. *Keşfedilmemiş bir gezegen kadar uzaksın kendinden. *"Hayat Ağacı artık hiç ilkbahar görmeyecektir: Kuru odundur; onunla kemiklerimize, düşlerimize ve acılarımıza tabutlar yapacağız. "
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Puan vermedi·234 syf.·
2024 9. kitabı
Sıradan olmayan yasak ve hüzünlü bir aşk hikayesi. Babasıyla aynı ismi taşıyan Alexandre Dumas’nın oğlu Alexandre Dumas Fils babasının gölgesinden kurtulamamış. Bir Monte Kristo Kontu etkisi yaratıyor kitap ama asla onun kadar iyi olamaz tabiki. Boynuz kulağı geçmiyormuş Fils ‘cim. Konusuna gelirsek; kamelyalarıyla meşhur yosma Marguerite ve hukukçu Armand’ın hüzünlü aşk hikayesi. Hem çok imkansızlık hem de çok fedakarlık gerektiren bir aşkı ele almış kitap. Mutlaka herkesin kitaplığında bulunması gereken bir eser. Yazarın ilk okuduğum kitabı ama asla son olmayacak. Okumak isteyen herkese tavsiye ederim. En beğendiğim birkaç alıntıyla bitireyim: "... yaşam çok güzeldir dostum, ardından baktığınız cama göre değişir." “Çocuk küçüktür ama büyük adam onun içindedir; beyin daracıktır ama düşünceyi içine alır; göz bir noktadan öte bir şey değildir ama fersah fersah uzamları kucaklar.” Saldırılara alışmamış bir yüreği fethetmek, savunmasız, açık bir kente girmektir.
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201924,1bin okunma
Puan vermedi·622 syf.·
2023 25. kitabı
Ah Oblomovcum, Seninle uzuuun bir serüvenimiz oldu. İlk başlarda canımı sıkan bir tembelliğin olsa da okudukça içine çeken bir kimyan vardı. Altı çizilmesi gereken o kadar çok cümleyle karşılaştım ki. Her bir sayfasını , cümlesini tadını çıkara çıkara tam 30 günde okuyup bitirdim .:)) Biraz da konusuna bakacak olursak nerden nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Hep ertelediğim bir kitaptı. Erteleme huyları olan birinin kesinlikle okuması gereken bir kitap. Oblomov bir ailenin tek evladı olduğu için ailesi tarafından tembelliğe o kadar çok alıştırılmış ki bu tembellik onda mevcut olan yeteneklerinin hepsini köreltmiş. Yatağından dahi çıkamayacak kadar tembel bir adamın, hayatında tembelliği yüzünden karşısına çıkan fırsatları, elinin tersiyle nasıl ittiğini iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Bir insanın erteleme hastalığı yüzünden işinden tutun aşkına kadar kaybettiği bir hikaye çok çarpıcı ve akıcı bir dille yazılmış. Okudukça günlük hayatta ertelediğimiz bir çok şeyin ilerde hayatımızı ne kadar etkileyebileceğini gösteriyor aslında. Erteleme hastalığı olanların mutlaka ama mutlaka okuması gerekiyor. Kitapta geçen şu cümleyle bitirmek istiyorum " İnsan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor; günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. Bugün nasıl yaşadım, sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün yine aynı hayat." Hiçbir şeyi ertelemeyin, en çok da kendinizi…
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma