Arza hacet yok, halim sana ayandır.
Dile gerek yok, sessizliğim sana beyandır. Söze lüzum yok, susuşum sana kelamdır. Kelama ihtiyaç yok, aşk sana figandir.
Hayat nedir? İki seçim arasında gidip gelmektir aslında. Belki de birini seçerken diğerini kaybetmektir. Seçimlerimiz için pişmanlık duymaktır. Tek başına yol almaktır ya da. Belki yol arkadaşı bulmaktır bir süreliğine. Sonra tek başına yürümektir yine. Hayat nedir? Kederli anlarda deli divane gülmek midir? Yoksa gülerken ağlamak mıdır? Bütün bunlara şaşırmaktır aslında. Bazen tek başına kalmaktır akıntıya karşı. Umutsuzluğa düşmek, yalnızlaşmaktır. Bazen kalabalıklara meydan okumak, ölümü göze almaktır. Kayan bir yıldız kadar ışık saçabilmektir. Hayat nedir? Neden sorarız bu soruyu? Neden yoktur tek bir cevabı? Durmalı mıyız, gitmeli miyiz? Gidiyorsak varacağımız yer aynı yer midir? Geride kalanlar aynı kişiler midir? Bunun cevabını kim verebilir? Hayat kısa bir öyküdür. Uğruna büyük acılar çektiğimiz. Hepsi bu...
Tek başına kalınca insan, kendine uzaktan bakıp acınacak haline gülümseyebiliyor. Arkasından hissizlik geliyor. Öfkeler, heyecanlar, telaşlar uzaklaşıyor. Bir insandan vazgeçmek, bir sevgiden vazgeçmek, bir şehirden vazgeçmek… Bunların hepsi cesaret ister. Bazıları için nefes almak kadar kolay, bazıları için nefes almak kadar zor. Unutmak bana göre değil, hafızam yankılarla dolu. Keşke tümünü silebilsem.