• "Pek de aptal denemez," dedi. "Yalnızca aşkın sersemliği."
  • 456 syf.
    ·Beğendi·8/10
    Kitabı okurken bahsedilen o çiçeklerin kokuları sanki gerçekten burnuma geliyormuş gibi hissettim. Miss gibi...
    Çok etkileyici bir hikaye ve o bahsedilen sokaklardaki çiçekçi kızları kurtarmak için kurulan çiçek evleri gerçek yaşamdan alınarak anlatılmış. O kızların sefaleti, yaşadıkları içime işledi. Hele Rosie ve Flora kardeşler... Kesinlikle okumalısınız diyorum. Hikaye geçmiş ve günümüz olarak ilerliyor. Ben çok beğendim.
  • 206 syf.
    ·43 günde·8/10
    1.bölüm :
    VÜCUDUN KONUŞTUĞU DİL
    Bu bölümde Miss flora’nın durumunu ele alınmıştır.
    Miss flora’nın şikayeti birkaç yıldır muzdarip olduğu bayılma nöbetleridir. Miss flora anne, baba ve dört erkek kardeşi ile birlikte aynı evde yaşamaktadır. Ailenin tek kızıdır. Bir dediği iki edilmemiş babasının gözdesidir.
    Bayıldığı için epilepsi hastalığı akla gelmektedir. Epilepsili kişiler genellikle yaşamlarında büyük güçlüklerle karşılaşırlar. Bu güçlükler hastaların ruhsal tutumlarını yansıttığından organik rahatsızlığın nerede sona erip, nerede başladığı bir takım kimi durumlarda anlaşılacak gibi değildir. Deneyimlerim bu hastalığı rahat koşullarda yaşatmanın doğru olacağı sonucuna varmamı sağlamıştır.
    Miss flora bir dizi erkek kardeş arasında tek kız vakasıdır. Böyle bir konumdaki kız, evdekilerden hoşgörülü davranış görür ve normal kadınlık rolünü geliştiremez. Genellikle çok uysaldır ama asla kendinden emin ve başkalarından bağımsız değildir. Büyük olasılıkla yalnız kalabilecek gücü gösteremez. Diğer yandan ailenin tek kızının oğlanmış gibi davranması eğilimini aşırılığa vardırması durumunda böyle bir modelle karşılaşacaktır.
    Rapor;
    “İlk nöbetten bu yana annesi ile yatıyor.” Kızın yalnız kalmaktan kaçındığını ortaya koyduğu gibi, onun ilk nöbetten yararlanarak aileye bağımlılığını vurguladığını kanıtlıyor.
    “Boş vaktini film seyretmekle, tiyatroya gitmekle ve araba kullanmakla geçiriyor. Okulda durumu çok iyiydi; lise bitirme sınavını sınıfının dördüncüsü olarak verdi. O kuldan sonra iş hayatına atıldı, çalışmak ona zevk veriyor.” Kızın evdeki gibi okulda da sevilen biri olmak istediğini, karşılığında takdir görmek için çok çalıştığı sonucuna varabiliriz.
    “Rüyamda öğle yemeklerini yediğim restorandaki bir oğlanla öpüşüp, sevişiyorum. Yine böyle bir rüyayı şefimle ilgili olarak görüyorum.” Hastamız yalnız evde değil, işyerinde de kendisiyle ilgilenilmesini bekliyor. Restorandaki çocuk ve şefi Floraya hiç sevecen davranmamış olabilir. Buradan kızın istediği konumda olmadığı sonucuna varabiliriz.
    “İlk epilepsi nöbeti aynı işte yaklaşık iki yıl çalıştıktan sonra görülmüş.”
    “ Bir sonraki nöbet, birincisinden yedi ay sonra evde ortaya çıkmış. Yere yıkılan kızın kolu bir ısıtıcıya çarparak ağır şekilde yanmış. O sırada teyzesi evde bulunuyormuş. Annesi bir tanıdığını ziyarete gitmiş, kızın doğumundan bu yana ilk kez geceyi evinden dışarıda geçiriyormuş.” Her ne kadar sevimli ve güler yüzlü şekilde dışa vuruluyorsa da kızın annesini buyruğu altına almak gibi bir eylemi içinde barındırıyor. Nöbetle annesine ne diye beni yalnız bıraktın? Vücut diliyle mesajını veriyor.
    “Üçüncüsü ve sonrası her ay adet görme zamanında yinelenen bayılma nöbetleri hayli ağır geçmiş” Kızın bu dönemde bayılması belki gerçekte istediği gibi oğlan değil, kız olduğunu kabullenmeyişinden kaynaklanmıştı.
    Dr. Adler: Kolay heyecana kapılan birisiniz. Bayılma nöbetleriyle de bu durumunuzu göstermek istiyorsunuz. Sizi kızdıran ve eleştiren biri olunca, bu nöbetler hemen ortaya çıkıyor. Bana öyle geliyor ki, gelecekten birazda korkuyor, kendinize yeterince güven duymuyorsunuz. Ayrıca bizzat bir karar vermekten de hoşlanmıyor ve kendiniz çaba göstermekten başkalarının sizi sevmesini istiyorsunuz. Bu ruh durumunu çok iyi anlayabiliyorum; ama şuna inanıyorum ki, biraz cesur olur, kardeşlerinizle yarışmanız gerekmediğini anlarsanız, sağlığınız düzelecektir. Bundan böyle eylemlerinizin bütün sorumluluğunu kendiniz üslenme kararı almanız, atacağınız bu adımın sağlığınıza son derece yaralı olacağına eminim.
    Flora: Öyle ise bende karar verdim, elimden geleni yapacağım.