Merhaba;
Birkaç ay önce Haşimoto teşhisi konulduktan sonra, bilgi edinmek amaçlı kitabı okumaya karar verdim.
Yazarımız Dr Eczacı Izabella Wentz de aynı hastalıkla yıllarca mücadele etmiş ve uzun yıllar araştırmalar yapmış. Tecrübelerini bizlerle paylaşmış kitabında.
Hashimoto; tiroid bezinin çalışmaması, bağışıklık sisteminin tiroid bezini organ olarak görmeyip, saldırması. Otoimmün bir hastalıktır.
Kimi Dr ya da insanlar arasında hayır bu bir hastalık değil, tiroidin çalışmaması olarak görülüyor.
Üç aydır yaşadıklarımdan sonra, hayır hastalık diyorum.
Kalp çarpıntısı, gece terlemelerle sürekli uyanmak, sabah yorgun hissedip, yataktan çıkamamak.
Arada görme bozukluğu, beyin sisi, unutkanlık, gün içinde yorgunluk.
Liste uzayıp gidiyor maalesef.
Kitaba gelecek olursak üç aylık bir diyet protokolü uygulanıyor.
Çok fazla bilgi edindim, bağırsak sağlığın önemini bir kez daha anlamış oldum. Otoimmün hastalıklar araştırmalara göre, geçirken bağırsakla ilişkilendiriliyor. Çevresel faktörler ve en çok da stres ile ilişkili.
Kitap hakkında yazılacak çok şey var ama ne zamanım yeter ne de gücüm.
Bağırsak sağlınıza dikkat edin.
Sağlıcakla kalın…
Şımartılmış çocuk alışkanlık olarak arzularının kanun olarak görülmesini bekler. O hiçbir şey yapmasına gerek kalmadan doğuştan hakkı olarak ayrıcalıklı ve tercih edilen bir pozisyonun tadını çıkarmaktadır. O daha sonraları artık tüm dikkatlerin odağında olmadığı durumlara düştüğünde ve çevresi onun duyarlılıklarını dikkate almayı artık görev olarak görmediğinde tamamıyla şaşırır: dünyanın kendisini dolandırdığı ve terk ettiği duygusuna sahip olur. O almak için yetiştirilmiştir vermek için değil.
"Kutsal yazılarınızdaki cennet ve cehennem tarifleri, ölümden dönme deneyimi yaşamış insanlardan kaynaklanır. Onlar ölümden dönüp gördükleri şeyi tarif etmişlerdir. Ve onların gördükleri şey, öte âleme geçiş sırasında çevrelerindeki spiritüel enerjileri nasıl algıladıklarına dayanır. Ama, onlar gerçekte neyin olup bittiğini idrak edebilecek kadar öte âleme yeterince girmemiş hemen geri dönmüşlerdir. Eğer onlar döndüklerinde iyi, güzel, hoş şeylerin varlığından söz etmişlerse bu cennet olarak kabul edilmiştir. Eğer dönenler korkunç şeylerin varlığından söz etmişlerse, bu da cehennem olarak kabul edilmiştir."
"Cennet ve cehennem fikri, sizin perspektifinizden bir tür masala ya da efsaneye dönüşmüştür. Buna inanmayı seçenler kendi realitelerini o dereceye kadar yaratırlar ki, bu âleme geçtiklerinde kendilerinin yarattıkları o ilkel realiteyi bulurlar ve bundan dolayı da o bir gerçek olur."