• "Ji ber ku civata kurdî, ji mêj ve ye, ketiye bin nîrê zordarî û asîmîlasyonê û nifşên nû ji xwe û huwiyeta xwe bi dûr ketine û zimanê kurdî nehatiye bikaranîn û nebûye zimanekî pêşketi."
    Mehmed Uzun
    Sayfa 37 - İthaki Yayınları
  • Eskiden kızdığına şimdi gülüyor musun; aklın artmış demektir.
  • 340 syf.
    ·13 günde·Beğendi·7/10
    Kitap, Spider-Man'in yetkililer tarafından kanunsuz sayıldığı bir evrende geçiyor. Azılı düşmanlarından Wilson Fisk'in şehre dönmesinden kısa bir süre sonra yaşanan garip olaylar sebebiyle Kingpin'in yine pis işler peşinde olduğunu sezen friendly neighbourhood Spider-Manciğimiz, onu durdurmak için elinden geleni her şeyi yapacaktır. Tabii Fisk'in Spider-Man için bambaşka planları var.

    Kitaba başladığım andan itibaren kitabı seveceğimi biliyordum. Tek çekincem "Acaba kitap sonradan bozar mı?" oldu fakat neyseki David Liss, Spider-Man: Düşmanca Devralma boyunca sağlam çizgisini hiç bozmadı.

    Kitapta yansıtılan Spider-Man'i çok sevdim. Arada biraz bozsa ve beni darlasa da hepimizin tanıdığı ve sevdiği Spider-Man gibiydi. David Liss'in genel olarak karakterleri yansıtmada da iyi iş çıkardığını düşünüyorum zaten. Peter ve MJ başta olmak üzere Norman Osborn'dan Wilson Fisk'e her karakteri ince ince işlemiş. Tanıdığımız karakterleri oldukça başarılı yanıtmakla birlikte yeni karakterleri de çok iyi yazdığını düşünüyorum. Komiser Yuri Watanabe'ye ilk anda ısındım ve Maya'nın gelgitleri de gayet iyi yansıtılmıştı. Gerçi bütün olayların bağlandığı kısımda Maya ile ilgili olan küçük bir olay bence biraz oldu bittiye geldi ama o da zaten bütün süper kahraman evreninin asla çözülemeyen tek sorunu. 🤷‍️

    Düşmanca Devralma, her seferinde bir karakteri ve bir olayı merkeze alıyor ve kitap ilerledikçe çeşitli karakter ve olaylar ekliyerek yoluna devam ediyor. Yazarın hiçbir şeyi geçiştirmeden yazması iyi hoş da bu durumun bende yarattığı çeşitli sorunlar oluştu.

    1) Kendimi bildim bileli sıkı bir Spider-Man okuyucusuyumdur ve ezbere bildiğim şeyleri bir daha detay detay okumak bazen beni sıktı. Yazarın değiştirdiği, hafif düzeltmeler yaptığı ufak noktalar da vardı tabii ama bu durum yine de benim sıkılmama engel olamadı. Tabii bu olay tamamıyla benimle alakalı o yüzden muhtemelen siz böyle bir sorun yaşamazsınız.

    2) Yazarın karakterlere dahil bir bilgi olmayanlar için hem karakterleri tanıtması hem de okuyucu onları daha da iyi tanısın diye karakterlerin her birini teker teker merkeze alan bölümler yazmasını bir yere kadar takdir etsem de bir yerden sonra olayların aşırı uzamasına sebep oldu. İki - üç karakter dışında neredeyse her karakterin kendine ait bölümü vardı ve bazı bölümlerin hikayeye hiç mi hiç etkisi olmadı. Yani iki karakter arasında üç cümlelik bir ayrıntı için sayfalarca olay yazılması zaman zaman kitaba olan ilgilimi kaybetmemdeki ve kitabı yavaş okumamdaki en büyük etken bence.

    Hikaye nereye kadar yazara aittir, nerden sonrası oyunla ilgilidir bilemiyorum ama ben sevdim. Arada vıcık vıcık espirilerle saçmalamanın dibine vurduğumuz fakat her zaman Fisk'in yarattığı ve yaratacağı tehlikenin farkında olduğumuz eğlenceli bir hikayeydi. Bu yüzden fırsatını bulduğum anda bu hikayeye oyun ile devam etme gibi bir planım var. Bakalım onda ne kadar başarılı olacağım 🤷‍️
  • "Çawan meriv dikare jan û eziyeta ku kurd ji mêj ve ye dikişînin, bi awayên edebî û bi stîl û estetîkên bedew, stilize bike û rengekî nû bidiyê?
  • Celadet, Yadê. Navê nevîyê te dê Celadet be. Yanê xurtî û bawerî. Yanê li hember mezinahî û serdestiyê xwe ragirtin... Ji mêj ve bû ku min navê wî danîbû. Ew li welatê xerîbiyê hatiye dinê, lê nevîyê Mîr Bedirxan wê bibe tîmsala xurtî û baweriya bapîrê xwe, Tu bi vê bawer be, Yadê. (Emîn Beg dayika xwe Rûşen Xanimê re dibêje.)
    Mehmed Uzun
    Sayfa 29 - Weşanxaneya Azad
  • Assurluların şaşırtacak kadar karmaşık ve dört bir yana ya­yılmış ticari sisteminin düzeni eldeki metinler titizlikle çalışılarak incelenmiş (en azından tabaka il: Larsen 1976) olmakla birlikte bazı belirsizlikler sürmektedir. Anadolu'ya vardıklarında eşekler dahil her şey satılırdı. Assur'a götürülecek başlıca ithal mal ise gümüş ve biraz altındı. Ticaret merkezlerindeki ileri ve ge­lişmiş sistemleri göz önünde tutulduğunda Anadolu içerisinde As­surlular iç taşımacılıkta oynadıkları üstün rolle karlarını artıra bi­liyorlardı. Olasılıkla Anadolu devletleri arasında Ergani'deki (Elazığ yakınları) zengin yataklardan çıkarılan bakırın ticaretini
    yapıyorlardı. Bol miktarda alıp satılan kalay dokumadan daha değerli olmakla birlikte daha çok dokuma ticareti yapılırdı (Veen­hof 1972; Larsen 1987), üstelik belgelerin gösterdiği üzere, doku­ma Assur ticaretinde başlıca yeri tutmakta ve Anadolu'dave o sırada gözde olan kumaş türlerinden söz edilir, tüccarlar da pazarı dikkatle gözlem altında tutar ve karlarını artırmak için bü­tün fırsatları kullanırlardı. Assur'daki bir kadına Kaneş'te tüccar­lık yapan kocasının yazdığı mektupta da görüldüğü gibi, hepsi ol­masa da, bazı dokuma ürünleri Assur'daki tüccar evlerinin kadın­ları tarafından üretilirdi:

    Puzur-Assur, Vakkurtum'a der ki:
    Tarafımdan mühürlenen 1 libre gümüşle -harç ayrıca eklendi, ödeme tamamlandı- Assur-idi sana dogru yola çıktı. Bana gönderdigin o ince kumaş (hususunda): Onun gibi kumaş yapmalı ve Assur-idi ile bana gön­dermelisin, sonra ben sana (ödeme olarak) yarım libre gümüş yollarım (parça başına). Kumaşların bir yüzü taransın ama tamamen düzleşmesin, sık dokuma olsun. Daha önce gönderdigin dokumalara kıyasla kumaş parçası başına bir libre yün fazla kullan, ama yine ince doku. Kumaşın öbür yüzü cok hafif taranmalı: Eger yine havlı olursa, kutanu kumaşı (çok bilinen bir dokuma türü, olasılıkla çarşafa benzeri gibi üzeri hraşlanmalı.
    Bana yolladıgın aborne kumaşına gelince (bir yer olan Abarne' den adı­nı almış bir kumaş türü, krş. tüvit), bir daha ondan gönderme. Ama gön­dermek istersen, eskiden giysilerimde kullandıgım gibi olsun. İnce doku­malar yapmak istemezsen -çünkü orada (yani, senin bulundugun yerde) bol miktarda satın alınabilir diye işiltim- (onları) parayla satın al, öyle gönder bana. Bitmiş bir kumaş (parçası), sen yaptıgında dokuz el uzun, sekiz el geniş (4.5 x 5 mJ olsun)