Gece yarısında kaldırımlar da, yolun sonuna bakarak her gece bir mucize bekledik. Gök kubbesi veya yeryüzü çatlayacak, kürenin gizli dolaplarınan bizim hazinemiz doğacak, diye, bekledik.
"Sonra, cümlemizi ecel alıp, yer gizleyecek. Arzın hiçbir değeri kalmadığında bizler bir çırpıda Tanrı'nın yanına varacağız. O, görülmemiş kalabalıkta bizim yerlerimiz ayrı olacak. Gümüş Fincan'ın çocukları ne güzel hesap vericidirler. Terazileri ne kadar doğrudur ve erdemleri orada da geçerlidir. Çünkü onlara yurttan, bayraktan, cenkten, adaletten, kuvvetten ve sıhhatten sual yoktur.."
Sen gelince güçlendim. Nasıl güçlendim... Tek başıma bir tümen yağıyı basabilirim. Şu atın sırtında Asya'yı baştan başa geçebilirim. Gün batısını vurup geri dönebilirim. Seninle bin yıl yaşarım...