Meryem Nazlı GÜL

Meryem Nazlı GÜL
@mnazligul
Library and Archivist
Malatya - Ankara
92 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Teşekkür ederim Allah'ım ölümü her daim hatırlattığın için. Teşekkür ederim Allah'ım elemlerle, acılarla imtihan edip en sonunda gideceğim yeri unutturmadığın için. Teşekkür ederim Allah'ım var olduğumuz dünyanın yalanlığını mütemadiyen gösterdiğin için...
Yıkım Ertelendi
Yılın zemherisi, gecenin leylisi... Elde avuçta kalan; bir avuç moloz yığını altında anılar, bir avuç enkaz yığını üstünde ürkek sedasıyla "sesimi duyan var mı?" diyenler, biraz korku ama yürek dolusu acı... 65 saniye; binlerce insan enkazda, binlerce insan ayakta ve binlerce insan yumdu gözünü bir daha açmamak üzere hayata. "O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı? Böylesi bir yangını görmedi Nemrut bile. Kaktüsün gölgesinde nazlı âhım da yandı. Kalmadı hiçbir şeyim bak, günahım da yandı. Yenilgiler bir tufan gibi çöktü üstüme. Ülkem yıkıldı heyhat! Ordugâhım da yandı." Depremden sonra bile peşimizi bırakmayan enkazlar, yıkımlar... Bir sabah uyanırsın, karşı komşunun duvarında yıkım kararı yapıştırılmış, bir sabah uyanırsın sprey boyalarla "yıkım ertelendi" yazılmış, üç dört gün sonra bir sabaha yine uyanırsın çocukluğunun geçtiği mahallede, sokakta yıkım ekipleri. Başlarlar en baştan yıkmaya bir, iki, üç derken kalmaz ayakta bir tane ev. Düğümlenir boğazında binlerce kelime, binlerce gözyaşı, binlerce anı... Hatırlıyor musunlara sığdırmaya başlarsın ufaktan ufaktan cümlelerini. "Hatırlıyor musunuz çocuklar; kar yağdığında tepeden aşağıya kayardık, parka kadar koşardık, ramazanda sokağa sofra kurardık?" 06 Şubat 2023'ten evveli...
6 Şubat - 04.17 - Deprem
Eğer şimdi direnişe omuz veremeyeceksek ne zaman Filistin halkının yanında olduğumuzu göstereceğiz? Siyasiler tarafından; yapılan yürüyüşler engelleniyorsa, üzerlerine biber gazı sıkılıp, geri püskürtülüyorsa neyin Müslümanlığından bahsediyoruz? Tek bir vücut halinde zalimin karşısında dimdik duramıyorsak ümmet bilinci hayatımızın neresinde? Fiiliyata dökmediğimiz sürece, oturduğumuz yerden dua etmek yapılacakların en sonu, tevekkül anlayışı nerede? Çocuğunun cenazesini ayrı ayrı iki çöp poşetine koymuş babanın acısına göz yumuyorsak, merhametimiz nerede? Her şeyi ama her şeyi bir kenarı bırakıyorum. Bütün dini hasasiyetlerimi bir kenarı bırakıyorum. Kırmızı çizgimiz olan çocuklar! Yaşadıkları tranvalar. Annesin, babasının, kardeşinin, abisinin, ablasının, paramparça olmuş vücutlarını gören minicik gözler. Çocukları ürkütülmüş dünyanın; göğü mavi, kırları allı morlu çiçeklerle rengarenk olsa ne yazar? Göçüyorsa çocuklarımız bu dünyadan kanlar için de, vicdanlarımız nerede? #filistindesoykırım
"4/4'lük kadınlar görüyorum; zerafet, kıyafetler, entelektüel birikim vesaire... Fakat at hırsızı görünümlü, 10 kelime ile hayatını idame eden tiplere bağlanıp aşk acısı çekiyorlar insan insana sınanıyor demek ki." Nejat İşler
Babam hep der ki: İstenmediğini anladığında ya da hissettiğinde bulunduğun ortamı bıçak gibi kes at.