Oysa analı babalı da olsa, bütün çocuklar kader mahkumu gibi büyüyor, yetim ölüyordu. Yetimlik ebeveynden değil, insanin ruhunun üflendiği yerden geliyordu. Hepimiz yetimdik. Yoksa yalnızlık, nükleer bombalardan bile daha büyük dert olur muydu başımıza?
Zira aşk, hele de benim koşullarımda, bulutlarda uçacağını sanırken, sadece ayağınızı kaydırmaya yarar. Evvela yüksek bir yere çıkarılır, sonra birden aşağı bırakılırsınız. Aşk, kazanmayı planladığınız değil, kaybetmeyi göze aldığınız şeylerin toplamıdır.