• 302 syf.
    ·2 günde·Beğendi·9/10
    Bu kitap benim için hiç beklemediğim bir stilde günümüz kapitalist sistemini anlatan bir mesajı çok güzel bir biçimde insanlığa hikayeleştirerek anlatmış. Şunuda belirtmeden kitabın incelemesine başlamak istemiyorum.

    Bu kitap aslında benim fikrime göre pek çocuklara yazılmış bir kitap değil. Kitabın içeriği, anlatımı biraz çocuklar için veya çizgifilmlerde ki gibi bir hayal dünyası resmedilmiş olsa da ben okuduktan sonra yaptığım çıkarımlara dayanarak bunların aslında birer "metafor" veya gerçek hayatta bir şeyin "sembolü" olduğunu düşünüyorum. Velhasıl bu hikaye bir hayal dünyası çizsede aslında bunun üzerinden biz büyüklere bir mesaj var.

    Bu kitabı daha iyi anlamak için benzer hikayeye sahip olan Zamana Karşı(In Time) filminide izleyebilirsiniz. https://www.sinemalar.com/film/132019/zamana-karsi

    İnsan kitabın başlığını görünce "Buda ne?" diyesi geliyor. Momo kavramını, kelimesini ben ilk kez çocukken yaramazlık yaptığımızda büyüklerimiz bizi korkutmak için dediği, bir tür canavar olarak tasvir edilmiş, zihnimde kalan bir tür kavramdı. Ama kitabı okuyunca, Momo'nun aslında küçük bir kız çocuğunun ismi olduğunu öğrendiğinizde insan bir tebessüm ediyor :-) Neyse...

    ----- SPOİLER İÇERİR -----
    Ben bu kitabı okumadan önce, incelemelerden ve arka kapak yazısından zamana dair, daha çok zamanı nasıl daha iyi değerlendirebiliriz geçirdiğimiz boş vakitlerin kıymetini nasıl daha iyi anlarız, farkındalık kazanırız gibi beklentilerim vardı. Fakat kitap bana tam manasıyla "ters köşe" yaptı.

    Kitabın bize temel olarak vermek istediği mesaj ise; günümüz kapitalist sisteminde o kadar çok çalışıyoruz ve o kadar çok para kazanıyoruz ki. Zamanımızı çok iyi değerlendirdiğimizi zannetiğimiz mesajı veriliyor. Çalışarak kazandığımız bu kadar parayı ise ne yapıyoruz? Sadece ev, araba yatlar, katlar vb lüks şeyler üzerinde harcıyoruz ve hayatta geriye yapacak hiçbir şey kalmıyor... İşte kitap burada bize tüm zamanımızı sadece "mal biriktirmek" için yaşadığımız mesajını bize vermeye çalışıyor(ben bu şekilde anladım).

    Başka bir bakış açısı olarakda şunu gördüğümü söyleyebilirim: Kitapta "Zaman Tasarruf Şirketi" olarak tasvir edilen kişileri ben gerçek hayatta kapitalist şirketlerin başında yer alan zengin insanlara denk geldiğini düşünüyorum. Kazandığımız paralarla onların lüks eşyalarını satın alarak aslında tüm zamanımızı onlara bir "eşya" karşılığında satmış oluyoruz.

    Kitapta şirket herkeze zaman tasarrufu yaptırarak herkezin çok para kazanmasını ve herkezin çok para harcamalarını sağlayarak şirket bu yol ile onların paralarını diğer bir anlamda bir anlamda insanların zamanlarını çaldığını anlatmaya çalışıyor...

    Diğer bir açıdan ise eğer kitap doğru bir bakış açısıyla okunmazsa bazı kişilerin mesajı şu şekilde alabileceğide ihtimaller arasında: "Çok fazla çalışma, az çalış vaktinin çoğunu ailenle dost ve akrabanlarla gezerek, eğlenerek geçir" gibi bir mesaj alınabilir. Bununda yanlış olduğu kanaatindeyim. Bu dengeyede dikkat edilerek okunmalı bence.
  • 304 syf.
    ·5 günde·Beğendi·9/10
    After glancing at some information about this book which is highly praised by the readers, I still had no idea what it was about, so I decided to read it, I just read it in 3 days!
    Momo is a classic story that is known as a children's book, yet I believe that adults may even glean more from its reading than younger folk. Momo is written by Michael Ende, you might think it's about a homeless girl or a turtle or something upon seeing it at first, but it's really about a paradoxical idea that the more time you try to save, the more of it you will waste. It has what some would call a regressive message no doubt, and it's a message I somewhat agree with. I particuarly like how you don't really get a good grasp of the plot until you're well past the halfway point of the book, and with the exception of the "Make-Believe" digression chapter, you want to read on to figure out where the story's going. It's good at leaving you in the dark just enough to keep you reading, no matter how much someone tells you about the book beforehand.
    This is a modern day fairytale, about a little girl named Momo, who moves into a ruined amphitheater on the edge of a Italian-style town. She is a remarkable individual, who lives in poverty, yet her life is rich with friendship and love. Momo has a unique skill of deep listening. Soon all the villagers learn that when they are not getting along they should "go and see Momo". Through Momo's friendship, her friends find peace, community, and creativity. Her gift of listening to them until the truth unveils itself brings her to be surrounded by many friends who bring her food, tell her stories, and help care for her in her adopted home.
    Life changes quickly in the village, when the Men in Gray infiltrate their life, hypnotizing people to save time. In their Time Saving Banks, they steal people's time, and smoke it in gray cigars that they are never seen without. Yet, no one remembers ever seeing the Men in Gray, except Momo, who cannot be hypnotized by the lures of timesaving because she is content with being who she is and loves to spend time with her friends. Eventually, everyone is entrapped by the Men in Gray, and only Momo can save them.
    Even Momo's two best friends, Guido the Guide and Bebbo Roadsweeper, have been seduced by the Men in Gray. Luckily, she has help from two new friends Cassiopeia, a tortoise who can see precisely half-an-hour into the future and can spell words across her shell to communicate, and Professor Secundus Minutus Hora, who is the steward of the universal source of time.
    This is an incredibly magical story. You must read Momo for yourself. MUST MUST READ for all ages!! This book is simply Brilliant, will inspire you and blow your socks off!
    Amazing how relevant this book today is although it was written more than 40 years ago!
  • 304 syf.
    ·7 günde·8/10
    Bu kitabı okuyanlar, In Time filmini kesinlikle izlemeli. Hayatta yaptığımız her şeyin aslında daha fazla zaman kazanmak için olduğunu fark edeceksiniz. Kendi zamanını kurtarmak ise sadece senin elinde. Yalnızca kitaptaki karakterlerin zamanını değil benim zamanımı da duman adamlardan kurtardın Momo, teşekkürler
  • Ayna geri geldiği zaman, güzel, çirkin, ilginç, sıkıcı, artık önüne ne geldiyse hepsini prensesin önüne döker, o da hoşuna gidenleri alır, gitmeyenleri dereye atıverirmiş. Hayaller de yeryüzünün akarsularında yüzerek geldikleri yerlere dönerlermiş hemen. İşte bu yüzden ne zaman bir suyun yüzeyine baksak, orada kendi hayalimizi görürüz.
  • 304 syf.
    ·7 günde·Puan vermedi
    Modern çağı masalsı bir dilde eleştiren Momo, okuyucuya çok güzel mesajlar veriyor. İnsan olmanın gerçek anlamıyla günümüzdeki kullanımı arasındaki farkları, zamandan tasarruf yapalım derken aslında zamanı ne kadar savurduğumuzu anlatıyor. Bana okurken In Time filmini hatırlattı.
  • 304 syf.
    ·2 günde·8/10
    "Zamanı verimli kullanmak mı yoksa mutlu olacağın şekilde mi kullanmak?" sorusuna cevap veriyor bu kitap. Hani denir ya, sürekli bir koşuşturmaca, nereye gidiyoruz diye. Evet, nereye gidiyoruz. Zamanımızı hep bir şeylere yetişmekle harcıyoruz. Tebessüm etmeye bile vakit bulamaz hale geliyoruz. Peki bunun sebebi ne? Duman adamlar :d Zamanımızı çalanlardır ve bunlarla Momo adlı küçük kızımız mücadele eder. Çocuk öyküsü gibi dursa da büyükler için yazılmış.

    Bu kitabı okurken "Vanishing Time: A Boy Who Returned" filmini hatırladım sürekli. Gizemli bir su göletinden bir yumurta bulur üç arkadaş. Bu yumurta kırılınca içinde zamanı çalan bir yaratık çıkar. Üçü haricinde her şey donmuştur, zaman çalınmıştır çünkü. Başta eğlenceli gelir her şey bu üç arkadaşa. Gönüllerince gezerler, yerler içerler, giyerler ama bir süre sonra sıkılmaya başlarlar. Yaşadığın mutluluğu birileriyle paylaşmadıktan sonra o mutluluğun bir anlamı olmuyor, bunu farkediyorlar. Mutluluk denen bir şey olmuyor. Bu kitap ile bu filmin anlatmak istediği şey aslında bu. Çocuklarla zaman geçirmek, beraber oyun oynamak, kuşlara yem atmak, kitap okumak, müzik dinlemek, gezmek, sohbet etmek, akraba arkadaş ziyaretlerinde bulunmak... Eğer yapmaktan mutluluk duyuyorsanız bunları yapmaktan vazgeçmeyin. Vazgeçtiğiniz an, o zehirli hastalık size de bulaşır. Yani can sıkıntısı hastalığı^^