• 304 syf.
    ·Beğendi·Puan vermedi
    Momo'nun gözünden dünyaya bakmak gibi güzel bir şey var. Momo, Gigi ve Beppo'yla olan güzel arkadaşlık grubuna katılma isteği... Yeri geldiğinde dinlemek, yeri geldiğinde anlatmak... Bazen hızlı ve heyecanlı bazen yavaş ve dingin anlatmak... Oyunlar oynamak... Ama tabi ki her şey böyle rengarenk değil, Momo'nun dünyası da grileşiyor duman adamlarla birlikte. Bazen yalnız kalıyor kıvırcık saçlı, bol ceketli, yalın ayak kızımız, biz de yalnızız onunla. Gri dünyanın rengine kavuşmasının macerasına tanık oluyoruz Momo'yla. Maceranın sonunu söylemeyeyim. Sonundan sonrasını da elbet merak ediyor insan. Bunun için de yazarımızın notunu paylaşmak isterim. "Okuyucularımın bazılarının kafasında belki bir sürü soru birkmiştir. Korkarım, bunlara yardımcı olamayacağım. Şunu açıkça belirteyim: Ben bu kitaptaki bütün olayları, bana anlatıldığı şekilde
    ve ezberimden yazdım. Kendim küçük Momo'yu veya arkadaşlarından birini tanımış değilim. Sonra ne olduklarını, bugün nasıl olduklarını da bilmiyorum."
    Notun devamı var, okumayı düşünürseniz (şiddetle tavsiye ederim:)) bakabilirsiniz.

    Kitabın içinde yazara ait çizimler de var, kitapta yazara ait bir şeyler varsa o kitaba kendimi hep daha yakın hissetmişimdir.

    Kitap çocuk kitabı olarak algılanmamalı, her yaştan kesimin okuyabileceğine inanıyorum ve kitabın gayet akıcı olduğunu da belirtmeliyim. Ben diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.

    Son olarak şunu da eklemek istiyorum, sizce de şu an gri bir dünyada yaşamıyor muyuz?
    :')
  • “Bak Momo ne oluyor, biliyor musun? Bazen önüme upuzun bir cadde çıkıyor. Öyle uzun ki insan bunun sonu gelmez sanıyor. O zaman acele etmeye başlıyorsun. Gittikçe daha çok acele ediyor insan. Her önüne baktığında yolun hiç de kısalmamış olduğunu fark ediyorsun. Daha hızlı ve daha gayretli çalışıyorsun; sonunda nefesin kesilip güçsüz kalıyorsun. Ve cadde hala upuzun bir şekilde seni bekliyor.”

    Susup biraz daha düşündükten sonra sürdürdü konuşmasını: “İnsan caddenin tamamına bakıp hemen bir karara varmamalı. Her zaman adım adım ilerlemeli. Sürekli bir adım sonrasını düşünmeli, bir adım, sonra derin bir nefes, sonra bir süpürge. İşte o zaman hayat zevkli olur. Önemli olan işini iyi yapmaktır. Öyle de olmalı. Bir de bakarsın ki adım adım bütün yolu bitirmişsin. Nasıl olduğunu anlamadan ve yorulmadan.”

    Çöpçü Beppo
    Michael Ende
    Sayfa 43 - Çöpçü Beppo
  • 300 syf.
    ·7 günde·Beğendi·9/10
    Bu kitap doğum günümde değerli bir insandan hediye geldi ve bana söyle söylemişti;"Bu kitap, yetişkinlerin de masal kitabı okuyabileceğinin kanıtıdır."
    Şimdi bakıyorum o kadar haklıymış ki okurken masal olarak değil de gerçek hayatımızdaki kendi hayal gücümüzün ürünü olan eş değer olaylar, kişiler ve nesnelerle bağdaştırıyorsunuz.
    Gigi şöhrete kapılıp giden belki de Youtuber olan bir tanıdığınız olabilir..
    Beppo ise toplumdan çok fazla alacağı olmayan kendi halinde yaşantısını sürdürüp dürüst bir şekilde hayatını devam ettiren bir tanıdığınız..
    Momo ise günümüzde pek bulunmuyor maalesef aykırıya, ayrıntıya, ayrıksıya, azınlığa tutkun da olsak sayıları oldukça azaldı bu tür kişilerin.
    Zamanımı değerli kullanmaya özen göstermeme rağmen farkında olarak heba ettiğim zamanlar da olmuyor değil.
    Bu kitabın ardından zamanın için tekrar hesaplamalar düzenlemeler yaparak yaşamımı idame ettirmeye devam edeceğim.

    O ne efsane bir zaferdi bir karıncanın koskaca file kafa tutması gibi bir durumdu.
    Elveda Momo güzel insan!
  • "Bak Momo," derdi, "ne oluyor, biliyor musun? Bazen önüme upuzun bir cadde çıkıyor. Öyle uzun ki insan bunun sonu gelmez sanıyor."
    Beppo bu kadarcık laftan sonra bile önüne bakarak bir süre susar, sonra devam ederdi: "O zaman acele etmeye başlıyorsun. Gittikçe daha çok acele ediyor insan. Her önüne baktığında yolun hiç de kısalmamış olduğunu fark ediyorsun. Daha hızlı ve daha gayretli çalışıyorsun; sonunda nefesin kesilip güçsüz kalıyorsun. Ve cadde hâlâ upuzun bir şekilde seni bekliyor."
    Susup biraz daha düşündükten sonra sürdürdü konuşmasını: "İnsan caddenin tamamına bakıp hemen bir karara varmamalı. Her zaman adım adım ilerlemeli. Sürekli bir adım sonrasını düşünmeli, bir adım, sonra derin bir nefes, sonra bir süpürge. İşte o zaman hayat zevkli olur. Önemli olan işini iyi yapmaktır. Öyle de olmalı."
    Uzun bir süre susup yeniden konuşmaya başladı: "Bir de bakarsın ki adım adım bütün yolu bitirmişsin. Nasıl olduğunu anlamadan ve yorulmadan."
    Michael Ende
    Sayfa 43 - Pegasus Yayınları
  • 304 syf.
    ·13 günde·9/10
    Yetişkinler ve Çocuklar İçin Bir Değişik Masal Momo
    Momo nereden geldiği bilinmeyen küçük bir kızdır. Tiyatro harabesine yerleşir ve herkes Momo'ya yardım eder. Kimi yemek getirir kimi kıyafet getirir kimi de Momo'nun tiyatro harabesinde sığındığı evini tamir eder. Zamanla da herkesle arkadaş olur Momo. Momo çok iyi bir dinleyicidir. Hatta öyleki kentte yaşayan birçok insanın sorununu sadece dinleyerek çözmüştür.Herkes Momo'yu çok sever.Hatta kentte artık "afiyet olsun" ya da "her şey gönlünce olsun" gibi kalıplaşmış bir cümle türemiştir "Git bir Momo'ya uğra!". Çocuklar da Momo'yla oynadıkları oyunlardan ayrı bir tat alırlar. Momo'nun iki çok iyi dostu vardır. Çöpçü Beppo ve hikayeci Gigi.
    Gel zaman git zaman ortaya Zaman Tasarruf Şirketinden olduklarını söyleyen "duman adamlar" denilen hayaletimsi topluluk ortaya çıkar. Bu duman adamlardan biriyle karşılaşır Momo ve duman adam Momo'nun dinleme yeteneği karşısında gerçekleri ağzından kaçırıverir. Momo ve arkadaşları duman adamları yenebilecek mi dersiniz?

    Kitabın başlarında yazarın babasının sürrealist olmasından etkilendiğini ve kitabın imgelerle dolu olduğunu düşünüyordum. Ama yine de imgeler kafamda oturmuyordu bir türlü. Kitapta sonlara geldikçe girdap gibi çekti içine. Son 30 sayfada hikayenin sonuç kısmına girilmesini sevemedim. Yazarların giriş kısmını uzun uzun anlatıp son sayfalarda gelişme ve sonucu sıkıştırmasını hiç sevmiyorum. Bu kitapta da öyle hissettim. Ama buna rağmen kitabın arkasına eklenen yazarın kısa son sözü beni büyüledi. Ve Hora ustayı çok sevdim. Bu kitabı 10-11 yaş ve üstü okuyabilir. Ama yetişkinler için de harika bir kitap. Hiçbir zaman sokağı ve hiçbir yerde evi diye bir yer var mıdır bilinmez ama hayalimde orası mükemmel bir yer...
    Hep denilen bir şey vardır: Takvim düzeni, saatler aynı olsa da zaman herkes için başka türlü ilerler. Herkesin hissiyatına göre ilerler. Bu bakımdan Momo'da da denildiği gibi zamanın yürekte, kalpte olduğunu görmek için harika bir roman. Keyifli okumalar kitapla kalın...
  • “Bak Momo” derdi, “ne oluyor, biliyor musun? Bazen önüme upuzun bir cadde çıkıyor. Öyle uzun ki insan bunun sonu gelmez sanıyor.”
    Beppo bu kadarcık laftan sonra bile önüne bakarak bir süre susar, sonra devam ederdi: “ O zaman acele etmeye başlıyorsun. Gittikçe daha çok acele ediyor insan. Her önüne baktığında yolun hiç de kısalmamış olduğunu fark ediyorsun. Daha hızlı ve daha gayretli çalışıyorsun; sonunda nefesin kesilip güçsüz kalıyorsun. Ve cadde hala upuzun bir şekilde seni bekliyor.”
    Susup biraz daha düşündükten sonra sürdürdü konuşmasını: “İnsan caddenin tamamına bakıp hemen bir karara varmamalı. Her zaman adım adım ilerlemeli. Sürekli bir adım sonrasını düşünmeli, bir adım, sonra derin bir nefes, sonra bir süpürge. İşte o zaman hayat zevkli olur. Önemli olan işini iyi yapmaktır. Öyle de olmalı.”
    Uzun bir süre susup tekrar konuşmaya başladı: “Bir de bakarsın ki adım adım bütün yolu bitirmişsin. Nasıl olduğunu anlamadan ve yorulmadan.”
    Başını öne eğip sözünü noktaladı: “Önemli olan da budur.”
  • HAYATI BÖYLE YAŞAMAK GEREK
    Sokağı süpürürken yavaş, fakat belli bir tempoyla çalışırdı.
    Her adımda bir nefes alır, her nefeste bir süpürge sallardı. Bir
    adım, bir nefes, bir süpürge... Böyle sürerdi. Arada bir durur,
    önüne bakarak düşünürdü. Sonra gene, adım-nefes-süpürge...
    Böylece, önünde kirli, arkasında tertemiz bir yolda ilerlerken aklına
    binbir türlü fikir takılırdı. Fakat bunlar, rüyadaki renkler gibi,
    anlatılması güç özel kokular gibi, şekilsiz, sözsüz fikirlerdi.
    İşi bittikten sonra Momo'yla otururlarken düşüncelerini ona
    aktarırdı. Momo kendine özgü dinleyişi ile onu dinlerken Beppo'nun
    dili çözülür ve sözcükleri yerli yerine otururdu:
    "Bak Momo" derdi, "Ne oluyor, biliyor musun? Bazen önüme
    upuzun bir cadde çıkıyor. Öyle uzun ki, insan bunun sonu gelmez
    sanıyor."
    Beppo bu. Bu kadarcık laftan sonra bile önüne bakarak bir
    süre susar, sonra devam ederdi:
    "O zaman acele etmeye başlıyorsun. Gittikçe daha çabuk...
    Her seferinde önüne baktığında yol kısalır gibi olmuyor. Daha
    hızlı, daha gayretli, daha korkulu çalışıyorsun; sonunda nefesin
    kesilip güçsüz kalıyorsun. Ve cadde önünde upuzun duruyor.
    İnsan böyle yapmalı."
    Susup, biraz daha düşündükten sonra sürdürdü konuşmasını:
    "Caddeyi bütünüyle görüp düşünmemeli. Hep bir sonraki
    adımı, bir sonraki nefesi ve bir sonraki süpürgeyi... Ve hep bir
    sonra geleceği... O zaman zevkli olur. Önemli olan işini iyi
    yapmaktır. Ve öyle yapmak gerekir."