En iyisi babamın yanına işe gireyim...Gerçi öncelikle babamdan onun sıradanlığı hakkında düşündüklerim için çzür dilemem gerecek ama... Olsun, özür de dileriz ağlarız da! Hatta onurumuzu çiğner sığıntı gibi de yaşarız. Yok olmadı bağrışırız çağrışırız. Yaparız, ederiz... Biz insanız... Sıradan ve mutlu insanlarız...
Ama düşünsene hayatımızı nasıl da gereksiz şeyler yüzünden acı çekerek geçiriyoruz. Doğduğumuzda ağlıyoruz. Sonra renkleri öğrenene kadar ayrı bir dert, sesleri ayrı, konuşmayı ayrı, altımızı almalarını istemek ayrı, emeklemek için ayrı dertler yaşıyoruz. Daha bunları aştığımız sıralar yürümek kavramını öğreniyoruz ve daha sonra da koşmak. Bu arada iletişim ve bilgiyi öğreniyoruz. Sevgiyi ve kıskançlığı, itilmişliği ve sosyalleşmeyi, mücadeleyi ve şefkati, rekabeti ve paylaşımı...