"Doğru sanat, insanı derin düşüncelere de
sürüklemeli, insanı sarsmalı, insanda acıma duygusu
uyandırmalı, kötülüğü protesto etmeli, insanı üzmelidir.
Ayrıca hayatın, ayak altına alınan, yok edilen, küçük
düşürülen en değerli yönlerini yeni baştan kurmak, korumak
ve kurtarmak isteğini uyandırmalıdır." Yazarın kendi sözcükleriyle de tanımlamış olduğu gibi kitap tamamen bu öğeleri taşıyordu. Ama yazarı çok daha etkili kalemiyle tanımamdan mıdır bilmem bana basit düzeyde geldi biraz. Bu denli dygulara etki etmek hedeflendiğinde daha vurucu noktalar beklerdim açıkcası. Bunun yanında efsanelere ayrı bir ilgi duyan biri olarak kitaptaki o detayı çok beğendim. Kitaptaki çocuğun bakış açısıyla yazılmış kitapları hep eğlenceli ve kıymetli bulmuşumdur, bu açıdan da hoş bir kitaptı. Kitabı okumak isterseniz bir yetişkin bakış açısından ziyade kendinizi karakterin yerine koyarak okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar....
Kitaba biraz ön yargılı başladığımı söyleyebilirim, çok ağır bir dili olacağı noktasında. Açıkçası hiç de öyle bir kitap değildi. Olay örgüsü pek heyecan yaratmasa da vurucu noktaları olduğunu söyleyebilirim. Karakterin iç içe geçen örgüsünde entegre ettiği "babasızlık" düşüncesi tüm hikayenin temel taşı diyebilirim. Okurken büyülenmedim ama beni etkileyen yönleri oldu, sanırım iki farklı efsanenin hikayeyle örtüşmesini sağlayan benzer yönlerinin kurulması vb. birkaç durum sizin de dikkatinizi çekecektir. Okumayı dinleyenler için keyifli okumalar...