"...Belki de bütün şanlı titanlar, görkemli devler ve siz kudretli tanrılar, yani bütün ölümsüz varlıklar, insan denen o ölümlü varlığın hayalleriyiz. Belki de bizi yaratan onların zihinleridir, akıllarıdır, rüyalarıdır. Belki de onların inancı olmasa biz olmayız, belki de onların duaları olmasa gücümüzü kaybederiz. Küçümsemeyin onları yüce Zeus, gizemli bir yan var bu insan denen mahlukta, karanlık bir taraf."
Fakat Türkler bunlara hakikat diye bakıyor, buna karşılık kendi geçmişini anmıyor, kendisini hesaba katmıyor, kavm-ı necîb-i Arab'ın mefahirini bütün yalan dolanlarıyla kabul ediyordu.
Bir başka zaman ise, "Bir kanat ucunuzdan diğerine kadar tüm bedeniniz, düşündüklerinizden başka bir şey değil," diyecekti. "Düşüncelerinizin zincilerinden kurtulun ve bedeninizin zincirlerini kırın."