Tutunamayanlar, Oğuz Atay’ın postmodern anlatım teknikleriyle yazdığı Türk edebiyatının önemli eserlerinden. Bireyin toplum içindeki yalnızlığını, uyumsuzluğunu ve varoluşsal bunalımını işler. Tutunamayanlar, sisteme uyum sağlayamayan, dışlanmış veya kendi iç dünyasında kaybolmuş insanların hikâyesini anlatırken, toplumun dayattığı normlara da sert bir eleştiri getirir. Hatta hiç noktalama işareti kullanılmadan soluksuz bir 76 sayfa vardır. Ancak, bu kitabı okumak haftalarınızı, aylarınızı alabilir çünkü şahsi fikrimce bu kitabın yazım amaçlarından birisi tek çırpıda okunabilecek olması değil gerek anlatım teknikleriyle gerekse seçilen kelime/cümle kurgusuyla “Tutunamayanlar” ı içselleştirerek özümsemektir.
“Basil Hallward, ben olduğumu sandığım kişidir; LordHenry dünyanın ben sandığı kişidir; Dorian ise benim olmak istediğim kişidir, belki başka bir çağda..."(Wilde)