Zére ayrıca, büyüdüğü köyde, insanların birbirinden ayna istemesinin ayıplandığını, hatta bunun hakaret sayıldığını söylemişti. Çünkü yaşadığı yerdeki insanların birbirine ayna olduğu; aynanın, dürüst zamanlardan gelmeyen, yalana bulaşan insanların icadı sayıldığını sözlerine eklemiş, annesi Hâtun'un da sürekli bunu tekrarladığını belirtmişti.
Bir ülkede kanunların, hakimlerin, mahkemelerin ve bunlar vesilesiyle yargılamaların olması; o ülkede, hukuk mekanizmasının yerinde işlediğinin kanıtı olabilir mi tek başına? Yapılan yargılama,
"Beyim diyor, bizim yolumuz, köprümüz, çeşmemiz yok; kitaplığı ne yapacağız? Anlatıyorum ona: Eğer kitaplığınız olursa, yolunuz, çeşmeniz, köprünüz de olur!"
İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 18. kitap oldu. Bu kitap, görünmezlik fikrinin ilk defa ortaya atıldığı ve işlendiği kitap olarak bilimkurgu alanında son derece önemli bir yere