Bu kelamı analiz edebilmemiz için öncelikle kavramlarımızı eşitlememiz gerekir diye düşünüyorum. Yüce Mevlana'nın bahsettiği Aşk ile günlük hayatta adına aşk dediğimiz ancak belki sevgi dahi olmayan takıntı, arzu ve dürtülerin aynı şey olmadığını kabul etmeliyiz. Mevlana'nın aşk kavramının beşerde de bir yansıması vardır; eğer sevdiğini hiçbir karşılık beklemeden ssevebiliyorsa şayet.Aşk'ın kıymeti zannımca, kişiyi kendi benliğinden geçirip yüce duygularla hemhal edişindedir. Mevlana'nın anlayışında kainatın yaratılma sebebi de Aşk'tır. Leyla'dan Mevlâ'ya çıkaran bir merdivendir Aşk.Sonra da ortalıkta kendinden başka hiçbir şey bırakmayan.
"Sadece sen kalacaksın, biz hepimiz gidince"
Bazı kitaplar vardır ki aslında insanın hayat güzeranı içinde yaşayacağı ve hangi duraklardan geçeceğine dair birşeyler fısıldamak için sırada bekler sanki insanı..Amak-ı hayal beni sırası gelmeden daha tabiri caizse ön sıralara kaynak yaparak bulmuş bir kitap.. o yüzden hakkını veremediğimi düşündüğüm bir nevi tamam okudum geç dediğim bir kitaptı..
Sizden üst boyutta olan bir insanın söylediği ama sizin idrak edemediğiniz cümleler sanki başka bir dilden konuşuyor gibi gelir ya insana işte ilk anda bende öyle oldum..kelimelerin ve anlatılanların büyüsünden sıyrılıp bırakamadım da..okudum müthiş bir tad bıraktı ama tam anladım mı o esnada hayır..
Raci ile Aynalı baba.. mezarlıkta bir fincan kahve bazen de ney le gelen o lahuti sesin büyüsüyle Racinin Aynalı Baba yla olan manevi katmanlardaki yolculuğu..soğan gözlü adamlardan tutun hiçlik tepesine yolculuğu ve meydan savaşında Aşk ın ve diğer duyguların kıyasıya dövüşü..alıır götürür insanı..
Ben bu kitabı okuduktan ve anlamadıktan yıllar sonra akraba ortamında eskaza bu muhabbetin açıldığı Aynalı Baba'nın hayali bir şahsiyet olmadığını ve İstanbul'da yaşamış olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım..hatta ortaöğretim seviyesinde olup da insan olmanın kaygısını manen çeken akrabalarım ''aa nasıl anlamadın sen o kitabı yahu'' dediklerindeki hissiyatımı ise tarif edemem.. bazı yollar akılla alınmıyor.. kalple devam etmek gerekiyor..bunu anladığım ilk kitap..
o gün bugündür sıradaki kitapları okur ama bi kenardan melül melül bakan Amak-ı hayali tekrar okumaya cesaret edemem.. kimbilir belki de hayalin derinliklerinde bir raci olmayı hala göze alamıyorumdur..
Sıkıntı ve bunalımın, küfrün en yüksek olduğu dönemlerde iman da adaletin tecellisi olarak en yüksektedir. Bu sebepledir ki Raci'nin en alası bu dönemlerde olunur. Zira yazarın girişte de bahsettiği gibi kıyamete dek Raciler yetişmeye devam edecektir. Raci olunmaz evet en az bir Raci olunur. Mesele kendia Aynasını bulabilmekte.