Kahramanımız bir yolculuk sırasında yaşlı bir kadınla tanış. Kadın korkmuştur ancak güçlü bir şekilde şüphelerini anlatır. Yaşadığı yerdeki ölümlerle ilgili olan şüpheleri karakterimizin ilgisini çeker ancak çok da üzerinde durmaz. Daha sonrasında gördüğü bir haberde kadının trafik kazasında öldüğünü görür, cinayet şüphesini polislere anlatacağı gün kadın ölmüştür. Bunun da bir cinayet olması fikri, karakterimizin bu konuyu araştırmasına neden olur? Katil her zaman beklenen bir profil çizmez. Bazen bir çocuk, bazen bir hasta, bazen bir zengin, bazen bir yaşlı katil olabilir. Peki bu hikayede katil hangisi?
Çok teşekkür ederim aynı dönemde okuduğum başka bir agahta cristie romanıyla karışmış, bahsettiğim kitap Zehri Kim Verdi aslında. Düzelttiğiniz için tekrar teşekkür ederim 🙏
Michael Ende 'nin, 1979 tarihinde kaleme aldığı bilinen, çocuk kitabı gibi görünse dahi, bence her yaşa hitap eden, yetişkin dünyasını minik öykülerle,kocaman Fantazya'ya götüren, derin bir fantastik roman..
Okurken sizi çocukluğunuza götürecek, Bastian'ın saklandığı tavan arasındaki toz kokusunu ve gizli işler çevirmenin heyecanını hissettirecek olan
Bitmeyecek Öykü 'de satırlar arasına saklanmış öyle güzel hayat dersleri var ki..
Michael Ende , "hayatta sevmekten, sevilmekten, olduğun gibi görünmekten, kendin olmaktan ve kendini olduğun gibi sevebilmekten, sevdiklerinden, seni 'sen' olduğun için sevenlerden daha kıymetli bir şey yok" demiş mesela. "Gerçek dostlarının değerini" bil demiş. "Hayal gücün sahip olduğun en güzel şey" demiş. Ve bütün bunları öyle nasihat vererek değil, çeşit çeşit yaratıkların bulunduğu, heyecan, gizem, sır dolu Fantazya'ya yolculuğuluğunuzda anlatmış ki unutmanız mümkün değil.
Demem o ki,yaşınız ne olursa olsun okuyun
Michael Ende 'nin, 1979 tarihinde kaleme aldığı bilinen, çocuk kitabı gibi görünse dahi, bence her yaşa hitap eden, yetişkin dünyasını minik öykülerle,kocaman Fantazya'ya götüren, derin bir fantastik roman..
Okurken sizi çocukluğunuza götürecek, Bastian'ın saklandığı tavan arasındaki toz kokusunu ve gizli işler çevirmenin heyecanını hissettirecek olan
Bitmeyecek Öykü 'de satırlar arasına saklanmış öyle güzel hayat dersleri var ki..
Michael Ende , "hayatta sevmekten, sevilmekten, olduğun gibi görünmekten, kendin olmaktan ve kendini olduğun gibi sevebilmekten, sevdiklerinden, seni 'sen' olduğun için sevenlerden daha kıymetli bir şey yok" demiş mesela. "Gerçek dostlarının değerini" bil demiş. "Hayal gücün sahip olduğun en güzel şey" demiş. Ve bütün bunları öyle nasihat vererek değil, çeşit çeşit yaratıkların bulunduğu, heyecan, gizem, sır dolu Fantazya'ya yolculuğuluğunuzda anlatmış ki unutmanız mümkün değil.
Demem o ki,yaşınız ne olursa olsun okuyun
Kitap insanların bazı zor şartlar altında ne kadar kötüleşebileceğini anlatmakla birlikte bana kalırsa çok ahlaksızca ve hoş olmayan şeyleri çok normal bir üslupla da anlatıyor. Hiç beğenmedim. Ödediğim paraya da okuduğum zamana da acıdım açıkçası. Çok beğenilen bir kitap biliyorum ama benim şahsi düşüncem bu içerikte bir kitabın okunmaması gerektiği yönünde. Herkesin fikrine saygım var ancak benim fikrim bu yönde. Ben yarım bıraktım. Tamamlamayı da düşünmüyorum.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,7bin okunma
Gerçekten ben de beğenmedim bitirmek için zorluyorum kendimi ama yazarın bazı şeyleri normalmiş gibi anlatmasını insanın sinirini bozuyor.Özellikle 3.cü koğuştaki erkeklerin kadın istedikten sonra yaşanılanları yada doktorun karısını aldatması.Çok sinir oldum
O yüzden yarım bıraktım. Birinin daha aynı fikirde olduğunu bilmek güzel. Fahrenheit 451 gibi hayvan çiftliği gibi güzel distopyalar da var. Fareler ve insanlar gibi şahane romanlar da. İnsanların ne kadar kötü olabileceği, koşulların insanları ne hale getirebileceği farklı şekillerde de anlatılabilir.
“Kitap okumayan insanlar antrenman yapmayan sporculara benzer; kaslar zamanla hamlaşır ve yeteneklerin bir önemi kalmaz.
Oysa okuyanlar sizi dinlerken bilmeye değil, anlamaya çalışırlar. Daha naif olurlar. Bir konuda fikirlerini birkaç yazarın kaleminden çıkma cümlelerle harmanlayıp öyle sürerler sofraya… “
Yeni okuduğum Eyvallah Seyyah kitabından küçük bir alıntı. Bu cümlelerden sonra paylaşması çok anlamlı geldi. 😊 Allah hep okuyan, paylaşan, güzel konuşan, kitap konuşan insanlardan olmayı nasip etsin.