''Sevgili bayan Milena, size Prag'tan sonra Meran'dan yazmıştım. Karşılık vermediniz. Gönderdiğim o pusulacıklara karşılık beklemem yersiz,biliyorum. Yazmadığınıza bakılırsa iyi olmalısınız. Bizler çoğunlukla iyi olduğumuz zaman susarız.''
...
''Karşılıklı kapıları olan bir odadayız sanki; ellerimiz kapı tokmaklarında, karşıkinin bir göz kırpışı berikini kaçırmaya yetiyor; hele bir söz edecek olsa, öteki kapısını kapamış gözden yok olmuştur, biliyorum. Açacak kapıyı gene elbet, bu öyle bir oda ki, bırakılamaz belki de. Biri ötekine benzemese bu kadar, rahat olsa, ötekine bakmıyormuş gibi davransa… odayı düzene sokacak yavaş yavaş, herhangi bir odaymış gibi; ama hayır, o da kendi kapısının önünde öteki gibi davranıyor… Kimi vakit ikisi de kapının ardına kaçmışlar ve bu güzel oda bomboş kalıyor.''
...
''Seninle olsam, ne kolay bir yaşamım olacak -çılgınlık! Nasıl dokunabilirim bu konuya?- Bakışlarla konuşurduk yalnız. Oysa şimdi, hiç değilse yarına kadar beklemek zorundayım mektubumun cevabını.
Yanlış anlama Milena, sev beni.''
Franz Kafka - Milena'ya Mektuplar