Pâl sokağı çocukları'nın üstüne titredikleri, o kadar acıyla korudukları, kahramanca savundukları bu toprak parçası şimdi içinde evler olan kışla gibi bir binayala doldurulacaktı. Hem de sonsuza kadar...
Jânos Boka gözlerini sıraya dikmiş düşünüyordu. Basit çocuk ruhunda derinden derine bir şeyler değişiyordu: Hayata dair, hani içinde hepimizin bazen kederli, bazen neşeli köleler olduğumuz hayata dair, bazı gerçekleri kavramaya başladığını hissediyordu.
Fatih bu şehir için surlara dayandığında, son Bizans İmparatoru Kostantin kaçmak yerine savaşarak ölmeyi tercih etmiş, nitekim öyle de olmuştu. Simdi fatih'in torunları, bu kadim şehri kurşun bile atmadan düşmana bırakıyordu. Ne hazindir...
Enver... Yıllar önce Halep'te karşı karşıya geldiği Mustafa Kemal'e "sen lazımsın!" demişti. Şimdi de günü geldiğinde hakkı, hak edene teslim etme erdemini gösterdi.