Çünkü her günah kişiye hayat yolunda vakit kaybettirir. Her günah insandan bir şeyler alıp götürür. Bazen çok huzurlu kılınan namazları yok eder, bazen insanın masumiyetini, bazen kalp dinginliğini alt üst eder, bazen güzel dostlukları bitirir. Anlık zevkler uğruna yaşadıkları kayıpları fark edenler vakit kaybetmeden takvalı bir yaşam modeline geçmeye niyet ederler. Resulullah Aleyhisselam bu bakış açısını şu örnekle anlatmıştır: "Mümin, işlediği küçük bir günahı tepesinde dikilip üzerine düşeceğinden korktuğu bir dağ gibi görür. Buna karşılık günahı kanıksamış kimse onu burnunun üzerinden geçen sinek gibi kabul eder.”
| Buhari
Çünkü inançsızlığın anlamsızlığı ve bunalımı getirdiğini görüyoruz. İnsanoğlu ancak inanca tutunarak kurtulabilir, rasyonalist bir mantıkla buldukları ona boşluktan, cinnetten ve anlamsızlıktan başkasını getiremez. Çünkü o sadece maddeden ibaret bir varlık değildir, bir de ruhu vardır. Sadece akıldan ibaret değildir, bir de kalbi vardır. Ruhunun ve kalbinin arayışları, ne kadar geçiştirse, ne kadar engel olsa ve ne kadar reddetse de yine karşısına çıkmaya devam edecektir.