ama beni kahredişini unutmamak nastyenka! senin o berrak, lekesiz mutluluğuna kara bir bulut gölgesi düşürmek; duyduğum acıdan yakınarak yüreğine dert olmak, onu gizli pişmanlıklarla sızlatmak, en mutlu anlarda bile bir parça üzüntüyle çarpmasına neden olmak; onunla kol kola rahibin huzuruna yürürken o kapkara buklelerine tutturduğun narin çiçeklerin bir tanesini bile kırma ihtimali…ah, asla, asla! senin göğün hep berrak olsun, tatlı gülüşündeki ışıltı ve dinginlik hiç eksilmesin; bir başka yalnız, minnettar yüreğe bahşettiğin o bir anlık mutluluk ve neşe için talihin hep açık olsun!
tanrım! bir anlık mutluluk! koskoca bir ömürde az şey mi?..
…sizi öyle severdim, öyle severdim ki, siz onu sevseniz, o tanımadığım adamı sevmeye devam etseniz bile aşkımın ağırlığını hissetmezdiniz.tek hissedeceğiniz, her an tek duyacağınız, yanı başınızda çarpan mutlu mesut bir kalp, sizin için yanıp tutuşan bir kalp olurdu…ah nastyenka, nastyenka! bana neler yaptınız böyle!..
şimdi tıpkı onun yanına, tavan arasına çıktığınız zamanki gibiyim. hatta o halinizden de kötü nastyenka, çünkü o başkasını sevmiyordu o sırada, oysa siz seviyorsunuz.