1000Kitap Logosu
Mustafa BAKIRHAN
Mustafa BAKIRHAN
Mustafa BAKIRHAN
TAKİP ET
Mustafa BAKIRHAN
@mstfbkrhn
Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik okudu Medeniyet Üniversitesi Tarih okuyor ALAYINA İSYAN Gariban bir atın tüyleri diken diken eden ibretlik hikayesi
İSTANBUL
GİRESUN
1248 okur puanı
11 Ağu 2017 tarihinde katıldı.
345
Kitap
122
İnceleme
2.198
Alıntı
55
İleti
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Sabitlenmiş gönderi
Türkiye'de Türklük, İslamiyet ve Cumhuriyetle barışık o kadar çok bilim insanı var ki niye hep Türklük, İslamiyet ve Cumhuriyetle kavgalı olanlar ön planda anlayamıyorum. Türk genci bu statükoyu yıkmak ve Türklük, İslamiyet ve Cumhuriyet değerlerini zirveye çıkarmak zorundadır.
1
58
Mustafa BAKIRHAN
bir alıntı ekledi.
16. koğuştaki Dev-Solcular, C 3'te kalan Bedri Yağan taraftarlarının hücresini basıp, tabancalarla Erdoğan Eliuygun'u infaz etmişlerdi. Koğuş temsilcimizin dediğine göre, Eliuygun da tabancayla ateş ederek, Dev-Solculardan birini yaralamıştı. Hapishane içinde karakol basar gibi bu kez koğuş basılmıştı.
Aytekin Yılmaz
Sayfa 46 - İLETİŞİM YAYINLARI
3
Mustafa BAKIRHAN
bir alıntı ekledi.
Sorgul, yaklaşık dört ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. Duyduk ki dışarı çıkar çıkmaz tekrar dağların yolunu tutmuş. Uzun bir dönem haber alamadım kendisinden. Yıllar sonra ben bir başka hapishanedeyken, onun dağda örgüt içinde infaz edildiğini duydum.
Aytekin Yılmaz
Sayfa 29 - İLETİŞİM YAYINLARI
8
Mustafa BAKIRHAN
bir alıntı ekledi.
Osman Tim, poliste çözüldüğü ve halkına ihanet ettiği için öldürüldü, denilmişti. Örgütün yaptığı açıklama bu yöndeydi. Şimdi de poliste direnen Sorgul’un trajik hikâyesine bakalım. Sorgul'la Osman Tim aynı dönemde dağa çıktılar, ayni örgüt görevlendirmesiyle İstanbul'a gönderildiler ve aynı operasyonda yakalanıp, Bayrampaşa hapishanesine birlikte getirildiler. Aralarındaki tek fark, birinin polis sorgusunda çözülmüş olması, diğerinin ise direnmiş olmasıdır.
Aytekin Yılmaz
Sayfa 27 - İLETİŞİM YAYINLARI
12
Mustafa BAKIRHAN
bir alıntı ekledi.
Bayrampaşa örgütünün Osman için hazırladığı, İhanete Özgürlük İstenmez! kitabından yaklaşık bir yıl sonraydı, Yalçın Küçük’ün Abdullah Öcalan'la yapmış olduğu, Kürt Bahçesinde Sözleşi adlı kitabı yayınlandı. Kitabın bir yerinde Osman Tim'in öldürülmesiyle ilgili kısa bir değerlendirme geçiyordu. Yalçın Küçük o dönem, yani Osman'ın öldürüldüğü gün, İstanbul Emniyeti'nde gözaltında olduğunu yazmış ve sorguda polislerin kendisine, “PKK’yi savunuyorsun ama bak PKK Bayrampaşa Cezaevi'nde, dün gece yanlış birini öldürdü” dediklerini aktarıyordu. Yalçın Küçük birkaç gün sonra serbest bırakılır. Osman Tim olayının izini sürer ve böyle bir cezalandırmanın gerçek olduğunu anlar. Adı geçen kitabında bu konudan bahseder. Bu kitabı başka bir hapishanede okudum ve Osman için bir kez daha üzüldüm. Polisin her dediğine inanacak biri değildim ama ya dedikleri doğruysa... Yani eğer Osman öldürülen yanlış kişiyse, o operasyonda yakalanan doğru kişi kim? Aklıma ilk gelen, Osman'ı yakalatan kişi oldu ama ben Yalçın Küçük'ün kitabını okuduğumda o kişi Bayrampaşa örgütünde yönetici olmuştu.
Aytekin Yılmaz
Sayfa 23 - İLETİŞİM YAYINLARI
8
Mustafa BAKIRHAN
bir alıntı ekledi.
Parti kararı sonucu bir yoldaşımız infaz edildi. “Poliste çözülmenin cezası ölüm mü olmalı?” sorusunu sormak istiyordum ama muhatabım yoktu. Osman'ın öldürüldüğü günün ertesi, örgüt yeni bir karar aldı. “Artık bundan böyle Osman’ın durumu hiçbir biçimde konuşma ve tartışı ma konusu edilmeyecek!” denildi. Osman'ın ölümüyle birlikte ortamımıza örgüt korkusu hâkim olmuştu. Özellikle polis sorgularında çözülenler için durum daha bir çekilmez olmuştu.
Aytekin Yılmaz
Sayfa 22 - İLETİŞİM YAYINLARI
3
Mustafa BAKIRHAN
bir alıntı ekledi.
Daha sonraki günlerde öğrendik ki hapishane örgütü Osman'ın kaçma girişimini fazla abartarak aktarmış üst örgüte; “Kaçıp devlete sığınacak, itirafçı olacak, bu da örgüte yeni bir darbe olabilir!” öngörüsünde bulunmuşlar. Merkez örgüt Osman'ın çözülmüş olmasını da dikkate alarak infaz kararı alıyor. Osman'ın ölü bedenini hapishane koridorunda eski bir devlet battaniyesine sarılıyken gördüm. Ayakları dışarıda kalmışti. Kanı çekilince ayak tabanları bembeyaz olmuştu. Her zaman yoğunca gidip gelenlerin olduğu hapishane koridorunda hiç kimse yoktu. Gardiyanlar haber verilince gelebildiler ancak. İnfaz yapıldıktan sonra örgüt, C Blok'ta bulunan tüm örgütlere bildiriyor Osman'ın öldürüldüğünü. Ne o gün ne de sonrası hiçbir örgüt bir tepkide bulundu. Örgütün iç meselesi denilip geçildi. Hapishane idaresi ise Osman'ın koğuşta bir ranzaya hapsedildiğini, kurbanlık koyun gibi bekletildiğini biliyordu. Sabah ve akşam, günde iki kez sayım yapan gardiyanlar görüyorlardı Osman’ı. Ama buna rağmen hiçbir girişimleri olmadı. Çok sıradan bir olay gibi karşılanmıştı.
Aytekin Yılmaz
Sayfa 21 - İLETİŞİM YAYINLARI
2