"Ne diye insanlar tanrılardan bilir birçok şeyi!
Sanırlar bütün belalar bizden gelir,oysa kaderin dışında acı yağar başlarına kendi kendileri, kendi taşkınlıkları,
Yani kadının incindigi, eksik akıllı, zayıf ve aşağılık bir varlık olarak görüldüğü ve köleleştirildiği dönemi hatırlatan gelenek ve renklerden azede olması söz konusu. Burada ise, kadının özgürlüğü;elbiseden,örtüden ve geleneksel süs ve takılardan kurtulması ve kadının sömürgeci mallarının satıldığı bir tüketim pazarı olması demektir. Halbuki gerçekte bu özgürlüğün, kadının bilinç,ruh, kültür,idrak gücü, dünya görüşü, devrimci düşünce ve olması gereken değişimiyle hiçbir ilgisinin olmadığı açıktır. ..
Demek sürümden kazanıyorlar. Herşeyi ne kadar pahalı hale geldiği göz önünde bulundurulursa... Anlaşılan her şey yükselirken hayatın değeri düşüyor. İnsanlık tarihinde ölüm bedelinin hiç yüksek tutulmamasına, yirminci yüzyılda ise fahiş derecede ucuz olmasına rağmen. Evet evet, sürüme güveniyorlar herhalde.