Bu kitap, 1927-1931 yıllarında ilkokulların 3., 4. ve 5. sınıflarında okutulan din dersi kitaplarının derlemesidir. Yazarı olan Abdülbaki Gölpınarlı, her kitabı okunası, alim bir insandır (diğer kitaplarını da tavsiye ederim). Bu kitapta, yeni cumhuriyetin gençlerine akıl süzgecinden geçmiş bir din tasviri yapılmış. Mucizevi olaylar, menkıbeler bilinçli olarak yazılmamış ve bunları anlatan "imparatorluk dönemi" din adamlarının kötülüğüne de sürekli atıf yapılmış. Din adamlarının saf halkı sürekli sömürdüğü tezi gençlere öğretilmeye çalışılmış. Bugünkü din algısından çok daha akla yatkın bir görüş yansıtılmış. Merak edenler için şunu da söyleyebilirim; Türkçe ibadet-ezan, Ehl-i Beyt hakkındaki görüşler ve İslamın temel ilkeleri konusunda da kısaca bölümler var. Haksız şekilde "dinsizlik"atfedilen bu dönem için kullanılmış ders kitabını okumak, dönem hakkındaki fikirlerinizi değiştirebilir.

Moiz Efendi, bir alıntı ekledi.
01 Mar 16:13 · İnceledi

Cahil hocalar, Müslümanların zenginlerinin fakirlerine yardım etmesi, bütün milletin arasında fakir kalmaması için konulan zekat, fitre gibi din vergilerini hiçbir kimseye en küçük bir faydaları dokunmadığı halde kendileri alırlar, hayır cemiyetlerine verdirmezlerdi.

Cumhuriyet Çocuğunun Din Dersleri Atatürk Dönemi Ders Kitabı, Muallim Abdülbaki GökpınarlıCumhuriyet Çocuğunun Din Dersleri Atatürk Dönemi Ders Kitabı, Muallim Abdülbaki Gökpınarlı
Moiz Efendi, bir alıntı ekledi.
01 Mar 15:55 · İnceledi

Fakat ne yazık ki çocuklar, bu dini ellerinde kazanç vasıtası yapan adamlar, kendi menfaatları için bütün milleti kör bırakmaya razı olurlar. Aydın Türk evlatları, tabii bunların ne kadar cahil ve sefil adamlar olduklarını bildiklerinden, yanlarından çekildiler. Camilerde hiçbir şeyden anlamayan zavallı ve saf halk kaldı. Bunlar da harfi harfine ezberledikleri, manasını anlamadıkları Arapça lafları bülbül gibi okurlar, yahut da hocaların kendi dillerinden olmayan laflarını dinleyeceğiz diye uykuya dalarlardı.

Cumhuriyet Çocuğunun Din Dersleri Atatürk Dönemi Ders Kitabı, Muallim Abdülbaki GökpınarlıCumhuriyet Çocuğunun Din Dersleri Atatürk Dönemi Ders Kitabı, Muallim Abdülbaki Gökpınarlı
Moiz Efendi, bir alıntı ekledi.
01 Mar 15:52 · İnceledi

Yoksa öyle Cumhuriyet'ten evvelki zamanlarda olduğu gibi, bir köşeye çekilip gece gündüz ibadet etmek, kimseye faydası dokunmamak, Müslümanlık değildir.

Cumhuriyet Çocuğunun Din Dersleri Atatürk Dönemi Ders Kitabı, Muallim Abdülbaki GökpınarlıCumhuriyet Çocuğunun Din Dersleri Atatürk Dönemi Ders Kitabı, Muallim Abdülbaki Gökpınarlı
Moiz Efendi, bir alıntı ekledi.
01 Mar 15:51 · İnceledi

Allah'a en büyük ibadet, onu sevmek, hayırlı bir insan olmak, milletimize, vatanımıza, hükümetimize, sonra da bütün insanlara faydamızın dokunmasıdır. Yoksa namaz kılmak, oruç tutmakla hiç kimseye bir hayır etmiş olmayız.

Cumhuriyet Çocuğunun Din Dersleri Atatürk Dönemi Ders Kitabı, Muallim Abdülbaki GökpınarlıCumhuriyet Çocuğunun Din Dersleri Atatürk Dönemi Ders Kitabı, Muallim Abdülbaki Gökpınarlı
Moiz Efendi, bir alıntı ekledi.
01 Mar 15:47 · İnceledi

Müslümanların Allah'a ibadet için toplandıkları yerlere "cami" denir. Cami, okul gibi hepinizin, bütün milletin malıdır. İçindeki eşya da öyledir.

Cumhuriyet Çocuğunun Din Dersleri Atatürk Dönemi Ders Kitabı, Muallim Abdülbaki GökpınarlıCumhuriyet Çocuğunun Din Dersleri Atatürk Dönemi Ders Kitabı, Muallim Abdülbaki Gökpınarlı
Ruh Adam, bir alıntı ekledi.
03 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Kelam'da Yunanca "Logos" sözünün türemesinden başka bir şey değildir. (Ferit Kam: Vahdet-i Vücud, ümmet. Mat. Amire - 1331, s. 76, Şemseddin Sami: Kaamus-ı Türki, tasavvuf ve sufi maddeleri)

100 Soruda Tasavvuf, Muallim Abdülbaki Gökpınarlı100 Soruda Tasavvuf, Muallim Abdülbaki Gökpınarlı
Ruh Adam, bir alıntı ekledi.
03 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sufi yer yüzüne benzer; ona her kötü şey atılır; fakat ondan ancak güzel ve temiz şeyler biter; üstünde iyi de gezer, kötü de. Bulut gibidir sufi; her yere, her şeye gölge salar; yağmur gibidir; herkesi sular. Sufiyi, dışı bezenmiş gördün mü, bil ki içi harap olmuştur.

100 Soruda Tasavvuf, Muallim Abdülbaki Gökpınarlı100 Soruda Tasavvuf, Muallim Abdülbaki Gökpınarlı
Ruh Adam, bir alıntı ekledi.
03 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kuran-ı Kerim'de "Öyle bir Tanrıdır ki sana kitabı indirdi. Onun bir kısmı, manası açık ayetlerdir ve bunlar, kitabın temelidir. Öbür kısmıysa çeşitli anlamlara benzerlik gösterir ayetlerdir. Yüreklerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onları yormak için anlamları açık olmayan, ayetlere uyarlar. Oysa ki onların yorumu ancak Allah bilir. Bilgide şüpheleri olmayacak kadar kuvvetli olanlarsa derler ki: Biz inandık ona; hepsi de rabbimizdendir; bunu aklı tam olanlardan başkaları düşünmez" mealinde bir ayet vardır (III, 7). Anlamı açık olan ayetlere, hükümleri kesin anlamına "Muhkem", çeşitli anlamlara gelenlere "Müteşabih" denir.

100 Soruda Tasavvuf, Muallim Abdülbaki Gökpınarlı100 Soruda Tasavvuf, Muallim Abdülbaki Gökpınarlı
Ruh Adam, bir alıntı ekledi.
03 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sufilere bir kısmı dolaştığı, inancını yaymaya çalıştığı, yer yurt edinmediği için garipler ve seyyahlar anlamına "Gureba, Seyyahin", az yemeyi adet edindikleri, çok zaman aç bulundukları için açlar, açlığı kabul edenler anlamına "Cu'iyye", mala-mülke sahip olmayı hoş görmediklerinden yoksullar anlamına "Fukara", çöllerde, mağaralarda yaşadıkları, ev bark sahibi olmadıkları için mağara ehli anlamına "Şükiftiyye" gibi adlar da verildiğini kaydedelim (Avarif-ül-maarif, I, s. 231-232, Et-Taaruf li Mezhebi Ehl'it-Tasavvuf, s. 6 Taraık, s.109)

100 Soruda Tasavvuf, Muallim Abdülbaki Gökpınarlı100 Soruda Tasavvuf, Muallim Abdülbaki Gökpınarlı