Naneli Bitter profil resmi
Öğrenci
Kadın
90 okur puanı
24 Eki 2014 tarihinde katıldı.
  • İnsan bir amaç uğruna kendinden vazgeçebilir, fakat başkalarının çılgınca fikirleri uğruna değil.
    Bırak vatan için ona inananlar ölsünler...
    *Tabi bu durum Türkiye'de inananlar ve bedelliye ödeyecek parası olmayanlar şehit olur şeklinde can buluyor artık.
  • Hani hep denir ya " başlamadan bitmiş bir hikaye " diye. Bizimki de mi onlardan şimdi? Hayır, hayır. Her bitişin bir başı vardır. Oysa biz seninle başlamadan bitmeye başlamış bir hikayede dahi birlikte olamadık. Bu kimilerine göre korkaklık, kimilerine göre ise tüm dünyayı yüklenecek kadar büyük bir fedakarlık ve cesaretti. Kimilerinin düşüncesi neyi değiştirir ki? Hayat, sen ne yaparsan yap bildiğini okur ve olması gereken olur. Ne kadar da basit değil mi tek cümleye sığdırmak. Söylesene insan-İnsan dedim çünkü seni başka bir sıfata yaklaştıracak konumda değilim- hangisine daha zor? Kalana mı, gidene mi? Tüm duyguları hiçe sayıp karşılıklı susarak gitmek mi , içindekileri haykırıp cevabı beklemeden gitmek mi? Peki ya ardında kalan, kalmak eylemi gibi her şey ona mı kaldı yoksa her şey gitti ona sadece kalmak mı kaldı? Daha da zoru, düşünmekten kaçtığın şeyleri yazmak, hatta onları yaşamak için niyetlenmişken bir anda elindeki kalemi, defteri alıp gidenin sonrasında yepyeni bir defterin düzenine aşina olmaya kalktığında onun artık bu dünyada olmadığı haberini almaktır. Ya da unutmak isteyeceğin, noktalayıp yeni bir başlangıç yapabileceğin bir sonun ve dahi başlangıcının olmayışı. Ardı sessizlik, ardı ölüm, ardı gerçek...
    Ve sonra başa dönersin. Madem ki hepimiz ölüp gideceğiz bir gün ne gerek var böyle bizi gayemizden şaştıran şeylere. Sahi biz seninle böyle söylemiştik değil mi? E o zaman yolumuza bakalım hepimiz. Pardon, ağız alışkanlığı. Biz olamamış, olamayacaklara hepimiz değil ayrı ayrı her birimiz demeliydim.


    Gökyüzünde ,yeryüzünde
    Gün doğdu mu her gün ilk gün
    Her gün aydınlıktır.
    Yoksa ümit, her yer loş karanlıktır....
    (şarkının tümü için https://www.youtube.com/watch?v=zT38i4eF2cE )
  • Naneli Bitter tekrar paylaştı.
    Kitap alamayan çocuklara kitaplar hediye edeceğim Youtube kanalımda, kitaplardaki alıntılar hakkında videolar hazırlıyorum. Destek olmak isterseniz abone olabilirsiniz: http://bit.ly/alintilarlayasiyorum

    "Ya o uzaya gidilecek
    Ya o uzaya gidilecek" Gaye Su Akyol

    6 günde yarattığı, milyarlarca yıldır yaşattığı ve sınırlarını genişlettiği, 1971 yılına kadar çamurlarını şekillendirdiği evreni için Tanrı, şantiyesi olan Dünya için o güne kadar çamura verdiği şekiller arasında en gelecek vadedenini yaratıyordu.

    Mars ahalisi heyecanlanmıştı, milyar yıllar sonra ilk kez birileri onları keşfetmek uğruna gecesini gündüzüne katarak çalışacaktı. İlk kez bir erkek, kadınlardan çok kendileriyle ilgilenecekti ve bütün ilişkilerini bozmayı göze alacaktı. Mark Watney böyle değildi, o bir daha Kızıl Gezegen'e uğramamak üzere aralarından ayrılmıştı.

    M.Ö. 3500lü yıllarda bir Dünyalı, Sümerler için aklındaki tasarımını uygulamak istiyordu. Avlanmaktan, yiyecek aramaktan, geçinip gitmekten bıkmıştı, bari tekerlek falan icat edeyim demişti. Böylece mağaradan nehre, nehirden av alanına, oradan da tekrar mağaraya gitmek daha kolay olabilirdi.

    Bilgisayar klavyesindeki tuşlar, kuantum fiziğinin "Aslında hiçbir şeye gerçekten dokunmuyoruz." teorisinden artık çok sıkılmışlardı. Birilerinin gerçek anlamda onlara dokunmasını istiyorlardı. Kodların duygusuz oluşunu kesin bir dille reddediyorlardı.

    1971 yılına kadar insanlar kendi atmosferlerini bile aşmayı çok az kez denemişlerdi, gökle yer arasındaki oksijenler her gün yeniden bir sıradanlığa uyanıyorlardı, aralarındaki sıkı bağları bozabilecek hiçbir olay yok gibiydi. Gezegenler her gün birbirlerinin aynı yüzlerine bakmaktan ve etraflarından gelip geçen uydularla, asteroitlerle oynamaktan bıkmışlardı. Prizlerin içerisinde, sobalara, fırınlara, saç kurutma makinelerine, çamaşır ve bulaşık makinelerine, dünyadaki bütün televizyonlara giden bütün elektriklerin canı her gün aynı makinelerde geçinip gitmekten dolayı çok sıkılmıştı. Tekerleğin icadından yaklaşık olarak 55 asır sonra onlar da artık her gün benzin, mazot ve gaz solumaktan sıkılmışlardı.

    Derken, 1971 yılında Güney Afrika'nın başkenti olan Pretoria'da çılgın bir soydan gelen bir annenin rahminden kendi benzerlerini hiç sorgulatmayacak aynılıkta bir kafa göründü. Doktorlar ve ebeler, yılların verdiği sıkılganlıkta işlerini yapıp bebeği ailesine teslim ettiler.

    O bebek doğumundan hemen 12 yıl sonra, kuantum fiziğinin duygusuz dokunulmazlığını yendi. İlk kodunu yazdı.

    "Neden bu kadar çok kitap okuyorsun, ne olacak sanki bu kadar kitap okusan?" cümlesi onun çekiç, örs ve üzengisinde yıllar boyu çınlayan fakat onun buna hiç aldırmayıp günde 1 hatta çoğu zaman 2 adet kitap okumasını hiçbir zaman engellemeyen bir sığ insan turnusolu olmuştu. Diğer insanlar çalışmayı sevmedi, o günde 23 saat çalıştı.

    Zorunlu askerlik var dendi, ben böyle boş işlerle uğraşmam dedi, Kanada'ya gitti. Sanatın sanat için mi yoksa toplum için mi olduğu yönünde tartışma yapanlar için bilimi, bütün evren için getirmeye karar verdi.

    Zip2, Paypal derken Marie Curie'nin Endülüs Kütüphaneleri'nin Ortaçağ'da yakılmasından sonraki gezegenler arası seyahat hayaline en çok yakınlaştığı, NASA'nın katı iktidarına bir rest olan SpaceX, bütün fosil yakıtlı taşıtlara bir rest olan elektrikli araba projesi Tesla, güneş girmeyen eve doktorun da girmesini istemediği için Solarcity'yi tasarladı. İbn Sina, Harizmi, Ali Kuşçu'nun zamanında ne maddi imkanı ne de böyle şeyleri yapabilecek ortamları vardı. Zaten kendilerinden sonra gelen Müslümanlar da bilimle uğraşmayı doğru orantıda azalarak giden bir grafikle birlikte bırakmışlardı.

    Sürekli genişleyen evrende neden içimizin bu kadar daraldığına anlam veren çıkamazdı. Gelecek daha umutlu bir şekilde gelecekti. İnsanlar, Pamukkale Turizm'in sitesinde Mars'a doğru gerçekleştirdiği ek seferlerden tek yön gidiş biletini artık alabileceklerdi belki de.

    İnsanların yanından geçen, havalanan makinelerin yaptığı gürültü Tevrat'tan sonra havaya ilk kez bu kadar yakışmıştı. Erich von Däniken, Tanrıların Arabaları kitabını yazmasından yıllar sonra, yazdığı şeylerin gerçekliğine yetişemeden ölmenin üzüntüsünü yaşayacaktı. O, bir bakıma böyle birisinin dünya üzerine gelebileceğini tahmin etmişti.

    Biz de her gün yaptığımız gibi sıkıcı asfalt manzaralı ofislerimize gidelim, üretmeden tüketip duralım, artık icat edecek hiçbir şeyin kalmadığını sanıp da üzülen ve birden tekerleği icat eden adamı unutalım, Celal Şengör olalım ve Elon Musk'ı hiç duymayalım, onunla ilgilenmeyecek rahatlıkta olalım. Kendimizi dünyaya karşı tamamen kapatıp geleceğin çok heyecanlı bir şekilde geleceğini umursamayıp geçici dünyevi isteklerimizi doyuralım.

    Gelecek, Elon'la insana çok iyi gelecek.
  • Fosil yakıtlar ülkelerin mülkiyetindedir ancak kullanımları dünya toplumunu, gelecek dünya toplumlarını ve doğayı etkiler.

    "Hepimiz birbirimizin havasını soluyoruz."
    - Daniel Jacob
  • 1. Yasa: Hiçbir şey vermeden bir şey elde edemezsin.
    (Enerji transfer edilebilir ancak asla yok edilemez ya da beşeri bir unsurla yaratılamaz ve daima korunur.)

    2.Yasa: Zarar etmeyip başa baş çıkman da mümkün değildir.
    (İnsan kazanç sağladığını sandığı kendince kurnaz olduğunu düşündüğü anlarda belki de en büyük zararındadır.) (Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. ﴾1-2﴿ Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir). ﴾3﴿ -Asr Suresi-)(Enerji transferi geri döndürülmesi mümkün olmayan bir süreçtir ve normal şartlar altında daima kayıp vardır.)

    3. Yasa: Oyunu terk edemezsin.
    (Bütün atomik hareketlerin durduğu bir mutlak sıfır noktası vardır ancak bu noktaya ulaşılamaz.)

    *Parantez içindeki notların bazıları kitapta yazılı olup benim kendi bilgilerimle yeniden yazdığım bazıları benim eklediğim kısımlardır.
  • Kitabı okurken sanki Amerika' yı keşfeden Kristof Kolomb gibiydim çünkü daha önce okunmamış ve 1000k arşivinde de yoktu. Bu sebepten 21 alıntıyla sizleri boğmuş olabilirim.( Fakat alıntılarım kesinlikle kitabın içeriğini yansıtmıyor okuyacak olanlar için büyüyü bozmadım yani.) Kitaptan da özet gibi değil de kısaca bir tanımlamayla bahsetmem gerekirse; sen, ben, o yani hepimizin bozkırın çocuklarının öyküleri, acıları, göçler, gidenler, geri gelmeyenler, dönüpte bulamayanlar, hayaller ve yaşananlar, mücadele, hüznün neşesi, bir çocuğun(büyük bedenlerde ki çocuklar da dahil) bilmeden oynadığı Polyannacılık, yitirilenler, hiç kazanılamayanlar... ve atlar. Kısaca bize dair, okunması gerektiğini düşündüğüm bir kitap.
  • "Enerji bağımsızlığı" hem imkânsızdır, hem de nihayetinde önerilemez. Bu, politikacılar için sembolik gücü olan bir ifadedir. Ama küresel ilişkilerin gerçek dünyasında, bu bir efsaneden ibarettir. Mutlak enerji bağımsızlığı rüyası, enerji konusunda soyutlanma politikasının istenmeyen bir fantezisidir.
  • Ani yükseliş ve düşüşler, değişken politik rüzgarlar ve yeni biçimlerde sunulan eski fikirler uzun zamandır bu dinamik, değişen ve sürekli bir denge kurmaya çalışan coğrafyanın parçasıdır.
  • Gerçek bir yanılsamadan ibaret olsa da çok inatçı bir yanılsamadır.
    - Albert Einstein
Öğrenci
Kadın
90 okur puanı
24 Eki 2014 tarihinde katıldı.

Şu anda okuduğu kitap

  • Küresel Enerjiye Yön Veren Güçler

Okuduğu kitaplar 147 kitap

  • Mecburiyet
  • Bozkırın Atları Yaman Ölür
  • Gül Yetiştiren Adam
  • Dişi Kurdun Rüyaları
  • Ermiş
  • Güneydoğudan Öyküler
  • Dr. Jekyll ve Mr. Hyde
  • Amak-ı Hayal
  • Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek
  • Beyoğlu'nun En Güzel Abisi

Okuyacağı kitaplar 21 kitap

  • Kozmos - Evrenin ve Yaşamın Sırları
  • Martı Jonathan Livingston
  • Uyuyan Adam
  • Hakkari'de Bir Mevsim
  • Orientir Yıldızı
  • Tatar Çölü
  • Tüfek, Mikrop ve Çelik
  • Burada Gömülüdür 2. Cilt
  • Gökyüzüne Bakmanın Faydaları
  • Bye Bye Türkçe

Kütüphanesindekiler 28 kitap

  • Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
  • Amak-ı Hayal
  • Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek
  • Mavi Lale
  • Pal Sokağı Çocukları
  • Hayata Dair Düşündüren Öyküler
  • İroni
  • Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
  • Şeker Portakalı
  • Gençlerle Başbaşa

Beğendiği kitaplar 42 kitap

  • İki Kültür
  • Dişi Kurdun Rüyaları
  • Bozkırın Atları Yaman Ölür
  • Güneydoğudan Öyküler
  • Dr. Jekyll ve Mr. Hyde
  • Amak-ı Hayal
  • Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek
  • Mavi Lale
  • Pal Sokağı Çocukları
  • Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz

Beğendiği yazarlar 29 kitap

  • Şermin Yaşar
  • Sinan Canan
  • İsmet Özel
  • Mustafa Kemal Atatürk
  • Falih Rıfkı Atay
  • İlber Ortaylı
  • Tony Buzan
  • Mario Levi
  • S. J. Watson
  • Orhan Yeniaras