Leylâ vü Mecnun
Öyle ser-mestem ki idrâk etmezem dünyâ nedir;
Ben kimim, sâki olan kimdir, mey ü sahbâ nedir?
Gerçi cânândan dil-i şeydâ için kâm isterem
Sorsa canân bilmezem kâm-ı dil-i şeydâ nedir.
Vasldan çün âşıkı müstağni eyler bir visâl
Âşıka mâ’şuktan her dem bu istiğnâ nedir?
Hikmet-i dünyâ vü mâfîhâ bilen ârif değil.
Ârif oldur bilmeye dünyâ vü mâfîhâ nedir.
Âh ü feryadın Fuzûlî incidipdir âlemi
Ger belâ-yı aşk ile hoşnûd isen gavgâ nedir
Ağlıyorum, korkuyorum, gülüyorum, seviyorum, kabuğuma çekiliyorum, insanlara karışıyorum...
Bir şarkı duyduğumda anılardan kopup gelen dalıp uzaklara gidiyorum. Kırgınlıklarım, affedemediklerim ummadık anda göğsüme oturuyor. Haksızlığa isyan edip, çaresizliğimde kendime zarar veriyorum.
Hep bir alıp başımı gidesim var, bir o kadar da kalasım.
En çok sevdiklerimden yediğim tokatlar koysa da onları kaybetmekten hele ki sarıldıklarımı yitirmekten korkuyorum. Yalnızlığımda hayallerime sarılıyorum yıllar geçiyor bir bakıyor aynı yerdeyim. Hayatımın kahramanı olmak, hayatının kahramanını arayanlara el olmak istiyor, bir türlü ayağa kalkamıyorum.Bazen yüreğim buz kesiyor kendime şaşıyorum. Birileri geliyor, birileri gidiyor; bir şeyler başlıyor bir şeyler bitiyor.
Her şeye rağmen tüm duygularım, karmaşıklığım, pişmanlıklarım, hayallerim ve buraya sığmayacak çok daha fazlasıyla yaşamaya devam ediyorum.
Bir de şey.
Sen suladıkça ben senin pencerene ekmişim çiçekleri.
Bir de şey.
Mezarlıkta yetişen çiçek.
Bir de şey.
Kitap arasında kurutulmuş çiçek gibi masumluk.
Bir de şey.
Dünyaya onun gözünden bakıp
Hala yaşancak bir şeylerin olduğunu görmek.
Bir de şey.
Hayatımda ki en ufak olayları bile
Hep sana anlatma isteği.
Bir de şey.
Ev olmuşluğun var bana.
Bir de şey.
Bin adıma denk bir adın…