Sözde, senden kaçıyorum doludizgin atlarla,
Bâzan sessiz sedasız, ipekten kanatlarla,
Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla,
Karşıma çıkıyorsun en serin imbatlarla,
Adını yazıyorsun bulduğun fırsatlarla,
Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla,
Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla,
Sözde senden kaçıyorum doludizgin atlarla..
Mevlâ rahmetiyle muamele eylesin
2.Viyana Kuşatması öncesi daima Osmanlı Kuvvetleri düşmanın yarısı kadarken Merzifonlu bu kuşatmada düşman kuvvetinin iki katı güce sahipti.(İsmail Kara, Biraz Yakın Tarih Biraz Uzak Hurafe, Dergâh Yayınları, 2020 s.104) . ("Nice azlar nice çoklara galip gelmiştir" düsturunu hatırlatıcı bir cümle.)
"Kuvvetin, sayının büyümesinde olduğunu zanneden zihniyet, yani ölü bozukluğu o günlerde başlamış gibi görünüyor. ".... Büyük ölçünün her şeyi çözeceği yanılgısı, yönetici zümreye hâkim olmuştu. "
(Beşir Ayvazoğlu ve merhum Turgut Cansever'in 1994'de yapmış oldukları bir röportaj metninden... )
İdareye hâkim olan bu kasvetli düşünceden akseden bir netice de demokrasinin üzerimize sirayet etmiş olması olabilir mi? Çoğunluğun kararına tabi olup ortaya koyulan bu sistemin çarklarının dönmediği ne zaman anlaşılacak? Demokrasi insani bir hayat için en genel geçer sistem olarak niçin kabul görmekte?
Bir hekim en iyi hekim olduğunu görmek için herkesin onun sözlerine itimat edip rey vermesi midir yoksa onun teknik olarak ne kadar vasfa sahip olup olmadığının anşlaşılması mıdır? Birileri bize buradan hareketle "teknokrat hükümet savunucusu" diyebilir ''varsın densin,
Selametle...
"Onca kalabalığa rağmen, bu nasıl bir yalnızlık!"
"Türk Dil Kurumu 2024 yılının kelimesini “kalabalık yalnızlık” olarak açıkladı. Ankara Üniversitesi İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İLAUM) iş birliğiyle, alanında uzman isimlerden oluşan Değerlendirme Kurulu tarafından belirlenen 7 kelime/kavram Türk Dil Kurumu internet sitesinde halk oylamasına sunulmuştu.
Oylamaya değer bulunan kelimeler “kalabalık yalnızlık”, “merhamet”, “yabancılaşma”, “algoritma”, “yozlaşma”, “yapay zekâ” ve “dijital yorgunluk” olarak belirlenmişti.
Yaklaşık 1 milyon kişinin katıldığı halk oylamasında “2024 Yılının Kelimesi/Kavramı” olarak “kalabalık yalnızlık” kavramının seçildiği açıklandı".
tdk.gov.tr/icerik/basindan....
Modernizm ve Modernleşme demişken Osmanlı Modernleşme'sine dair merhum Mehmed Genç Hocamızın şu teşbihini de hatırlatmadan geçmek yaraşmaz.
Modernleşme serencâmımızı hız tahdidinin
Birçok Modernizm çalışması , tarifi gördüm lakin zannımca bu kavramı en güzel şekilde hulasa eden Mustafa Özel'in "3 Kağıt" tanımıdır. Özel,Modernizmin üç kağıt üzerine mebni olduğunu söyler.Bu teşbihi mecâzi değil hakiki manadadır.Bunlar: Gazete, Kağıt Para ve Roman'dır. Zira, gazete olmadan "ulus" olmazdı. Kağıt para olmasa idi "kapitalizm" olmazdı. Roman olmadan da "ferd" olmazdı.
Bugün gelinen noktada ise kağıt paranın yerine dijital paranın ikamesi;gazete yerine sosyal medyanın geçmesi;roman yerine ise yine hakeza sosyal medya türünden ürünlerin ikamesiyle post-modern dünya, dijital dünya ile hemhal bir şekilde hayatımıza dahil olmuştur. Post-modern dünyada modernimzden olduğundan daha öte bir ferdiyet söz konusu olduğu muhakkak.