• Data (*kuru mantık), çok önemli bir eksik olduğunun bilinciyle, hissetmeye çalışır. Arkadaşlık, sadakat arayışındadır, tıpkı Oz Ülkesinin Büyücüsü’ndeki Teneke Adam gibi, onun da kalbi yoktur. Duyguların getirdiği şiirsellikten yoksun olan Data, mükemmel bir teknikle müzik parçaları çalabilmekte, şiir yazabilmektedir, ancak bunların tutkusunu hissedemez. Data’nın özleme özlem duymasından çıkan ders, insan kalbinin inanç, umut, bağlılık, aşk gibi yüksek değerlerine soğuk bilişsel görüşte hiç yer verilmediğidir. Duygular zenginleştirir; onları dışarda bırakan zihin modeli fakirleşmiştir.
    Daniel Goleman
    [EPUB] Emotional Intelligence (Why it can matter more than IQ) © 1995, Daniel Goleman / 1996, Varlık Yayınları A.Ş. [Otuz Dördüncü Basım: 2011] ISBN: 978-975-434-196-6
  • İnsanların çevrimiçi mecrada kusursuz bir benlik yaratmak için saatlerini harcamalarına, kendi yarattıkları bu şeye bağlanmalarına ve bunu kendileriyle ilgili gerçeklikle karıştırmalarına tanık olmak çok şaşırtıcı ve korkutucu. Bu şekilde trafikte kitlenip kalarak, gereksiz atışmalara girerek ve gergin sessizlikler yaşayarak geçirilen bir tatil güzel manzaralar, mükemmel yemekler ve gülen yüzlerden oluşan bir derlemeye dönüşüyor; deneyimlediğimiz şeylerin yüzde 99'u asla benlik anlatısının parçası haline gelmiyor.
    Fiili deneyimlerimiz bedenselken hayali benliğimizin bu denli görsel olması özellikle dikkat çekici. Hayal âlemindeyken, zihnimizde ya da bilgisayar ekranında bir sahne canlandırırsınız. Kendinizi tropik bir sahilde, arkanızda mavi deniz ve yüzünüzde koca bir gülümsemeyle, bir elinizde kokteyl, öbür eliniz sevgilinizin belinde görürsünüz. Cennet. Resimde görünmeyenler bacağınızı ısıran sinir bozucu bir sinek, o kötü balık çorbasını içtiğiniz için midenizde oluşan burulma hissi, mahsusçuktan gülmeye çalıştığınız için çenenizde oluşan gerginlik ve mutlu çiftin beş dakika önce yaşadığı çirkin kavga. Keşke fotoğraftaki insanların fotoğraf çekilirken ne hissettiğini hissedebilseydik!
  • İyi insan mutluluk,
    Kötü insan tecrübe,
    Yanlış insan ders,
    Mükemmel insan iz bırakır...

    La Edri
  • Bugün çocukluk arkadaşımdan aldığım ders ile kendime geldim. Eğlenin keyif alın ve hayatınıza bakın mutlu olmak için çok fazla şeye ihtiyacınız yok :)
  • Yarasa;
    Böyle başlamak istedim. Herkesin hatta hiç tanımayan birinin bile sana böyle seslenmesi gibi. Haklısın seni da çok sıktım. Bayağı hem de. Çok baydın çok iyi anlıyorum seni. Seni en başından beri saçma sapan sahiplenmem, bir tek benimsin demem, arkadaşlarınla olan saçma sapan muhabbetlerim. Zorla güzellik olmuyormuş gerçekten. Ben bu sözü senle anladım. Senle yaşadım. Oysa ki benim hayatımda imkansıza zora hiç yer yokken. İmkansızı senle tattım ben. Hayatımda düşünemeyeceğin kadar çok zorlukla karşılaştım. Senin kadar zorunu görmedim. Belki de bu yüzden sana bu kadar bağlanmam. Bütün zorlukları bir kişinin bile yardımı olmadan,hiç kimsenin minnetini çekmeden bir başıma daha küçücük, 5 yaşında bir çocukken hayatı bir tek kendim için yaşamam gerektiğini, sorumluluklarım olduğunu, çocukluğumu ne yazık ki doyasıya yaşayamayacağımı o gün anladım. Annem öldüğünde. Biliyor musun acısı hala taptaze. Aradan tam 14 sene geçti. Ama hiç dinmedi acısı. İstesem dindirirdim. Ama ben istemedim dindirmeyi. Senin acını çok sevdim. Onunkini de sevmeyi o kadar çok istedim ki. Ama bir türlü sevemedim onunkini. Bana belki acıyorsun. Kendimi acındırmaya çalıştığımı düşünüyorsun belki bunları yazarak. Ama sakın acıma bana. Ben hiç kimseyle paylaşmadım. Ben bir tek senle paylaşmak istedim şerefsiz. Ama sen hala neden bana şerefsiz diyosun bana. Şerefsiz oldum senin için be. Bana demediğin laf kalmadı. Ama ben naptım beni ağlattığın halde başımı döndürdüğün halde, gecelerce gözüme gram uyku girmediği halde ben gene salaklar gibi sana koştum. Aklımı kalbimi aldığın yetmediği gibi gururumu da aldın. Çok gururlusun be yarasa. Bir o kadar da inatçı. Beni bile geçtin. Yazık çok yazık. Ama sana olsun ders bundan sonra hayatına inşAllah öyle bir kız çıkar ki. Benim gibi olmayan. Sana beni hiç hatırlatmayan güzeller güzeli bir kız, öyle temiz öyle masum, öyle içten, seni sahiplenen, kollayan, sarıp sarmalayan, seni ölesiye seven,ölesiye çok aşık biri,seni hep güldüren, onun yanında o güzel ruhunu dinlendiren, ruhunu okşayan, yanyanayken bile birbiriniz için öldüğünüz özleminizden, birbirinizin ruhunu okşayacağınız, ölesiye doyasıya sarılıp sarmalayacağınız,birbirinizi bir tek ölümün ayıracağı, ölümünüzün bir tek birbirinizin ölümüne olan deliler gibi aşkınızdan olacağı....
    Ölümlerin en ölümlüsünün en güzelinin birbirinize de olan sevginizden, bağlılığınızdan, sadakatinizden olsa inşAllah yarasa. Benim artık dün geceden beri ve ölümüme kadar Allah'tan tek dileğim bu olucak....
    Dün gece sana numaramı vermekle de hata ettim biliyorum. Yapmamalıydım. Şimdiye kadar tek bir erkeğe bile numaramı vermeyen ben ne yazık ki bir hata daha ettim gene. Ama ben eminim senin beni rahatsız etmeyeceğine adım gibi eminim. Dün kendi kendime bir karar aldım. Dün sabah namazına kadar hiç uyumadım. Seni gene bekledim. Bir mesajını bekledim. Son bir gece daha uykusuz kaldım senin için. Son bir şansı herkes hak eder. Ama ne yazık ki sen onu da dün gece yazmayarak son şansını da kaybettin. Oysa ben çoktan hazırdım dün gece kendime bile anlatamadığım acılarımı bir tek sana anlatmaya. İçimde çok biriktirdim anlıyor musun? Tabi anlayamazsın. İçime ata ata artık harap oldum anlıyomusun şerefsiz? Anlamazsın hiçbir zaman anlamadın ki.. Ciğerlerim beter oldu. Her gün sigara içmekten. Nargileyi dibine kadar çekmekten her Allah'ın günü..
    Bunların bana çok zevk verdiğini falan mı düşünüyosun ben böyle şakaya vurarak. Bunların hepsi bana elem veriyo. Baki lezzet değil bunlar. Ama sırf o geçici lezzet için yapıyorum. O an çok zevk verse de acım birken dokuza çıkıyor. Yaralarımı deşiyor. Sol yoldayım ben hala. Neyin ne olduğunu çok iyi biliyorum. Ama uygulamaya geçince sıfırım. Hiç yokum. Baki olan lezzetleri böyle saçma sapan geçici zevklere harcayarak hiç olmayan sabrımı dağıtıyorum. Çok mu şey istedim senden be. Sana ilk zamanlarda çok ihtiyacım var elimi bırakma demedim mi? O gün çok kötüydüm. Gene uyuyamamıştım. Üstelik kanka olarak seslendim be vicdansız! Ne gerek vardı yani böyle bir duruma sokmana. Sana bir tek sana anlatmak istedim. Ama olmadı. Ne yazık ki baş harfi K olan şahsa içimi döktüm. Hepsini de dökemedim ki. Bir türlü gelmedin bana üstelik engelledin sürekli. Ne gerek vardı yani acılarımı burda paylaşmaya daha fazlası daha beteri var. Ama sen değmezsin. Daha beterini anlatsam nolucak ki? Karşımda düşüncesiz, inatçı, gururlu,kalpsiz biri olduktan sonra anlatsam ne yazar? Ki anlamazsın hiç kimsenin beni anlamadığı gibi. Evet haklısın ben o kadar çok yalnızım ki. Bunu 5 yaşımda ziyadesiyle hissettim senin hiç umrunda olmasın. Ve yalnızlığı da çok seviyorum hep sevdim. Bir tane bile dostum yok benim. En yakınıma bile dökmem içimi, kalbimi asla açmam. Kime açtıysam zarar gördüm çünki. Senin gibileri hiç ama hiç iyi gelmedi. Hepsi vefasız hepsi kalpsizin en önde gideni. Kimsenin öyle kalbime kolayca girmesine izin vermedim asla. Hep zoru sevdim. Hep doğru yolda olmaya çalıştım. Belki hala sana kendimi acındırdığımı düşünüyosun. Hala saçma buluyosun düşüncelerimi. Ama gitmeden önce hayatımın ne kadar zor olduğunu anlatmak istedim. Belki sana ders vermiş olurum. Ve hatalarından ders çıkarman beni çok mutlu eder inan ki. Eğer olur da ilerde birine çok aşık olursan karşındaki ne yaparsa yapsın onu hatalarıyla kabul et. Ve hatalarıyla sev. Gurur yapma yanlış yapıyosun. İnat yapma o ne yapsa bile. Eminim inşAllah o kız da seni çok sevecek. Onu en ufak sinirli anında bile sakinleştirmeyi bil. Gerekirse öğren. Bırakma. Yıkma. Geçme. Yazık etme aşkına. Onu çok sev olur mu?
    Hem de beni hiç sevmediğin kadar...
    Zaten biz senle istesek de olamazdık. Sen çok yakışıklısın bir kere. Hem de çok. bayağı. Ben senin kadar iyi değilim ki. Filinta gibi çocuksun. Duruşun, bakışın, tipin... Ben sana istesem de layık olmazdım. Mükemmel birisin...
    Beklentilerini karşılayamazdım. O kadar güzel değilim çünki. Boyum senin kadar değil mesela. Senin kadar yumuşak ve pamuk kalpli değilim. Çok kırarım. Affetmem yoktur hiç mesela. Bir insanı tek hatasında silerim. Tek bir hata da soğurum. Ama nedense sen de hiç öyle olmadı. Çok yüzsüz davrandım. Hem ben çok zorluklar yaşadım. Çocukluğumun tadını doyasıya çıkaramadım. O yüzden böyle çocuksu hallerim. Deli zır deli hallerim. Senle istesek de aynı yolları yürüyemeyiz zaten. Benden kat kat iyisin çünkü. Seni o kadar çok kıskanıyorum ki anlatamam.
    Yürüdüğümüz yollarda sana olan tek bakışta yolardım tırmalardım kızları. Dünyayı yıkardım Deliyim ben deli. Deli ve agresif. Serseri ve psikopat. Bu hayat bana böyle dişli olmayı öğretti çünkü. Neyse kafanı şişirdim gene. Bizden geriye ben ölü olarak kaldım. Ama sen hep yaşamaya devam et son aşkım.Ama bu kez gerçekten son vedam. Hep mutlu ol sevdiğinle beraber, belki ilerde çocuklarınız da olur inşAllah. Ve hep mutlu kalın... Hep sağlıcakla kalın.
    En önemlisi sen tabi...
    Hep kendin kal...
    Elveda son aşk...
    Elveda sonsuz...
    Elveda unutulmaz...
    Elveda hiç dinmeyen ve dinmesini hiç istemediğim kalbimdeki son yaram..
    Son kez öptüm iki gözüm...
  • Kitap hakkinda yazilmis nice mukemmel inceleme varken Ornek: #31846184) gelip de bunda vakit harcamayin derim.
    Zaten benim gibi tarih bilgisi lise donemi ders kitaplariyla sinirli birinin incelemesini hic onemsemeyin.
    Peki neden yaziyorum, ben de cok sordum bu soruyu kendime... Kesinlikle siz okuyun diye degil, ben ilerde baktigimda hatirlayayim diye... Ve kitaba saygimi sunmak icin biraz da...
    Falih Rifki Atay, 1. Dunya savasi doneminde Cemal Pasa'nin emir subayligini yapmis. Dolayisiyla savasin icinde, gerek cephede gerekse karargahda bulunmus, boylece de donemin gerceklerine, dedikodularina, yanlis politikalarina sahitlik etmis bir insan. Bu kitabinda da ozellikle Gazze, Yemen, Aden bolgelerinde taniklik ettigi gercekleri, biz yillar sonrasinda baris zamani dunyaya gozlerini acmis, bir seyden haberi olmayan insanlara anlatiyor.
    Kitap, birbiriyle bagli, ama takip etmeyen kisa anilardan olusuyor. Her bolumde okuyucuyu sasirtan, icini acitan, kiran, kalbine dokunan, isyan ettiren, sorgulatan seyler var.
    Okunmasi gereken bir kitap.