ZeynepS, Yerdeniz Büyücüsü'ü inceledi.
 6 saat önce · Kitabı okudu · 6/10 puan

Yerdeniz Büyücüsü okuduğum ilk Ursula K. Le Guin kitabı; ve maalesef yaklaşık 1 yılda tamamladığım bir kitap. Ara sıra sıkıntıdan elime aldığımda bende bitirme isteği bile uyandırmayan bu kitap Mülksüzler'i okuma niyetimi değiştirmese de yazarın kitaplarına başlangıç adına bir hayal kırıklığı oldu. Fantastik dünyasının karmaşıklığı, isimleri ve yapısı yeterince açıklanmamıştı, dilinin ve anlatımının hiçbir sürükleyiciliği yoktu. Kitabın özünün bir gölgenin kovalanmasından ibaret olması bence yetersiz bir olay kurgusuydu, araya sıkıştırılan tüm diğer olaylar ise zorlama duruyordu ve "Ne zaman asıl olay çözülecek artık?" sorusunun sıkıntısını geçirmiyordu. Tabi ki gölge kovalamacası kitabın son sayfalarına kadar çözülmedi... Kitabın bende herhangi bir duygu uyandırabildiği tek an ise bu çözüm oldu; Ged'in gölgeye adıyla, yani kendi adıyla seslenmesi. Başından beri gölgenin Ged'in karanlık tarafı olduğunu hissetsem de onu özümseyerek onunla bütünleşeceğini düşünmemiştim. Kitabı alma sebebim olan arka kapaktaki yazıyı o an hatırladım; Büyümek. Gölge sonunda değişken yüzlerini gösterdiğinde Ged'in nefret ettiği insanlarda(babasında, Jasper'da ve çok yüzeysel anlatıldığı için hatırlamadığım diğer karakterlerde) aslında kendinden parçalar gördüğünü anladım. Tüm bu benzerlikler, duygular Ged'in farkında bile olmak istemediği karanlık yönünü temsil ediyordu ve gölgeyle bütünleşerek bunları kabullendiğinde ortaya ne bir zafer ne de bir mağlubiyet çıktı, çünkü büyümek bir savaş değil, uzun ve zor bir yolculuktu. Çünkü büyümek kendi kendimize bile itiraf edemediklerimizle yüzleşmek ve onları kabullenerek bütün bir kimliğe sığdırabilmekti.
Böyle güzel bir mesajın çok daha güzel bir şekilde verilmesini ve daha çok açıklanarak kendi büyüme çabama dokunabilmesini çok isterdim fakat bu anlamlı son kitabın yavanlığını; heyecanla okunma şansını kaçırmış fantastik bir dünyanın kurgu ve anlatım yoksunluğunu değiştiremedi ve bu benim için serinin diğer kitaplarının da sonu oldu.

Necdet Oğuz, bir alıntı ekledi.
25 May 22:58

Ama nasıl ki gelecek kesin olarak geçmişe dönüşüyorsa,geçmiş de geleceğe dönüşür

Mülksüzler, Ursula K. Le Guin (Sayfa 81)Mülksüzler, Ursula K. Le Guin (Sayfa 81)

'Zorlama, düzeni sağlamanın en etkisiz yoludur.'

Mülksüzler, Ursula K. Le Guin

Nur, bir alıntı ekledi.
23 May 14:15

Eğer yalnızca sayılardan oluşan bir kitap yazılabilseydi, doğru olurdu. Haklı olurdu. Sözlerle söylenen hiçbir şey tam doğru çıkmıyordu. Söze dökülen şeyler düzgün durup birbirine uyacağına eğilip bükülüyor, uçup gidiyordu.

Mülksüzler, Ursula K. Le GuinMülksüzler, Ursula K. Le Guin
Özlem, bir alıntı ekledi.
23 May 07:47 · Kitabı okuyor

"Neden utancınıza sarılıyorsunuz?" "Ama hepsi yalnızca tarih. Böyle şeyler şimdi olmaz!"

Mülksüzler, Ursula K. Le GuinMülksüzler, Ursula K. Le Guin
Özlem, bir alıntı ekledi.
23 May 07:45 · Kitabı okuyor

"Eğer bir şeyi bütün olarak görebilirsen," dedi," hep güzelmiş gibi görünür."

Mülksüzler, Ursula K. Le GuinMülksüzler, Ursula K. Le Guin
Özlem, bir alıntı ekledi.
23 May 07:43 · Kitabı okuyor

Düşünceler baskı altına alarak yok edilemez. Onlar ancak dikkate alınmayarak yok edilebilir. Düşünmeyi reddederek- değişmeyi reddederek.

Mülksüzler, Ursula K. Le GuinMülksüzler, Ursula K. Le Guin
Caner Tuncer, Biz'i inceledi.
23 May 00:08 · Kitabı okudu · 12 günde · 8/10 puan

BİZ'İ NEDEN OKUDUM? BANA GÖRE ESERİN DİLİ NASIL?

BİZ'i, George Orwell'ın "1984" ve Ursula K. Le Guin'in "Mülksüzler" eserlerini okumaya başlamadan önce, bu iki büyük yazarın çok beğendiği ve övdüğü, aynı zamanda bu iki yazarın bu kült eserlerini yazarlarken Zamyatin'in "BİZ"inden esinlendiklerini öğrenmem sonucu okumaya karar verdim. Türünün ilk örneklerinden olmasının da epey bir etkisi oldu.
Okuyacağım ilk bilim-kurgu, ütopya-distopya eseri olması sebebiyle zorlanacağımı biliyordum. Kitabı bana göre uzun sürede bitirmemin sebebi arka arkaya 1 saatten fazla okuyamamam oldu. Bunun başlıca sebebi de belirttiğim gibi bu alanın içinde yeni olmam, yeni bir tarzla karşılaşmam. Ancak bunun dışında; yazarın, her ne kadar bende büyük hayranlık uyandırsada, sıkk kullandığı şairane betimlemeleri oldu. Zaten okunması güç olan bir eserin, benim adıma daha da zorlaştığını söyleyebilirim bu hususta. Ancak bu anlatımın kalitesi okurken zorlanmama ve verdiğim fazladan saatlere değdi diyebilirim.
Benim size tavsiyem zihniniz mümkün olduğu kadar dinginken, sakin bir kafayla okumanız.

KİTAP İÇERİĞİ İLE İLGİLİ (özet niteliğinde)

Ana karakterimiz D-503 numarasına(ismine) sahip bir matematik mühendisidir. Kitaptaki anlatıcı kendisidir. Kitaptaki bütün olayları kendi kalemiyle, kendi ağzıyla günlük gibi kaydetmektedir. "İNTEGRAL" adı verilen, devletin en büyük projesi olan bir uzay gemisini yapmakla yükümlüdür. (kitapta insan sözcüğünü kullanmıyorlar, numara diye hitap ediyorlar.) D-503 gibi binlerce numara "TEK DEVLET" adı verilen bir devlette yaşamaktadırlar. Tek Devlet'i ise, İyilikçi adında bir insan yönetmektedir.
Bütün numaralar topluğu, İyilikçi'nin koyduğu, bize göre aşırı akılalmaz gelen, kurallara uymakta, karşı gelmemekte, "sen" "ben" gibi bencil ifadeler kullanmamakta ve bunun yerine kitabın ismini aldığı "BİZ", kullanmakta, duygusal düşüncelere ve duygulara sahip olmamaktadırlar.
Bu kurallardan bazıları; "Yeşil Duvar" ile örülmüş devletin sınırlarından çıkmamak, hiçbir uyuşturucu madde ve tütün kullanmamak, saat 22.30'da uyuyor vaziyette olmak ve asla sokaklarda bulunmamak, yeteneğin olan işi yapmak zorunluluğunda olmak(tamamen iyilikçi ve tek devlet adına hizmet etmek şartıyla), özgür bir biçimde dilediğin kişiyle dilediğin zaman dilediğin yerde dilediğin kadar cinsel münasebette bulunmamak, en sık 2 günde 1, daha önceden numarasını devlet tarafından üzerine kaydettirdiğin bir karşı cinsle saat 21.00-22.30 aralarında cinsel birliktelik yaşayabilmek vs...
Karakterimiz D-503, başlarda bu kuralları ve yeni sistemi, Tek Devlet'i sonuna kadar destekliyor, savunuyor. Tarih öncesi dediği, yani bizim dönemimizden bahsettiği, dönemlerin yönetim sistemlerini yeriyor ve bir türlü bu özgürlüğümüze anlam veremiyor.
D-503, numarası üzerinde kayıtlı olmayan ve başlarda nefret duygusunu hissettiği bir kadın numara olan Devrimci I-330'a olan aşkıyla, o dönemin en büyük hastalığına, yani bir ruha sahip oluyor. Sevdiği ve savunduğu yönetim ilekı arasında kalan ve istisnai bir biçimde iptidai bir kalbe sahip olan D-503, zamanla bu kararsızlık içerisinde delirmeye başlıyor.

ESER HAKKINDA Kİ DÜŞÜNCELERİM/GÖRÜŞLERİM

Rus yazar Yevgeni Zamyatin, bu eserinde dönemin Sovyet Rusyası'nı ezber bozan bir eserle oldukça etkili bir biçimde eleştirmiş ki, bu eseri yazar Zamyatin hayattayken Rusya'da sattırılmamış. Dönemin Sovyet Rusyası'nda sosyal ve ideolojik düzeni içerisinde mevcut sistemin karşıtı olan devrimci kişiliğini Zamyatin, benzer bir entropik düzen içerisinde ki kitabın ana karakteri D-503'le bizlere ve bütün dünyaya yansıtmak istemiş. Kitabı açıkçası çok rahat bir dönemimde okumadığım için istediğim kadar verim alamadım ama aldığım kadarıyla, düşünce açısından bana çok şey kattığını söyleyebilirim.

Özlem, bir alıntı ekledi.
22 May 12:17 · Kitabı okuyor

Sorumluluğun ve özgürlüğün, seçeneğin olmadığı, yalnızca yasaya uymaktan oluşan sahte bir seçeneğin veya yasaya uymamayı izleyen cezanın olduğu bir toplumda yaşamak ister miydin? Gerçek bir hapishanede yaşamak ister miydin?

Mülksüzler, Ursula K. Le GuinMülksüzler, Ursula K. Le Guin
Özge Uzun, Mülksüzler'i inceledi.
22 May 12:16 · Kitabı okudu · 27 günde · Beğendi · 10/10 puan

Uzun zamandır elimde tabiri caizse sürünen "Mülksüzler" sonunda bitti. Bir yandan yeter artık bir kitap iki hafta sürünür mü derken bir yandan da bitmesinden hiç hoşlanmadım. Ayrılmaktan hoşlanmadığım kitaplardandı. Bir de sonundaki bir yarım kalmışlık hissi. Beni her zamanki gibi sinir etmedi. Tatmin edilmemiş meraktan çok okuyucunun inisiyatifine saygı duyulmuş gibiydi. Kitaptaki her şey gibi sonu da ruhuna uyuyordu.
https://expectokitabum.blogspot.com.tr/...-k-le-guin.html#more