40 yılı aşkın bir süredir çalışıyordu Mehmet Efendi.
Daha geçen ay emeklilige ayrıldı. Dilekçesini verdiği sabahın ertesi günü ise soluğu Muğla'da aldı.
Ömründe bir kez olsun denize gitmemiş zavallı. Bu sabah erkenden kalktı sahilin kumlarında bir çocuk neşesiyle yürüdü. Daha sonra şehrin yukarı sokaklarından birine daldı ve yeşile boyanmış ahşap kapılı bir evin önünde, limon ağaçlarının altına çekilmiş bir sandalyeye soluklanmak için oturdu.
Bütün şehri baştan aşağı görebiliyordu. Yemyeşil gözleri denizin maviliğinde kaybolup gitti. Sonra tereyağı sarısı gömleğinin cebinden çıkardığı aynasından yüzüne baktı... Ahh... Bu zaman dedi...
Onca yıl çalışmakla geçen zaman... Yıllar ne de çabuk silinip gitmiş. Oysa ömrümün baharına daha yeni kavuşuyorum...
MURAT YAVUZ