Bir anda başladım bir haftada bitti, sanırım ilk cildini sindirmem bir senemi alır ikinci cildine seneye başlamaya niyet ediyorum. Gaza gelip ezel eyşan rolüne kaptırmayın kendinizi zira diziyle kitabın alakası yok desek abartmamış oluruz. Bizim işimiz yaşamak boşverin :))
Bana Zindan Adası filminin son sahnesini hatırlattı. Hani Teddy, Chuck'a "Sence hangisi daha kötü olurdu? Canavar olarak yaşamak mı? Yoksa iyi bir insan olarak ölmek mi?
Jan Valjan, ailesinin aç karnını doyurmak için bir parça ekmek çalar ve bedeli 19 yıl kürek mahkumluğu!! İnsan aradığına çekilir birazda, ilk önce piskoposun evinde bulunan gümüşleri ve gardiyan Javert'in kahramanımızı tanıması. Kötü insanlar kötü insanları tanırlar, iyi insanlar iyi insanları. Aslında piskoposun Jan amcadan şikayetçi olmamasının nedeni onun iyi olduğu kanısından. En nihayetinde ona giderken ilave olarak gümüş şamdan hediye eder ve bundan kazanacağı parayı namuslu bir insan olarak yaşaması için harcamasını söyler. Hikaye aslında buradan sonra başlıyor. Yolda bir küçük çocuk görüyor ve çocuğun elinde ki gümüşü bile çalıyor. Sonra gelen pişmanlık hissi...
Pos bıyıklı Niçe amcamızında dediği gibi "-İnsan unuttuğunda iyileşir." Jan amcada unutmak üzere yola çıktığında kürek mahkumluğundan fabrikatörlüğe, ardından bir kaçağa, ardından sahiplendiği Kozet'in hayatında önemli birisi haline geliyor. Ah bir de Kozet'in biricik aşkı Marius, sahiplenilmek aslında güzel bir şey dostlarım. Derin bakışmaların ardından gelen o karın ağrısını hissettiriyor okuyana.
....
....
En nihayetinde Jan amca iyi bir insan olarak ölür. Ne dersin? Canavar olarak yaşamak mı yoksa iyi bir insan olarak ölmek mi?
İbn-ül Arabî hazretlerinin yaşamını, kendi ağzından anlatır gibi okurla buluşturan yazara çok teşekkürler. Kendisi hakkında kimi zaman yüzeysel kimi zamanda derinlik sahibi olmak isteyenler için... Herkese iyi okumalar.
Enerji ve şifa ile ilgili güzel bilgiler veriyor yazar, aura konularında beyinde şimşek çaktıran bir kitap.
Renklerin anlamlarından ve günlük hayatımıza nasıl dahil ederiz düşüncesinde.
Kitabın ilgilendiğim konular üzerinde olmasından memnun kaldım. Morfik alanlar ve kuantum şifa ile ilgilenen dostlarım bu kitap size göre.
Biraz fizik bilgisi, biraz spiritüel ve biraz da telepatik konular ağır basıyor. İnsan aurasının ne denli çalıştığını, psikolojiye etkilerini ve her insanın aslında elleri ile veya bedeninden yaydığı enerjilerle diğer insanlara pozitif anlamda etki edebileceğini bizlere aşılıyor.
Morfik alan dediğim insan bedeninin mülkiyet alanı olan yer, bizim düşünce kalıplarımızın ve sirayet edebilme potansiyeli olan enerjilerin ne denli hayatımıza aktığının soyut göstergesi olan bu kitabı bu konularla ilgilenen dostlarıma öneriyorum .
Konu dışında örnek vermek gerekirse, tanıdığınız ve doğru düzgün konuşmadığınız bir insan birden aklınıza geliyorsa emin olun telepatik olarak birbirinize enerji gönderiyorsunuz. Bir insan bir insanın aklına durduk yere gelmez. O an onun üzüntülü olduğunu hissederseniz içinizden olumlama yaparak- şu an mutluluk seninle- dediğiniz anda kendinize ve o kişiye pozitiflik akar. İstemsizce- bugün çok enerjiğim diyerek dolanır ortalıkta. Bu evrenin bize lütfettiği bir durum. İyi değerlendirmek lazım. Sevgilerimle.