• 186 syf.
    ·2 günde·Beğendi
    Bağrımdaki taştan,
    Gözümdeki yaştan,
    Gönlümdeki kordan ,
    Gurbetteki yardan,
    Kime ne?
    Kime ne?
    Berta Brudo

    Bu çalışmanın amacı "60 yaşından büyük Ermeni, Yahudi ve Rum Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yaşadıklarına ışık tutmak. Çünkü bu kişilerin geçmişleri geleceklerinden uzundu. Bu çerçevede 1916 ile 1942 yılları arasında doğmuş 15 kişiyle görüşüldü."

    Kitabın ilk baskısının yapıldığı 2003 yılında, bu isimlerin hepsi sağ iken, şu an neredeyse tamamı ebediyete göç etmiş durumda. Bu kitapta yer alan kişileri, doğum tarihlerini,doğum yerlerini, ikamet ettikleri şehirleri ve mesleklerini belirterek sıralamak isterim :

    1.Diran Bakar 1938-Avukat-Ermeni-İstanbul, Karamürsel

    2. Mari Tomasyan 1922-İşçi-Ermeni-İstanbul,Çatalca

    3. Sarkis Çerkezyan(Çerkezoğlu)
    1916-Marangoz-Ermeni- Suriye, Ereğli

    4.Süren Artinyan Baloğlu
    1925-Pazarcı-Ermeni-Yozgat, İstanbul

    5.Vahan Kocaoğlu
    1925 - Sahaf-Ermeni-Yozgat, İstanbul

    6.Virjin Mishakyan Yaya
    1923-Oyuncakçı-Ermeni-İstanbul

    7.Dimitri Frangopulo
    1928-Öğretmen-Büyükada

    8.Eli Raftopulos
    1917-Terzi-Rum-Konya

    9.Emilia Pandelara
    1936-Öğretmen-Rum-İstanbul

    10.Beki Luiza Bahar
    1927-Yazar,şair-Musevi-İstanbul

    11.Berta Bensusen Özgün Brudo
    1926-Yazar,şair-Musevi-İstanbul

    12.Leon Brudo
    1922-Esnaf-Yahudi-İstanbul

    13.İlya Beyar
    1915-Avukat-Yahudi-Edirne

    14 ve 15 numaralarda ise ismini vermek istemeyen bir Rum bir de Yahudi vatandaşımız var.

    Kimilerinin gayrimüslim diyerek, üstüne basıp geçtiği bu insanların hepsi, kendilerini cumhuriyet çocuğu olarak tanımlıyor. Ve yine bu isimlerin hepsi, vatanı(mız) için canla başla çalışmış, hizmet için ellerinden geleni ardına koymamış ve etnik kökenlerinden ötürü karşı karşıya kaldıkları zorluklara rağmen vatanımıza asla ihanet etmemiş, elbet vardır bir bildikleri diyerek, yaşadıkları acıları, yaşatılan zulümleri içlerine atmışlar.

    Ülkemizde yaşayan gayrimüslim tebaadan alınan Varlık vergisi, 1934 Trakya olayları, Struma Gemisi faciası, dört sene süren askerlikler,20 kura askerlik sistemi, 6-7 Eylül olayları, 1964 yılı tehciri, 1915 yılı tehciri... vb konular eser içerisinde masaya tekrar yatırılıyor.
    Mesela 6-7 Eylül olaylarına bir bakalım. "Gayrimüslimlerin, özellikle Rumların Türkiye ile ilgili umutlarını yitirmesine yol açan olayların biri de 6-7 Eylül olayları olarak literatüre geçen vandalizm örneği saldırılardır. 6 Eylül akşamı başlayıp 7 Eylül günü öğle saatlerine kadar süren saldırılarda üç kişi yaşamını yitirmiş, 5 binden fazla gayrimenkul yıkılmış veya tahrip edilmiştir. Az farkla değişik rakamlar verilse de 3584'ü Rumlar ait 5538 gayrimenkulun yıkıldığı, İstanbul'daki Rumlara ait 74 kilisenin 70'inin yakıldığı, ayrıca tahrip edilen binalar arasında 1 havra, 8 ayazma, 2 manastırın da bulunduğu belirtiliyor.

    Yakın tarihimizde, gözardı ettiğimiz bu mühim meseleyi merak eden ve birebir yaşayanların ağzından okumak isteyen tüm arkadaşlarım için bu eseri öneririm. Zira kapsamlı ve güzel bir çalışma olmuş.

    ***
    -Hiç Türkçe takma ad kullandınız mı?
    -Hayır. Berta adı çok kolay bir isim. Beni öyle tanısınlar, niye koyayım? Mühim olan, ben Türküm evvela, sonra Museviyim. Babam da annem de öyleydi. Bana ayrım yapmasın kimse, kızarım çünkü. Ben evvela Türküm...

    ***
    -Çocuklarınızın ismi Ermenice mi?
    -Evet, şöyle ki birinin adı Murat. Murat aslında Hristiyan ismidir. Bunu çoğu vatandaş bilmiyor, Türk ismi diyorlar.

    ***
    -Türkiye’de Rum olmak nasıl bir şey?
    -Siyasi gerginlik dolayısıyla muhakkak surette bizim Rum cemaatine karşı herkes tarafından bir tavır vardı. Bize iyi gözle bakmıyorlardı.Bizi ne bileyim, 'yılan' olarak gazetelerde yazıyorlardı, öyle değil mi? Düşünün ki, siz yaşamadınız ama öğrenmişsinizdir. 'Vatandaş Türkçe konuş' deniliyordu, baskı altında hissediyorduk kendimizi. İnanın taksiye binmekten çekinir olmuştum. Bir gün taksiye bindik ailece. Çocuklar ufaktı,Rumca konuştular. Şoför başladı bize küfür etmeye... Bunlar yaşadığımız hadiseler. Fakat ekseriyet baskılar okuldaydı.

    ***
    "-Ben okuldaki tarih kitabında öyle şeyler okudum ki öğretmenimin beni Yunanlı olarak gördüğünü düşünüyorum. Bence okul kitabında böyle şeyler olmamalı. 'Düşmanımız Yunanlılar' yazıyordu. Ben Yunanlı değilim ama bana öyle hissettirmek için öyle şeyler yazılmış ki. 'Rumlar şöyle yaptı, Rumlar böyle yaptı' yazıyor. Bu ifadeler benim kanıma dokunuyor. O yaptıysa bana ne? Beni niye aynı şeyle suçluyorsun?
    Babam 'Biz bir gün elimize pankart alıp Taksim' e çıkmadık. Atatürk öldükten sonra burada iyi gün görmedik' derdi. Onun zamanında bize gavur diyen biri karakoldan zor çıkardı. Bu dinsizlik demektir ve büyük bir iftiradır. 9 Eylül'de Yunan askerleri İzmir'e denize dökülürken bizim İstanbul’da burnumuz bile kanamadı. Babam Atatürk'ü anlatmakla bitiremezdi. Neden başımıza bunlar geldi bizim. Biz sulhu seven bir ekalliyetiz. Dayak yedik ama sebepsiz dayaktı bu. Yine de bunlar unutulmazsa yıllar boyu sürer, gider. "
  • Timur İzmir'i hristiyanlar elinden almaya, bu suretle Yıldırım'ın başaramadığı fetih işini kendisi yapmaya karar verdi. Önceleri Bayezid'in babası I.Murat ve kendisi yedi yıl kuşatma altına aldıkları hâlde kaleyi alamamışlardı. Timur, Yazdi'nin ifadesiyle, İslam'a yediremediği bu duruma kendisi son vermek üzere hareket etti. Kuşatma iki hafta sürdü. İzmirliler kuşatmayı "hayranlıkla" izlediler.
  • Çocuk Hastalıkları Uzmanı,Sağlık Bakanı, İzmir belediye başkanı
  • 412 syf.
    ·Beğendi·Puan vermedi
    Bu kitabı her okurun okuması gerektiğini düşünüyorum. İçerisindeki bilgilerin tamamı doğrudur demiyorum, daha doğrusu bilemiyorum. İyi hazırlanmış bir kitap olduğu belli. Aşağıdaki bilgileri ve daha fazlasını okumak istiyorsanız okuma listenize bir an önce ekleyiniz.


    14 milyar yıl önce evren oluşmaya başladı.

    4 milyar yil önce ilk organizmalar oluştuğu düşünülüyor.

    2,5 milyon yil önce evrimcilere göre ilk insanlar maymundan evrimleşti.

    Ilk insan türleri:
    Homo rudolfensis, homo erectus, homo neandertalensis, homo soloensis, homo denisova.

    800bin yil önce ilk insanların ateşi kullanmaya başladığı düşünülüyor.

    400 bin yıl önce insan türleri büyük av hayvanlarını avlamaya başladı.

    150 bin yil önce ilk Doğu Afrika'da Homo (insan) sapiens (zeki) varlığı kabul ediliyor. Bizim türümüz.

    70 bin yıl önce insan bilişsel devrim yaptı. Dil becerisi bu süreçte kazanıldı. Diğer insan türlerini bu zamanlarda ortadan kaldırdığı düşünülüyor.

    32bin yıl önce Almanya'da Stadel mağarasında aslan adam fildişinden yapılmış.

    30bin yıl öncesine ait Fransa'da chauvet pont d'arc mağarada duvarda insan el izi bulundu.

    12bin yıl önce tarım devrimi gerçekleşti.

    Köpekler evcilleştirilmiş ilk hayvandır. Tarım devriminden önce evcilleşmis olabilir, kesin tarih yok.

    M.Ö. 3500- 3000 Sümerliler yazıyı icat etti.

    M.Ö. 2250 İlk imparatorluk Büyük Sargon'un Akkad imparatorlugudur.

    M.Ö 1776 Babil'de Hammurabi Kanunları

    M.Ö 1000 yıllarında
    Hindistan'da Jainizm ve Budizm (Siddhartha Gautama)
    Çin'de Daoizm ve Konfüçyüsçülük
    Akdeniz havzasında Stoacılık, Sinizm ve Epikürcülük inanışları yaygındı.

    M.Ö. 640 ilk madeni Para, Türkiye'nin batısında kurulmuş olan Lidyalılar tarafından Lidya kralı Alyattes emriyle basıldı.

    M.Ö. 500 civarı İran'da Kral 1. Darius'un emriyle kazınmış yazıtlar 15 metre yüksekliğinde, 25 metre genişliğindedir.

    M.Ö. 550-330 İlk Pers devleti Ahameniş İmparatorluğu Zerdüstlük dini vardı. Iyi tanrı Ahura Mazda, kötü tanrı Ehriman arasında mücadele.

    MÖ 412 - MÖ 323 Diyojen, Kinik felsefesinin öncüsü ünlü filozoftur. Sinop'ta doğmuş Korint'de ölmüştür. Büyük İskender ziyaret ettiğinde söylemiş olduğu "Gölge etme başka ihsan istemem" sözü ünlüdür.


    M.S. 224-651 Sasani Imparatorluğu dönemi zerdüştlük resmi din oldu.

    M.S. 306 Roma imparatorluğunda Konstantin tahta çıktı. Hristiyanlık daha sonradan roma'nin resmi dini oldu.

    M.S. 900 civarı 10'luk sistemdeki rakamlar kullanilmaya basladi. Araplar bu sayı sistemini, hintlilerden öğrenip avrupaya yayılmasını sağlamıştır. Daha önceden 6’lık sayı sistemi kullanılıyordu. 24 saat ve 360 derece bu sayı sisteminden gelmektedir.

    Hintlilerde kast sistemi, osmanlilarda din, amerikalilarda ise irk siniflandirmasi vardi.

    M.S. 1199'da İngiltere kralı Richard sol omzundan okla vuruldu. Kangren olan omuzu iki haftada krali öldürdü.

    M.S. 1281 Moğol Kubilay han, Japonya'yı işgal etmeye kalkıştı.

    M.S. 1492 12 Ekimde Kristof Clomb İspanya'dan yelken açarak Amerikayi keşfetti.

    M.S. 1519 Hernan Cortes adlı İspanyol ve arkadaşları Aztek imparatorluğunu (Bugünkü Meksika'yı) fethetti.

    M.S. 1522 Macellan dünyanın etrafını turlayıp İspanyaya döndü.

    M.S. 1532 İspanyollar Güney Amerikadaki İnka imparatorluğunu yok etti.

    M.S. 1568'de Protestan Hollandalilar, Katolik Ispanyollara ayaklandı ve sekiz yilda bağımsızlığını kazandı.

    M.S. 1572 Ağustos 23'de Fransız Katolikleri, 10bin Fransız Protestan’ı 24 saatten az bir sürede katletti. (Bartholomew Günü Katliamı)

    M.S. 1590-1651 Kösem Sultan kadın olduğu halde oğlu 4. Murat, torunu 4. Mehmet'in naipliğini yaptı.

    M.S. 1602 VOC ( Verenigde Oosindische Compagnie) Hollanda’nın anonim şirketi kuruldu. VOC tüccarları 1603'te Endonezya'ya ticari amaçla gitti. 1800'de Endonezya’nın kontrolünü eline aldı ve 150 yıl Hollanda kolonisi yaptı.

    M.S. 1606 ilk Avrupalı, Avustralya kıtasına ulaştı.

    M.S. 1674 ilk mikroorganizma Anton van Leewenhoek ev yapımı mikroskopuyla bir damla suya bakarak farketti.

    M.S. 1687'de Isaac Newton Doğal Felsefenin Matematiksel İlkeleri kitabını yayınladı.

    M.S. 1723-1790 İskoç iktisatçı Adam Smith 1776'da yazdığı wealth of nations kitabıyla modern ekonominin babası olarak kabul edilen ekonomist serbest piyasa savunucusu.

    M.S. 1776 Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi.

    M.S. 1798 Fransız Napolyon mısırı işgal etti.

    M.S. 1815 Metternich sistemi, statükonun silah zoru ile korunması.

    M.S. 1820’lerde Alüminyum keşfedildi. Uzun yıllar altından pahalıydı.

    M.S. 1830 İlk ticari demiryolu İngiltere’de yapıldı.

    M.S. 1858 Türkiye'de ilk demiryolu İzmir'e İngilizler tarafından yapıldı ve işletildi.

    M.S. 1880'de İngiltere’de tüm zaman çizelgelerinin Greenwich'e göre düzenlemesini zorunlu tuttu. Tren şirketleri yerel saat farklarından sorun yaşadığı için bunu gerçekleştiren ilk ülke oldu.

    M.S. 1945 16 Temmuz, ilk atom bombası patlatıldı. Nükleer fizikçi Robert Oppenheimer tarafından New Mexico’da kontrollü bir şekilde.

    M.S. 1954-1962 Cezayir Bağımsızlık Savaşı. Fransızları yendiler.

    M.S. 1958 Clennon King adındaki siyahi bir öğrenci Mississippi Üniversitesine başvurdu diye, duruşmayı yöneten yargıç tarafından akil hastanesine kapatıldı.

    M.S. 1964 Brezilyada askeri darbe oldu ve ülkeyi 20 yıl boyunca yönetti.

    M.S. 1966'ya kadar beyaz olmayanların Avustralya'ya göç etmesi engellendi.

    M.S. 1969 20 Temmuz, Neil Armstrong ve Buzz Aldrin Ay'a ayak bastı.

    M.S. 1989'da Sovyet imparatorluğu Mihail Gorbaçov zamanında dağıldı. Komünizm sistemi çöktü.

    M.S. 1990 Irak Kuveyt'i işgal etti.
  • 255 syf.
    ·Beğendi·8/10
    Yazarımızın dili sade ve anlaşılır. Sadece kitabı okurken bir önerim var. Kitabın içinde geçen klasik müzikleri dinleyerek okumanız. Kitabımızın konusu; İzmir’de yaşayan Mimar Sinan Celal deniz ve yelkenliye aşık bir adamdır. Çok başarılı olmasına rağmen etrafındaki yaşadığı olumsuzluklardan dolayı ve en önemlisi sağlık sorunundan dolayı yelkenlisi PERA ıle Dünya’yı dolaşmak ister. Geride yelkenlisine de adını verdiği kızı Pera , Kız arkadaşı Alya ve en yakın dostlarını bırakarak yola çıkar. Yanında dost diye nitelendirdiği Mustafa ve Şans ile yolculukları başlar… Bir cok ülke gezmeye başlarlar. Yeni yeni kültürler öğrenip , yeni insanlar ile tanışırlar.Ama asıl hedef Hindistan. Ve Alya ile Singapur’da buluşmak üzere anlaşırlar .Peki Sinan bu yolculuğu tamamlayabilecek mi? Alya ile Singapur’da buluşabilecek mi? Peki ya Murat ve Alya Sinan için uygun donör bulabilecekler mi? O zaman okuyun arkadaşlar. Açıkçası ben kitabın sonunu farklı bekliyordum.Daha farklı bir son ile karşılaştım. Alıntılar
    “Kalbim #İzmir gibi . Tüm sokakları denize akıyor. Denizim sensin Alya”
    “Gelişim safsatasının içinde kaybolan değerler; insanların giderek mutsuzlaşması,romantizmin zenginlikle takas edilmesi.”
    “Benim saatim, dışarıdaki insanların saatleriyle uymuyor.”
    “İnsan geçmişindeki bir olayı kazıyıp attığını sanıyor ama bak tortusu kalıyor bende .”
    “ İç daralması insanı hiçlik uçurumunun önüne koymuştur.İnsan bu korku içinde savunmasız kalır ve yalnızlığa gömülür
  • Uydular, İnsansız Hava Araçları, güdümlü füzeler,radarlar, uçaklar,denizaltılar ne kadar yenetekli olursa olsun, gidip bayrağı İzmir'de hükümet konağına çeken bir Yüzbaşı Şerafettin, Teğmen Ali Rıza, Er Hamdi olacaktır.Yani dijital imkanlar ne kadar gelişirse gelişsin , casusluk faliyetinde kilit unsur yine insanda olmaya devam edecektir.
  • İzmir, hayatlarını adadıkları, kimsesizlerin kimsesi saydıkları cumhuriyet, muasır medeniyet düşmanlarının elinde can çekişirken aklını yitirmiş emekli öğretmenlerle doluydu anlaşılan. Son demlerinde, yana yakıla boşa yaşamadıklarını anlatmaya çalışıyorlardı. Babam dahil.