Günaydın. İnsan üzülüyor. Yaşadıklarına, yaşamadıklarına, çocuklara, çocukluğuna, memleketine, dünyaya... En fenası da söylemeye korkuyor, düğüm düğüm boğazına diziliyor sözcükler. Boşveriyor sonra. Ali Kınık, "Ağla memleketim, ağla." derken bir düğüm daha ekleniyor şuracığımıza. Biz yine de tüketmeyelim umutlarımızı sevgili okur. Elbet bir gün çocuklar koşturur şen şakrak ve biz, bizim de kahkahalarımız yankılanır sokaklarda. Var olun.