1000Kitap Logosu
240 syf.
·
Puan vermedi
Asım ABİ
Şimdiki zamanın soylu mücadele tarihi ve zemini içerisinde yadsınamaz bir yeri bulunan ve geleceğe umut taşıyan bir yiğidi, bir kardeşi, bir yoldaşı, bir derviş ve/ya alpereni imlemek, işaret etmek zorunluydu. Çünkü "vahdet" ve "bir vücudun uzuvları olmak" bağlamında Asım Gültekin bizdi, biz Asım Gültekin'lerdik. Mürsel Sönmez Bu dünyadan öyle güzel insanlar geçip gidiyorlar ki onlar hakkında kelam etmek isteyince kelimeler kifayetsiz kalıyor. Kendileri gidiyor lakin arkalarında yaptıkları güzellikler kalıyor. Kendisinin "Alışmak Ölümüne Karşı" kitabını okumuştum ve çok etkilenmiştim yazılarından. Bu kitabını kendisinin öncü olduğu lakin katılamadığı dergi fuarından aldım. Kitapta Asım abinin yazıları ve hayatına dokunduğu insanların şahitlikleri var. Dokunduğun hayatlardan birisine sahip olmak isterdim. En azından böyle güzel bir Müslümanı yakından tanımak isterdim lakin nasip değilmiş. Ahirette tanışmak dileğiyle... Allah bizleri onu seven dostlarıyla dost olmayı nasip etsin.
Uçtun Yine Deli Gönül
Okuyacaklarıma Ekle
140 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Bir Nokta Dergisinin Genel Yayın yönetmenliğini yapan Mürsel Sönmez'in lirik ve musiki tasavvufi ve yoğun duygulu şiirlerini tavsiye ederim. Güzel şiirlerinden bir tanesi; Sen Drom, Mürsel Sönmez Radyoda ikimizin de sevdiği bir şarkı çalıyor Bir yerlerde radyoyu mu açtın acaba Cemre düşüyor içime bu kış kıyamette Sokağımdan mı geçtin ne Takılıp kalıyor bakışlarım bir yere Aynaya mı bakıyorsun orada En sıcak ceplerime sokuyorum ellerimi Ellerin üşümüş olmasın Sensizlikten yararlanıp çığ gibi iniyor zaman Saate mi bakıyorsun acaba Göz kapaklarım ağırlaşıyor kurşun gibi Uykun mu gelmiştir şimdi Nasıl da acıktım birden Sen neden yemek yemedin Öğlen oldu gün karanlık Belli ki uyanamadın Dışarıdan kuş cıvıltıları geliyor Ne diyorsun bakayım sen Issız gökte bir bulutçuk, oradan oraya göçen Bu sen misin gerçek dışı, gerçeğin şehrinden geçen
Mansur Ahengi
10.0/10 · 5 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
120 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Bir Nokta Dergisi Çiçek açasım geldi gel Dağlardan ovalara akasım geldi Bir de şöyle yan bir profilden Üzümün şaraplaştığı yerden bakasım Gülücüğünle uyanasım geldi bu karanlık uykudan Doya doya yüzüne bakasım geldi gel Hala eskizaman sözleriyle sesleniyorum sana İpeğin ipek olduğu kozanın koza dutun dut olduğu zamanın Feraceden saçılan ışığın gurubu kızıl gül bahçesi ettiği Bir imanın yettiği zamanın sözleriyle Sen her zamanda aynı güzelliksin Aynı bülbüller çiler senin için Aynı göğüsler kanar Gel Kim nerede nasıl yanarsa yansın Orda mutlaka sen varsın Gel bakasım geldi yeni kızaran nar gibi Titreyen titreyen ve sonsuzdan sonsuza akan O renge bakasım geldi gel Hicabından al al gül damlayan dudaklarına Kısarak belki de gözlerimi Tüm varlığımla kamaşasım geldi gel Uzaktan çok uzaktan derinlerden çok derinlerden Sesin doğduğu yerden gelen duru damlacıklarını Silesim geldi gözlerinden gel Bir gülün bittiği yerden yenisi açan o sonsuz güzellikte Elini elime alasım sana gelesim geldi gel Üşüdüm seni sarınıp ısınasım geldi gel Acıktım bakışlarınla doyasım geldi gel Yittim kendimi sende bulasım geldi gel Çıplağım seninle örtünesim geldi gel Yalnızım seninle kalabalıklaşasım geldi gel Bir güvercin göğsüne yaslanasım geldi gel Kanatlarının arasına saklanasım geldi gel Bahar kapısından girip zamanı baharlaştırasım geldi gel Ölümün defterini düresim geldi gel Denizinde serinleyesim nefesinde boğulasım geldi gel Haydi gel Parçalarımı topla mekanın kuyusundan çıkart beni Loş bir aralıktayım Ağart haydi gel bu yangından da çıkart beni Birnokta dergisi 110. sayı, mart 2011 Mürsel Sönmez
Üzüm Meseli
7.5/10 · 11 okunma
Okuyacaklarıma Ekle