Tarih araştırmacısı, ve İslam tasavvufu üzerine çalışan bir akademik okur. Edebiyat ve düşünce dünyasında derinlemesine okumalar yaparak, kültürel ve manevi mirasımızı anlamaya ve yorumlamaya çalışmaktadır.
Gerçekte her düşman sana ilaçtır,
Faydalı bir terkip ve istenen şeydir.
Ki onların muhtevası lağım pisliğidir.
Hüdâ'nın lütfuna sığın, O'ndan yardım iste.
Dostların da hakikatte düşmanındır.
Ki seni Hak'tan uzaklaştırır ve meşgul ederler.
Ey yüksek vefalı, fakirlik ve geçicilik iste. İste ki, sonsuzluk hazinesinin safasını bulasın. Kendini yok bil, fakirliğin yakın derecesi budur. Ben, sen, o demeyi bırak; bunlar geçicidir. Kibri bırak, gönülle ol ve yüksekliği ondan al. Kibre karşılık onun gibi, yükseklikleri iste. Toprak gibi ol da temiz ol, kendini gösterme hiç. Ki, toprağından değerli madenler çıksın. Eğer canı aşk yoluna verirsen, bin can alırsın, hoş ve sonsuz olursun. Aşk kanı kalbe hayat verir. O ruha neşe veren kan, cihanında canıdır. Bil ki, Bir olan Allah’tır hep yapıp eden. Her ne olursa, O’na ver, O’ndandır de ve hoş rıza göster. Madem veren de engelleyen de hep O’dur, öyleyse halkı unut da O Yaratıcı’ya övgüler yağdır. Hakk’ı Hakk’a gönülden dönüp sabırlı ol ve O’ndan geleni lütuf bil.